DÜNYA GÜNDEMİ; Vilayet seçimleri öncesi Şii gruplar arası gerilim PDF Yazdır E-posta
Yazar Emre Yıldırım   
ImageUzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cephesindeki önemli değişimleri ifade ediyor.

Amerikan işgalinin altıncı yılına giren Irak’ta, aradan geçen süre içinde değişen dengeler öylesine şaşırtıcı kombinasyonları bir araya getirdi ki, hiçbir şekilde bir arada bulunmaları mümkün olmayan aktörler zaman içinde ittifak yapmak, birbirleriyle olacağı tahmin edilen aktörler de ölesiye çatışmak durumunda kaldı.
Irak’ta halen devam etmekte olan Sadr-Hükümet çatışması bu durumu ispatlayan en güncel değişimi ifade ediyor. Sadr’ın öteden beri işgalcilere karşı bir tutum takındığı herkesin malumu. Ancak, Şii partilerin etkin olduğu hükümetin, Şii başka bir grupla çatışmaya tutuşması, zaman içinde grupların birbirleriyle mevzi savaşlarının, olayları önemli ölçüde etkilediğini de gösterdi. Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cephesindeki önemli değişimleri ifade ediyor. Sadr’ın hükümetle çatışması da Amerikan işgali ile çatışmaya girmenin ötesinde bir iç siyasi hesaplaşmanın izlerini taşımıyor değil.
ImageUzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cephesindeki önemli değişimleri ifade ediyor. Irak’taki alt-orta Şii nüfusun en önemli temsilcisi durumundaki Sadr, siyasi taban olarak Şii kitle içinde %25 paya sahip ve grubun 60 bin silahlı militanı bulunuyor. Hareket, sosyoekonomik taban olarak genç, dinamik ama bir o kadar da umutsuz gecekondu mahallelerindeki kitleye dayandığından ve 2003 yılıyla birlikte gelen yeni dönem, onlar için Saddam döneminden daha iyi bir durum ortaya koymadığından, Sadr’ın tabanındaki hoşnutsuzluk hep süregelmiştir.
Toplam 130 sandalyeli Şii blok içinde Sadr hareketi, 29 sandalye ile ikinci sırada bulunuyor ve Şiiler içinde tabanı %25 (Birinci %30 ve 36 sandalyeyle Hekim grubu.). Amerika desteğindeki hükümette aktif olarak rol alan Hekim grubu ve Dava Partisi, iktidarlarını güçlendirmek ve tüm otoritelerini ekim ayında yapılacak seçimler öncesinde Basra ile başkentin yanı başındaki mahallelere hakim kılmak için Sadr’la uzlaşılmasını istiyorlardı. Bu uzlaşma isteğinin en önemli sebebi ise Sadr’ın güneydeki tabanının oldukça güçlü olması ve hükümetteki Şii grupların orada kaybetmek istemeyişleri. Ekim ayında yapılacak olan vilayet meclisleri seçimleri, Sadr’ın tabanındaki değişimi ortaya koyacağı kadar, vilayetlere kimin hakim olacağını da belirleyecek. Şayet seçimler planlandığı gibi yapılır ve güneyde Sadr tüm oyları süpürürse, diğer Şii grupların ve Irak’ın geleceği için yepyeni bir dönemden bahsetmemiz için şartlar oluşmuş demektir. Bu arada İran, Şii gruplara eşit uzaklıkta durmaya çalışıp arada uzlaştırıcı bir ağabey rolü oynasa da iktidardaki gruplara daha yakın durması, çekişmede Sadr’ın elini zayıflatsa da, ailenin nüfuzu ve saygınlığı Mukteda’nın silinmesini zorlaştırıyor.
Son yapılan yoklamalar, başlardaki eğilimin aksine, artık Şiilerin %75’inin ABD varlığını kendi güvenliklerini kötüleştirici bir unsur olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ekonomik açıdan bakılınca da, 2003’ten bu yana hiçbir hükümet, fakir Şii halkın ekonomik durumunu iyileştirmede iyi bir performans gösteremedi, aksine durum daha da kötüleşti. Şii tabanın nabzını iyi biçimde tutan Sadr’ın, işgalciler aleyhine söylemi ve bunu silahlı grubunun operasyonal gücüne güvenerek yapması, ne Amerika’nın ne de hükümetin işine geliyor. Üstelik, tüm Şii grupların bir şekilde uyum sağladığı ABD’nin yeni güvenlik planlarına tek karşı çıkanın Sadr olması ve Amerikalılara karşı sık sık ayaklanması, tasfiye edilmesini kaçınılmaz hale getirmişti. Ancak burada, Sadr’ın şahıs olarak, kazanma garantisi olmaksızın işgal güçleri ile hiçbir çatışmaya girme isteklisi olmadığının fakat sahip olduğu çatışma potansiyeli nedeniyle işgalcileri rahatsız ettiğinin altını çizmek gerekiyor. Bu duruma paralel olarak, Şii ve Kürt grupların ağırlığındaki hükümet, siyasi, ekonomik ve etnik kaygılarla bir an önce tüm otoriteyi denetimine almak istiyor. Bu amaçla, sayısı 200 bini bulan ordu güçlerinin eğitim ve ekipmanları için 22 milyar dolar harcadığı halde, milis güçlerinin halihazırdaki varlığı onlar açısından olumsuz bir durum oluşturmakta.
Sadr’ın kendi içindeki tartışmalar ve yaşanan bölünmeler ile petrol özelleştirmeleri öncesinde Basra kentinin hükümetin tam kontrolüne alınması gibi faktörlerin de önemli rol oynadığı son çatışmaların, Sadr’ın askeri gücünü büyük ölçüde gerilettiği görülüyor. Yakın ve orta vadede Sadr’ın siyasete dönme ve silahlı direnişe yönelme arasında keskin bir seçim yapması ve bunun da grup içinde kesin bir bölünmeye yol açması büyük ihtimal.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Dr. Lami Bertan Tokuzlu*
Türk sığınma mevzuatında devletin takdir yetkisi sorunu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “insan haklarına saygılı devlet” ilkesi gereği sığınma hakkını Anayasa...

Adanmış Hayatlar Mülteci bir çizer; Naci el-Ali
Filistin direnişinin 60 yıllık öyküsünü, işgaller ve sürgünlerin özgürlüklerine gölge düşürdüğü binlerce Filistinlinin yurtlarından edilerek ülkelerine hasret bir hayata mahkum edilişini, çizgileriyle...

İslam Coğrafyası; Bir Muhacir Ülkesi: ÜRDÜN
Altı milyonluk nüfusun yarısından fazlasını Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, bir muhacir ülkesi olarak anılır.

Coğrafya
Ürdün,  kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Ira...

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

44. Sayı Sunuş
Değerli okurlar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın, faaliyetlerinin önemli bir kısmının hasredildiği mülteciler; yaşadığımız dünyanın karşı karşıya kaldığı en temel insani mese...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*
İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo...