BALKANLAR: Balkanlarda Türkiyeye çok iş düşüyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Murat Yılmaz   
Balkanlardaki Müslümanların sorunlarına akılcı çözümler bulunmaması halinde, birkaç on yıl sonra çok geç kalınacağı izlenimi ile bölgeden döndük.
10-16 Haziran tarihleri arasında vakfımızın bazı yönetim ve mütevelli üyeleri ve gönüllüleriyle birlikte Kosova, Makedonya ve Bulgaristan’ı kapsayan yararlı bir ziyarette bulunduk. Bu ziyaretin asıl amacı ise Kosova’daki savaş sırasında babalarını yitiren 350 yetim çocuk için düzenli bir gelir kaynağı olacak; onların yeme-içme, kıyafet, eğitim gibi ihtiyaçlarını giderecek olan bir otel açılışıydı. İHH olarak 350 güzel çocuğa böyle hoş bir haberi vermekten onur ve sevinç duyduk.

Bir tesadüf olarak Kosova’nın kurtuluş günüde bölgedeyiz. Sinan Paşa Camii’nin geniş boşluğu önünde taş köprüden geçen Arnavut halkoyunları ekibi insanları coşturuyor. Öte yandan savaşın yankıları başkent Priştina’da hala hissedilmekte. Zira şehirdeki meclisin önüne asılan fotoğraflar savaş sonrası kendinden bir daha haber alınamayan Arnavutlara ait. Kosova’da hala 4,000 insanın akıbeti bilinmiyor.

Misyonerlik çalışmaları ise sadece Kosova’ya has değil. Bosna-Hersek, Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya ve diğer Balkan kentleri de yoğun olarak misyonerlerin işgalinde. Camilerde gençler önemli bir yer teşkil etse de, Kosova’da savaş sonrası üslenen kuruluşların sayısının 700’ün üzerinde olduğunu belirtmek konunun aciliyetini ifade edecektir.

Makedonya ise son yılların hareketli bölgesi. Ohri Anlaşması henüz tam olarak uygulanmasa da ülkedeki Müslüman topluluğun kendilerine güvenlerinin geldiği kesin. Doğu Makedonya’daki terk edilmişlik ve insanların yoğun göçleri ise ciddi sorunlardan. Bölgede yer alan 63 köyde 100 bin Müslüman yaşıyor ve bunların çoğunluğu yörüklerden müteşekkil. Topolnitsa, Koca Ali ve Ali Koç köylerindeki ziyaretlerimiz küçük dokunuşlarla bölgenin yeniden canlanacağı yönünde bir izlenim bıraktı üzerimizde. Osmanlı yadigarı terk edilmiş camiler ve adı bir vakit Sarıhamzalı, Cumalı, Köseler olan köylerde artık tek bir Müslüman’ın bile yaşamaması ilgisizliğin işaretleri.

Bulgaristan ise iki milyonluk bir Müslüman topluluğun yaşadığı önemli coğrafyalardan. 25 Hazirandaki parlamento seçimlerine hazırlanan ülkede Türklerin en büyük partisi eski hükümet ortağı Hak ve Özgürlükler Hareketi’ne şimdiden meclise girmiş gözüyle bakılıyor. Bir senedir sorunlar yaşanan müftülük meselesi ise yeni çözümlenmiş. Müftü Mustafa beyle görüşmemiz yine Türkiye’nin bölgeye daha çok ilgi ve alaka göstermesi üzerine odaklanıyor.

Kısa Balkan yolculuğumuzdan bölge insanının Anadolu’ya olan hasretlerinin sürdüğü ve Türkiye’den akılcı çözümler bulunmaması halinde birkaç on yıl sonra bölgede çok geç kalınacağı izlenimi ile döndük.
 
< Önceki   Sonraki >