|
AFRİKA: Etiyopya demokrasi sınavında |
|
|
|
|
Yazar Fatma Tunç Yaşar
|
Doğu Afrika ülkesi Etiyopya’da 15 Mayıs’ta yapılan parlamento seçimlerinin ardından tırmanan gerginlik devam ediyor. Seçimin resmi olmayan sonuçlarına göre; ülkeyi 14 yıldır yönetmekte olan Devrimci Demokratik Halk Cephesi Koalisyonu’nun hükümeti kurmak için yeterli çoğunluğu elde ettiği açıklanmıştı. Muhalefetteki Birlik ve Demokrasi Koalisyonu ise seçimlere hile karıştırıldığını öne sürdü. 527 seçim bölgesinden 300’üne dair şikayetler geldi. Bu durumda gerekli araştırmaların tamamlanması gerekçesiyle sonuçların açıklanması 7 Temmuz’a bırakıldı.
Başta Addis Ababa olmak üzere farklı şehirlere yayınlan gösterilere halktan da geniş bir kitle katıldı. Hükümete ait silahlı birliklerin göstericilere müdahale etmesi ve polisin göstericilere ateş açması sonucu en az 36 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı, binlerce gösterici ise gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 120 muhalefet üyesi ile çok sayıda insan hakları aktivisti de bulunuyor. Uluslararası terörle mücadele kapsamında, ABD’nin Afrika’daki en güçlü müttefiklerinden biri olarak kabul edilen Etiyopya’daki seçimlere uluslararası toplum da ilgi gösterdi. AB tarafından gözlemciler polisin göstericiler üzerine ateş açtığını doğrularken, ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada polis ve güvenlik güçlerinin göstericilere karşı “belirli bir çerçeve içerisinde” müdahale etmesi gerektiği söylendi. Etiyopya Enformasyon Bakanı Bereket Simon da yaptığı açıklamada olaylardan tamamen muhalefeti sorumlu tuttu. Açlık ve kuraklık sorunu nedeniyle zaten çok büyük bir insani krizin eşiğinde olan Etiyopya, siyasi istikrarsızlık nedeniyle bir kez daha sarsıldı. Afrika’nın en büyük açık pazarı olan Mercato ve Piazza’daki dükkan ve işyerleri, gösteriler nedeniyle kapalı. İngiltere de, Etiyopya’ya taahhüt ettiği 36,1 milyon dolarlık yardımı dondurduğunu açıkladı. Etiyopya Başbakanı Meles Zenawi’nin demokrasi ve reform üzerine kurduğu seçim propagandası, seçimler sonrasında takındığı tavır ile tamamen çelişkili bir durum arz ediyor. 1991’de askeri cunta ile iktidara gelen Zenawi, hem kendi ülkesi hem de uluslararası toplum nezdinde demokrasi sınavını kaybetti. Etiyopya’da %60’lık bir oran ile çoğunluğu oluşturan Müslümanların ise bu seçimde de herhangi bir şekilde temsili söz konusu olmadı. |