İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir PDF Yazdır E-posta
Yazar İHH   
Image
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti.

Fiziki ve beşeri coğrafya
Batısında Fas ve Moritanya, güneyinde Mali ve Nijer, doğusunda ise Libya ve Tunus ile çevrili olan Cezayir, yüz ölçümü itibarıyla Sudan’dan sonra Afrika kıtasında en geniş topraklara sahip ikinci ülkedir. Ülkenin Akdeniz sahili 1200 km uzunluğunda olup kuzeyde uzanan Tell ve Sahra dağlık bölgelerinde tarıma elverişli ovaları bulunmaktadır. Ancak ülkenin %84’lük kısmını Büyük Sahra Çöl’ü kaplamaktadır. En yüksek noktası 3003 metre yüksekliğiyle Tahat Dağı’dır. Kuzeyde Akdeniz iklimi hakimken güneyde çöl iklimi hüküm sürmektedir. İdari olarak 48 vilayete bölünen ülkede, nüfusun %90’ı kuzeyde yaşamaktadır. Ülkenin en büyük gelir kaynaklarını başta petrol ve doğal gaz olmak üzere demir, fosfat, uranyum, kurşun ve çinko gibi madenler oluşturmaktadır.

İslam öncesi dönem
Kuzey Afrika’nın ilk yerlileri olan Berberiler bu bölgeye MÖ 16. yüzyılda gelip yerleştiler. Yabancıların kendilerine “barbar” manasına da geldiği iddia edilen “berber” kelimesini isim olarak vermelerine rağmen onlar anadilleri olan Berbericede kendilerine “hür insanlar” manasında “İmazığ (Amazigh)”, dillerine ise “İmazığın” demektedirler. Berberilerin o dönemdeki etkin güç olan Romalılara karşı sürekli mücadele verdiler. Şehirlerde yaşayan Berberiler hem Latin kültürünü benimsemeye zorlandılar hem de Hrıstiyanlaştırıldılar. Ancak, dağlık bölgelerdekiler kendi yaşayış biçimlerini korudular.

İslami dönem
Kuzey Afrika’daki İslam orduları komutanı Ukbe b. Nafi, Cezayir’i 680 yılında fethederek buradaki Bizans hakimiyetine son verdi. Berberilerin ise İslam ordularına karşı direnişleri 695 yılına kadar devam etti. Bu direnişin ardından bütün Mağrib bölgesindeki Berberiler topluca Müslüman oldular.

Osmanlı dönemi
16. yüzyıl öncesinde Cezayir’in birbirinden müstakil küçük hanedan devletlerine ayrılması Endülüs’ü ele geçiren İspanya Krallığı’nın buraya saldırmasını kolaylaştırdı. Bunun üzerine Cezayirliler 1514 yılında Osmanlı’dan yardım istediler. 1543 yılında Cezayir Osmanlı idaresine geçti. Osmanlı, Cezayir’i alan Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin’i Cezayir Beylerbeyi tayin etti.

Fransız sömürgeciliği
1827 yılında Osmanlı Devleti’nin son Cezayir Beylerbeyi olan Hüseyin Dayı, Fransız İhtilali ve Mısır’ın işgali sırasında kendilerinden aldığı borçları bir türlü ödemeyen Fransa Konsolosu Delval’e borcun ödenmesi yönündeki taleplerine neden cevap verilmediğini sordu. Konsolos’un Fransa Kralı’nın bir valiyi muhatap almayacağını söylemesi üzerine, Hüseyin Dayı elindeki yelpazeyi muhatabının suratına aniden vurdu ve bu durum bir krize dönüştü. Bu olayın ardından Fransızlar, Dayı’yı cezalandırma bahanesiyle Cezayir’i işgal ederek 1834 yılında ülkeyi sömürgeleştirdiler.
1962 yılında kazanılan bağımsızlığa kadar, tam 16 büyük direnişin yaşandığı Cezayir’de bu hareketlerin her biri Fransız sömürge ordusu tarafından kanlı şekilde bastırıldı. Öyle ki Fransa, Cezayir bağımsızlık hareketini durdurmak için 1958 yılı sonunda bölgeye 400.000’in üzerinde asker gönderdi.
18 Mart 1962’de Fransa’nın Evian şehrinde imzalanan anlaşma ile Cezayir bağımsızlığına kavuştu ve ateşkes yürürlüğe girdi. Bağımsızlık mücadelesi boyunca ülke genelinde bir buçuk milyon insan; çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden öldürüldü.

