|
KAFKASYA: Azerbaycan muhalefetine Batı desteği |
|
|
|
|
Yazar Aslıhan Akman
|
Kasım ayında yapılacak parlamento seçimleri yaklaşırken, Azerbaycan’da muhalefetle iktidar arasında 2003 yılı seçimlerine dayanan gerginlik artıyor. Babası Haydar Aliyev’den sonra oyların %80’iyle iktidara gelen İlham Aliyev’in seçimlere usulsüzlük karıştırdığı biliniyor. Seçimlerin ardından muhalefet Bakü’de gösteri yürüyüşleri düzenlemiş, Avrupa Konseyi’nin Azerbaycan’a yönelik baskısı artmış, bunun sonucunda İlham Aliyev 114 siyasi tutuklu için af çıkarmak zorunda kalmıştı.
Bugün Azerbaycan’da da Kırgızistan’dakine benzer bir devrim için tüm koşullar hazır görünüyor. İktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi karşısında birlik olan muhalif Azerbaycan Halk Cephesi Partisi, Azerbaycan Demokratik Partisi ve Musavvat Partisi Temmuz ayında 30 bin kişilik bir grupla üçüncü kez gösteri düzenledi ve İlham Aliyev’e istifa çağrısında bulundu. Tek bir ses olmayı başaran muhalefet gün be gün güçlenirken, ABD’nin ve Avrupa Komisyonu’nun Aliyev’e baskıları da artıyor. Babası Haydar Aliyev, iktidarı süresince yüzünü Batı’ya dönmüş, Bakü petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştıracak olan Bakü-Ceyhan Boru Hattı için Batı ile işbirliğine girmişti. Bakü-Ceyhan Boru Hattı Mayıs ayında açıldı ve Batılı ülkeler Azerbaycan’ın kendi yanlarında olduğunu biliyorlar. Bu durumda, Orta Asya’daki nüfuz alanını genişletmek için bölgedeki muhalif devrimleri destekleyen ABD ve Avrupa, Azerbaycan iktidarına yönelik baskılarını arttırıyor. Azerbaycan Milli Meclisi, Batı’dan gelen baskılar karşısında 28 Haziran’da bir seçim kanunu çıkarmıştı. Ancak Avrupa Komisyonu bu yasanın taleplerini karşılamadığını, mevcut yasa ile ülkenin seçim komisyonunun hala fazlasıyla hükümetin etkisi altında kalacağını, bu durumda seçimlerin adil ve demokratik olmayabileceğini vurguluyor. Zira 18 kişilik Merkezi Seçim Komisyonu’nun üçte birini muhalifler, üçte ikisini de iktidar partisi üyeleri ve bağımsızlar oluşturuyor. Avrupa Komisyonu, 2003 seçimlerinde bağımsız üyelerin iktidar partisi etkisindeki meclis tarafından atandığını ve seçim komisyonunun iktidar lehine hareket ettiğini hatırlatarak yine benzer bir durumun ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Özbekistan’daki olaylar sonrasında Kerimov’a yeterince baskı yapmayan Batı ülkeleri, stratejik çıkarlarıyla uyum içinde olduğunda bölgedeki muhalif hareketlerden desteklerini esirgemiyorlar. Önümüzdeki Kasım seçimlerinde Azerbaycan muhalefeti de bu desteğin meyvelerini alacağa benziyor. |