ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları PDF Yazdır E-posta
Yazar Amine Tuna, Mervenur Lüleci   
ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görüşmeler yapan dernek üyeleri, Irak’ta insanların yaşam koşullarını iyileştirmek için gayretle çalışıyor. Irak meselesinin sürekli gündemde tutulmasının önemini vurgulayan Yüsra Ömer’le Irak’ın bugün geldiği noktayı ve bir sivil toplum kuruluşu olarak Irak’ın kalkınmasına yönelik çalışmalarını konuştuk.

Irak Türkmen Kadınları Derneği ne zaman kuruldu? Bir sivil toplum kuruluşu olarak neyi hedefliyorsunuz, ne tür faaliyetlerde bulunuyorsunuz?
Derneğimiz savaşın başlamasının ardından 2004 yılında Kerkük merkezli olarak kuruldu.  Telafer, Diyala ve Erbil gibi birkaç şehirde de şubemiz var. Öncelikli hedefimiz “insan”. Irak’ta yardıma muhtaç milyonlarca insan var. Biz de kendi bölgemizdekilere ulaşmaya, ihtiyaç sahiplerini korumaya, kollamaya çalışıyoruz. Yetim, dul ve muhtaçlar için sergi ve kermesler yapıyoruz. Çocuklara yönelik Kur’an eğitimi ve bilgisayar kursları düzenliyoruz. Eğitim seminerleri gibi çeşitli sosyal faaliyetlerimiz var. Özellikle kadınların ve gençlerin gelişimine yönelik faaliyetler düzenliyoruz. Irak halkı ağır bir savaştan çıktı ve bunun hem maddi hem manevi yükünü hâlâ taşıyor. Irak’ta işgal öncesinde ve sonrasında baskı ve zulümden en çok etkilenenler kadınlar oldu. Bu yüzden kadınların kalkınmasına destek olmaya özel önem gösteriyoruz. Belirlediğimiz aileleri zaman zaman evlerinde ziyaret ederek manevi olarak rahatlamalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. İşgal güçlerinin Irak’ta yozlaştırmaya çalıştığı ahlaki yapıyı ve insanlar arasındaki kardeşlik bağlarını sohbetler düzenleyerek korumaya gayret ediyoruz. Aralarına husumet girmiş aileler varsa bir araya getirerek barışmalarına vesile oluyoruz. Dergi ve gazetelerde derneğimizin aktif gönüllülerinin kaleme aldığı kadınlara yönelik yazılarımız yayınlanıyor. “Kadın ve Toplum” adında bir radyo programı yapıyoruz. Kerkük genelinde diğer kuruluşlarla ortaklaşa faaliyetlerimiz oluyor.

İnsani durumu değerlendirecek olursak nasıl bir tablo var bugün Irak’ta? İşgalden bu yana herhangi bir iyileşme olduğunu söyleyebilir miyiz?
İşgalin ardından Irak’ta altı milyonu aşkın insan mülteci oldu. Bunların iki milyonu yurt dışında bulunuyor, iki milyonu ise Irak içerisinde daha emniyetli bölgelere göç etmiş durumda. Beş milyon çocuk yetim, iki milyon kadın dul kaldı. 900 bin sahipsiz çocuk sokaklarda yaşıyor. Kendilerine sahip çıkacak kimse kalmadığı gibi devlet de bu çocuklar için bir şey yapamıyor. Altyapı çökmüş durumda. Şehirlere günde ortalama dört saat elektrik veriliyor, hatta bazen daha az. Ama Irak’ta özellikle yazları 50 derecenin üzerine çıkan sıcaklar nedeniyle elektriğe çok ihtiyaç oluyor. Jeneratöre ihtiyaç var ama o da çok pahalı, herkes alamıyor. Sular sürekli kesiliyor. Irak halkının %70’i temiz su kaynaklarından mahrum. Kolera gibi salgın hastalıklar ve ABD’nin kullandığı kimyasal silahlardan kaynaklanan kanser vakaları çok yaygın. İşsizlik had safhada. Hastanelerde kullanılan cihazlar çok eski ve çalışır durumda değiller. İlaç stokları ise ya yetersiz ya da ilaçların çoğunun son kullanma tarihi geçmiş. Hastanelerde sağlık elemanı yok. Doktorlar çalışamıyor, yardımcı sağlık elemanları da yetiştirilemiyor. Dolayısıyla hastalar kendi başlarının çaresine bakmak durumunda kalıyorlar. Ayrıca hastaneler temiz olmadığı için de hastalar iyileşmek için gittikleri hastanelerden daha farklı hastalıklar kapabiliyor.

Can güvenliği açısından Irak’ta herhangi bir iyileşme oldu mu? Seyahat etmek ne derece güvenli?
Artık durum işgalin ilk günlerindeki gibi değil çok şükür. Ancak Irak toprakları hâlâ çok emniyetli değil. Özellikle Bağdat’ta, Basra ve Kerbela gibi güneydeki şehirlerde her gün çatışmalar oluyor.
Seyahat etmek eskiden çok tehlikeliydi. Bu sene güvenlik açısından daha rahat. İşgalin ilk yıllarında çok mecbur olmadıkça yolculuğa çıkılmazdı. Bir zaman geldi ki, evlerimizden evdekilerle helalleşip çıkar olduk. Bir daha belki geri dönemeyeceğimizi düşünerek… Ancak Allah’ın bizi sağ salim ulaştıracağını bilerek… Patlamalar, adam kaçırmalar, kör kurşunlara hedef olmak çok sıradan, günlük olaylar olmuştu. Biz Kerkük’te böyle bir dönem yaşadık. Irak’ın her yanı aynı durumdaydı.
Şimdi de hastaneler sağlık personeli olmadığı için çalışamıyor. Mesela, doktorlar görev yaptıkları zaman çeteler tarafından tehdit ediliyorlar. Birçoğu uzmanlığını bile yapamıyor. Pek çok doktor ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Bir kısmı Irak’ın kuzey bölgelerine gitti, bir kısmı da görevi bıraktı. Çünkü Irak’ta insanların hayatının normale dönmesini istemeyen gruplar tarafından sürekli tehdit ediliyorlar.
Irak’ta dünya nimetleri insanlara hayır getirmiyor. Mesela artık üç şeyden kaçmak lazım; zenginlik, makam ve şöhret. Bunlara sahip insanların hayatları her an tehdit altında.