ImageBağımsız Cezayir
Fransız sömürge idaresindeki Cezayir’in bağımsızlık hareketi 20. yüzyılın başından itibaren yeni nesillerin eline geçti. Bu kişilerin başında 10 Şubat 1943’te 28 Müslüman aydınla bir manifesto yayınlayan Ferhat Abbas, 1936 yılında Cezayir Halk Partisi’ni kuran ve bağımsızlık taraftarı olan Mesali Hac gelmektedir. 1931’de Cemiyetü’l-Ulema hareketini kuran Abdülhamid b. Badis’in ise Cezayirlilerin İslam kimliğine sahip çıkmasında etkisi büyüktür. Bağımsızlık sonrasında ülkenin idaresini eline geçiren Milli Bağımsızlık Cephesi, 1945’te Ahmed b. Bella tarafından Kahire’de kurulmuştur.
5 Temmuz 1962’de bağımsızlığını resmen ilan eden Cezayir’de. kasım ayında Ahmed b. Bella’nın başkanlığında kurulan hükümet ve bağımsızlık hareketine katılan diğer gruplar arasında anlaşmazlık çıktı ve Ferhat Abbas, Milli Bağımsızlık Cephesi’nden dışlandı. 1963’ten itibaren ülke Milli Bağımsızlık Partisi ile tek parti iktidarına sürüklendi. Aynı yıl Fransızların işgalindeki araziler millileştirildi. 1964 yılı Mayıs ayında Moskova’ya giden Bin Bella, Sovyetlerle sıkı münasebetler kurdu. 1965 yılı Haziran ayında ise İhtilal Konseyi’nin desteğini alan Albay Hüvari Bumedyen, iktidarı ele geçirdi ve ülkenin ilk devlet başkanı oldu. Bumedyen Aralık 1978’deki vefatına kadar bu görevde kaldı.
Sosyalist bir yönetime geçen ülkede Hüvari Bumedyen’in ölümünden sonra Milli Bağımsızlık Cephesi Partisi’nin oy birliğiyle daha açık bir siyaset takip eden Şadli b. Cedid 1979 yılı Şubat ayında devlet başkanlığına getirildi. 1989 yılında çok partili hayata geçilen ülkede yaşanan siyasi bunalım her geçen gün şiddetlenerek arttı. 1990 yılı Haziran ayında yapılan yerel seçimleri İslami Selamet Cephesi Partisi kazandı. 26 Aralık 1991 tarihinde yapılan genel seçimlerin ilk turunu da aynı parti kazanınca ordu 14 Ocak 1992’de acil durum ilan ederek bu partinin siyasi faaliyetlerine son verdi. 2 Ocak 1992’de Şadli b. Cedid istifa etti, yerine getirilen Muhammed Budiyaf ise haziran ayında düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü. Ülkede yaşanan bu karışıklık esnasında Ali Kafi geçici olarak devlet başkanlığına getirildi. Daha sonra General Lamine Zerval 30 Ocak 1994’te iktidara el koydu. Ülkenin bugünkü devlet başkanı Abdülaziz Buteflika, 15 Ocak 1999’da yapılan seçimleri kazanarak devlet başkanlığı görevine geldi. Abdülaziz Buteflika, 8 Nisan 2004 tarihinde bu göreve tekrar seçildi ve halkı arasında 15 yıl aralıksız devam eden kardeş kavgasını durdurma yolunda önemli adımlar attı.

