GÜNEY ASYA: Dehşet ve sefalet arasında Arakanlılar PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahsen Utku   
Bangladeş’e sığınan Arakanlıların ne içecek temiz suları var, ne de onları tedavi edecek bir doktorları…Yasal kamplara da ekonomik ve siyasi nedenlerle kabul edilmediklerinden yaşadıkları yerde insan muamelesi görmüyorlar

Dalu, 12 aylık bir kız çocuğu. Ailesi 15 yıl önce Arakan’dan Bangladeş’e göç etmiş. Annesi Hosne Ara, dört ay önce açlık ve imkansızlıktan ölmüş. Annenin ölümünden sonra baba Ashu Ali, Dalu’yu büyükannesine emanet ederek onları terk etmiş. Küçük Dalu da besin yetersiziliği nedeniyle ölümü bekliyor.

Dalu, Bangladeş’te mültecilik statüsü bekleyen 14,000 mülteciden sadece biri. Son 24 ay içinde, Bangladeş’in Cox’s Bazar bölgesinde kayıt dışı bir mülteci kampında bulunan 0-12 yaş arası 7,000 çocuktan 1,200’ü çeşitli salgın hastalıklardan ve imkansızlıklardan hayatını kaybetti. Ne içecek temiz suları var, ne de onları tedavi edecek bir doktorları…Yasal kamplara da ekonomik ve siyasi nedenlerle kabul edilmediklerinden yaşadıkları yerde insan muamelesi görmüyorlar.

Arakanlı mültecilerin Burma’daki cunta rejiminin baskılarından kaçarak Bangladeş’e akın halinde sığınmaları, 1991 yılında gerçekleşmişti. O zaman, sınırı geçen yaklaşık 270 bin kişinin bir kısmı, BMMYK gözetiminde geri gönderilmişti. Ancak, Bangladeş sınırları dahilinde halen 100 bin kişi yasa dışı yaşıyor ve mültecilik statüleri de olmadığından BMMYK gibi uluslararası örgütlerden yardım alamıyor. Bu insanların Burma’ya geri gönderilmeleri ve vatandaşlık haklarının tanınması sık sık gündeme geliyor ve kısmen de gerçekleştiriliyor. Ancak görünen o ki, Burma’daki şartlar düzelmedikçe bu da kalıcı bir çözüm olmayacak; çünkü sadece son altı ay içerisinde Burma’ya geri gönderilen 1,000’den fazla kişi, yaşayacakları açlık ve sefalete rağmen yeniden Bangladeş’e sığınmış. Açlık ve baskı arasında ilk seçeneğin tercih edilmesiyse, Burma’daki durumun vahametini gözler önüne seriyor.

Öte yandan, Burma yönetimi, firar eden Arakanlı Müslümanlar için yanıltıcı propagandalar üretmekten geri durmuyor. Cunta, Müslümanların ekonomik kaygılar sebebiyle Bangladeş’e kaçtıklarını iddia ediyor. Ancak diğer gerçekler dünya medyasından saklanıyor. Ülkede farklı dini ve etnik gruplar, özellikle de Müslümanlar üzerinde uygulanan baskı, işkence, keyfi tutuklamalar, cinsel istismarlar, yaşanan işsizlik, eğitim yetersizliği ve türlü kısıtlamalar karşısında insanların yaşadıkları, artık ülkede derin bir güvenlik krizine yol açıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, cunta yönetiminin dayattığı engellemeler yüzünden hem Burma içindeki Müslümanlara, hem de siyasi nedenlerden dolayı  Bangladeş’teki sığınmacılara ulaşamamakta. Söz konusu kuruluşların uyarısı da hem can alıcı hem de iç parçalayıcı: Eğer önlem alınmazsa ikinci bir Somali ortaya çıkacak.
 
< Önceki   Sonraki >