Eğitim sistemi işliyor mu? Çocuklarınızı okullara gönderebiliyor musunuz?
Eğitim sistemi kısmen işliyor. Ama okullarda hâlâ Saddam döneminden kalma müfredat takip ediliyor. Dolayısıyla eğitim sistemimiz yeterli değil, çok geride. Çocuklarımız okula gidiyor ancak okuyup eğitim görmenin bir faydası olduğunu düşünmüyorlar artık. Aileler de, öğretmenler de bu şekilde düşünüyor. Okulu bitirince ne olacak diye düşünüyorlar. Çünkü mezun olduktan sonra iş bulmaları çok zor, iş imkanları çok kısıtlı. Güvenlik sorunu da var. Adam kaçırma olayları çok oluyor. Bir öğrenci kaçırıldığında diğerleri de okula gitmeye çekiniyor. Özellikle üniversitelerde çoğu zaman güvenlik sağlanamıyor. Üniversite hocaları çatışmaların ortasında kalıyor.

Ekonomik olarak Irak halkının durumu nasıl?
Irak’ta zenginler bile muhtaç durumda. Satın alınabilecek bir şey yok çünkü. Tahmini olarak Irak’ın %60’ı işsiz diyebiliriz. Fiyatlar sürekli arttığı için insanların alım gücü son derece azaldı. Gıda ve beslenme konusunda oldukça sıkıntı çekiliyor. Yetersiz beslenmeden kaynaklanan hastalıklara çok sık rastlanıyor.

Savaştan sonraki ahlaki durum hakkında neler söylenebilir?
Ülke içinde gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yetersiz. Çocuklarımız, gençlerimiz başıboş büyüyor. Eskiden çocuklar bayram geldiğinde oyuncak ya da kıyafet alınınca sevinirlerdi. Şimdi ise oyuncak silah ya da asker kıyafeti almak istiyorlar. Çocuklarımız “savaş”ı sevmeye başladı. Ölmeyi, öldürmeyi kanıksadılar.
Eskiden Irak’ta uyuşturucu hiç yoktu. Şimdi ise yayılmaya başladı. Her türlü televizyon yayını serbest artık Irak’ta. Evlerimizin önüne müstehcen yayınlar bırakıyorlar, sokaklarda dağıtıyorlar. Bu da zaten savaş halinde olan ülkemizde ahlaksızlığı körüklüyor.
İşgal yönetimi Irak’ta iç savaş olduğuna dair bir izlenim vermeye çalışıyor. Irak’ta gerçekten böyle bir durumdan söz edilebilir mi?
İşin aslı, işgal güçleri insanlarımızı birbirine düşürmeye çalışıyor. Bağdat’ta başarıya ulaştılar denebilir. Sünni gruplara saldırıp Şiileri, Şii gruplara saldırıp Sünnileri suçluyorlar. Aynı şeyi Kerkük’te de yapmak istediler ama biz birbirimize düşmedik.
Her yerde olduğu gibi Irak’ta da zayıf nefisli, çabuk aldanan insanlar var. Bu insanlar, nefisleri tatmin edildiği sürece işgal güçleri tarafından rahatlıkla kandırılıyorlar. Ondan sonra, ABD değil o insanlar, bizim karşımıza çıkıp bize ABD’yi savunuyorlar. Bu yöntemle aramıza ayrılık sokuyorlar, insanları birbirine düşürüyorlar. Bu tür kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor. Ama herkes bunun farkında değil.

Türkiye’de bulunduğunuz süre içerisinde neler yaptınız?
İHH’nın girişimiyle geldik Türkiye’ye. İHH’da ve birkaç sivil toplum kuruluşunda dernek ve vakıf örgütlenmesi hakkında kısa seminerler aldık. Proje nasıl yazılır, nasıl hazırlanır, kampanya nasıl yönetilir gibi konular hakkında bilgi aldık.
Zaman bize gösterdi ki, komşularımızdan bir tek Türkiye, Irak topraklarında sadece kendi çıkarlarını gözetmiyor. Diğer herkesin bir çıkarı var. Her ülke kendi çıkarlarına hizmet edecek grupları, insanları destekledi ama Türkiye kimseye ayrım yapmadı. Türkiye Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyor. Mesela bölgeye yapılan yardımları sadece Türkmen bölgesiyle sınırlandırmıyor. Sivil toplum kuruluşlarına yardımcı oluyor, yol gösteriyor. Musul’da olduğu gibi Kerkük’te ve Bağdat’ta da elçilikleri var.

Türk halkı olarak sizden istediğimiz, Irak’ı sürekli insanların ve dünyanın gündeminde tutmanız, sorunları dile getirmeniz. Biz Irak’ta işgale karşı mücadele ederken, bu da sizin üzerinize düşen bir vazifedir.

 
< Önceki   Sonraki >
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DOSYA: Çocuk istismarı ve ihmali: Türkiye ve dünyada durum
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişile...

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...

DÜNYA GÜNDEMİ: AVRUPA ; Almanya'da Vatandaşlığa Kabul Testi
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. H...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...