DÜNYA GÜNDEMİ; Yemen'de kuzeyden yükselen ateş, Sana'yı da kuşatacak mı? PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmed el-Kureyşi   
Image
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla karıştı. 2004 yılından beri devam eden şiddetli çatışmaların ardından böyle bir gelişme yaşanması çatışmaların daha da sertleşeceği ve ülkenin yine bir iç savaşa sürükleneceği yönünde görüşleri kuvvetlendiriyor.
Ülkede çatışmalarla beraber iç savaşa zemin hazırlayan gerginliklerin tırmanması sonucunda, hükümet güçleri ve isyancılar karşılıklı olarak yığınakları ve silahlı birliklerini arttırıyor. Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’in olayları soruşturmak için  görevlendirdiği komisyonlar başarısız oldu ve komşu Katar’ın gönderdiği heyet de aynı şekilde hedefine ulaşamadı.
2004 yılında Suudi Arabistan’a sınır bölgelerde ortaya çıkan el-Husi hareketi, aynı yılın eylül ayında hareketin manevi lideri konumunda olan Hüseyin Bedreddin el-Husi’nin öldürülmesi sonrasında ivme kazandı. Kabile üyesi birçok güvenlik güçleri mensubunun  isyancıların tarafına geçmesi, hükümet ve isyancılar arasındaki dengeyi oldukça değiştirmiş bulunuyor. Ayrıca hükümete karşı yürütülen muhalif hareketler, siyasi talepler ve güvenlik kuvvetlerinin yaşanan kaosu bastırmada gösterdiği zafiyet el-Husi hareketinin mevcut askeri gücünü sona erdirmeyi zorlaştırıyor.
 1997 yılına kadar parlamentoda iktidar partisinin bünyesinde yer almış olan el-Husi hareketi, iktidar partisinin muhaliflerini harcamak için gerekçe olarak kullandığı bir parti görüntüsünden ziyade, daha büyük hedeflere sahip olan bir yapılanma olarak görülüyor.
İç çatışmaları ortaya çıkaran sebeplere genel olarak bakıldığında, temelinde el-Husi hareketinin dini niteliğinden çok Yemen hükümetinin beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan bu muhalif hareketi sindirmek istemesi olduğunu görüyoruz. Yemen hükümeti el-Husi hareketinin hedeflerini ve isteklerini tüm yönleriyle değerlendirmekte başarısız olmuş, güç kullanmadan sorunu çözme yönünde görüş bildirenleri etkisiz hale getirmeye çalışmış ve dolayısıyla bugünkü noktaya ulaşılmıştır.
Yemen’i kuşatan bu savaş, insanları temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale getirmiştir. Bölgede yaşam koşulları gitgide zorlaşmış, işsizlik oranı yükselmiştir. Devletin uyguladığı sansürden dolayı uluslararası medya ve özellikle Arap medyası Sa’da’da yaşanan olayları dünyaya duyuramamaktadır.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45


45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....