Eğitim
Fransız sömürgesi döneminde eğitim dili Fransızca olan ülkede bağımsızlıkla birlikte eğitim dili tekrar Arapça olarak kabul edildi. Yazılı basının oldukça etkin olduğu Cezayir’de Fransızca ve Arapça yayın yapan çok sayıda gazete bulunmakta.
Öte yandan Cezayir’de 1992-2002 yılları arasında büyük bir beyin göçü yaşandı ve içlerinde araştırmacıların da bulunduğu 45.000 Cezayirli üniversite mezunu, ülkede yaşanan karışıklık ve sosyoekonomik sorunlardan dolayı başka ülkelere gitti.

ImageKültürel hayat
Fenikelilerden Romalılara, Araplardan İspanyollara, Türklerden Fransızlara kadar pek çok güçlü devletin ve imparatorluğun idaresinde kalan Cezayir’de, bunların her birinin dili, tarihi ve medeniyetinden önemli izler mevcut. Cezayir tarihinden günümüze gelen Hammadilerin payitaht merkezi Kalatü Beni Hammad, İbazi Berberilerin yaşadığı Mizab Vadisi, Cemile ve Cezayir şehrindeki Kasaba mahallesi Dünya Kültür Mirası eserleri arasında kabul edilmiştir. Ayrıca İslamiyet’ten sonra Cezayir’de oldukça fazla alim yetişmiş olup İbn Haldun bu isimlerden biridir.

Ekonomi
Cezayir, 865 bin ton çelik üretimiyle dünyada çelik üretiminde Mısır, Suudi Arabistan, Libya ve Fas’tan sonra beşinci sırada yer almaktadır. 2006 yılında dış borçlarını iyice azaltan Cezayir, önceki yıllarda 34 milyar doları bulan borçlarını 2006 yılı itibarıyla 17 milyar dolara indirdi. Hızlı bir şekilde dış borçlarını ödemesinde petrolden elde ettiği gelirlerdeki artış etkili oldu ve 1994 yılında sadece dört milyar dolar kazandığı petrolden, 2006 yılı itibarıyla 61 milyar dolar gelir elde etti. Gelirlerdeki bu artışta, Milli Bağımsızlık Cephesi Partisi’nin tek parti iktidarının ülke ekonomisi üzerindeki tekelinin kırılarak 1998 yılında serbest ekonomiye geçilmesinin ve devlete ait şirketlerin önemli bir kısmının özelleştirilmesinin payı büyük oldu.   

Cezayir Türkiye ilişkileri
2006 yılı verilere göre Türkiye’nin Afrika’daki en büyük ortağı olarak Cezayir’i görüyoruz. Son yıllarda gelişen karşılıklı ilişkiler neticesinde Cezayir’de iş yapan Türk firmalarının sayısı gün geçtikçe arttı. 1992 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 120 milyon dolar seviyesindeydi. Bugün bu rakam 2,8 milyar dolara ulaşmıştır. Yakın bir gelecekte toplam 80 milyar doları bulan güney bölgeleri ve dağlık kesimlerle ilgili üç kalkınma planını devreye sokacak olan Cezayir, yabancı yatırımcıların yakından takip ettiği bir ülke oldu. 23 Mayıs 2006 tarihinde Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nı imzalayan Türkiye ile Cezayir arasında ekonomik anlamdaki yakınlaşma askeri işbirliğine de yansıdı.

ImageResmi adı: Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti
Yönetim biçimi: Cumhuriyet
Bağımsızlık tarihi: 5 Temmuz 1962
Başkenti: Cezayir
Nüfusu: 32.930.000 (2005)
Yüz ölçümü: 2.381.741 km2
Önemli şehirleri: Tilimsan, Konstantin, Vehran (Oran), Buleyde, Annabe, Bicaye
Din: %99 Müslüman, %1 Hristiyan ve Yahudi
Dil: Arapça (resmi dil),  Berberice, Tamaşek ve Fransızca
Para birimi: Dinar
Üyesi olduğu uluslararası birlikler: Afrika Birliği, Arap Birliği ve 1988 yılında kuruluşunda öncü olduğu Mağrib Birliği

 
< Önceki
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DOSYA: Küresel ölçekte çocuk istismarı ve hukuki yetersizlik
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafın...

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...