ORTADOĞU: Lübnan ve Suriyede taşlar yerine oturuyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
Irak’ın işgalinin bölgede yol açtığı siyasal depremin artçı sarsıntıları çevre ülkelerde hissedilmeye devam ediyor. Kuveyt’te, Suudi Arabistan’da, Katar’da, Suriye’de ve Lübnan’da büyük bir iç hesaplaşma ve reform süreci başlatılırken, bölge liderleri her sokak gösterisinin kadife bir devrime dönüşmesinden kaygı duyar hale geldi. Ama bu değişimler içinde uzun vadede bölgesel dengeleri temelden sarsacak asıl gelişmeler Suriye ve Lübnan’da hissediliyor. Zira, bu iki ülkedeki her gelişme ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiki İsrail’in güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor.
         Eski Başbakan Refik Hariri’nin öldürülmesi ardından kendini seçim sürecinin tam ortasında bulan Lübnan’da dört turlu olarak yapılan parlamento seçimleri, bir yanıyla Suriye dostluğunun referandumuna dönüştü. Sonuçlar ise Suriye’nin Lübnan’da fazla dostunun kalmadığını gösteriyor.

         Lübnan`daki seçimler, 30 yıldan bu yana ilk kez Suriye’nin askerlerinin bulunmadığı bir ortamda yapıldı ve 1975-1990 yılları arasında süren iç savaştan bu yana 128 üyeli parlamentoda ilk kez Suriye karşıtları çoğunluğu oluşturdu. Saad Hariri ittifakının 72 üyesi var. Seçimlerin ardından Lübnan’daki tek Suriye yanlısı siyasetçi Cumhurbaşkanı Emil Lahud. Ancak güçlü bir hükümet karşısında Lahud’un fazla dayanamayacağı ve Suriye yanlısı politikalarını sürdüremeyeceği bir gerçek.

         Lübnan’daki gerilemesi süren Suriye için asıl önemli değişimler içeride yaşanıyor. ABD tehdidi altında bulunan Suriye’de Baas (Diriliş) Partisi'nin 10. kongresi haziran ayı içinde yapıldı. Kongrede çok partili sisteme geçiş sinyalleri verilirken, Baas Partisi’nin devletten ayrışmasının gereği vurgulandı. 1963 yılında askeri bir darbeyle yönetimi ele geçiren ve 42 yıldır yöneten Baas Partisi kongresinde alınan kararlarda, halkın gündelik hayatı üzerinde devlet kontrolünün hafifletilmesi, 42 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hal yasalarının gevşetilmesi, çok partili yaşama geçiş için hazırlıklar yapılması gibi önemli tavsiyeler yer aldı.

         Ama tüm dış baskı ve iç taleplere rağmen Suriye’de belirtilen adımların atılması ve ülkede demokratik bir yönetimin kurulması için uzun yıllar gerektiği ortada. Zira, mevcut Baas kadrolarıyla reform yapmak neredeyse imkansız.
 
< Önceki   Sonraki >