DÜNYA GÜNDEMİ; Somali'de bölgesel ve uluslararası güçlerin tetiklediği insani krizler PDF Yazdır E-posta
Yazar Hasan Mualim   
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor.

DÜNYA GÜNDEMİ; Somali'de bölgesel ve uluslararası güçlerin tetiklediği insani krizler
Somali’de 18 yıldır gittikçe kötüleşen insani durum ve bu durumun neden olduğu siyasi kargaşa, on binlerce insanın hayatını tehdit etmekte ve milyonlarcasının da yerinden edilmesine yol açmakta. Şu anda bir milyondan fazla Somalili, komşu ülkelerdeki mülteci kamplarında zor şartlar altında yaşamaya çalışmakta. Mohamed Siad Barre’nin diktatör rejiminin 1991’de savaş lordları tarafından devrilmesinden ve bunların aşiret yapılanması içindeki milislerinin birbirleriyle iktidar mücadelesine girmelerinden bu yana güçsüzleşmiş Somali’de, merkezi yönetim bir türlü sağlanamadı. Ülkede birbiriyle savaşan farklı güçlerin sayısı sürekli arttı ve bunlar Somali devletinin yeniden canlanmasının önündeki en büyük engel haline geldi. Bunun en büyük sebebi ise bu grupların, kendi çıkarları olmadığı sürece, ülkenin yeniden yapılanmasını istemeyen yabancı kaynaklı partiler ve komşu ülkelerle ilişkilerinin olmasıydı.
Ağır silahlı Amerikan güdümlü on binlerce Etiyopyalı askerin Aralık 2006’da, (İslam Mahkemeleri Birliği / İMB)’ne Union of Islamic Courts karşı, geçici ulusal hükümeti desteklemeleri ve “İslami terörle savaş” gerekçe gösterilerek Somali sınırını geçmesinden sonra, başkent Mogadişu ve güney bölgelerde durum daha da kötüleşti. Amerikan hava gücünün yardımıyla Etiyopya ordusu, İMB güçlerini yenilgiye uğratmayı başardı ve onları, İMB yönetiminin, ülkedeki Etiyopya askerlerine karşı mücadele ettiği başlıca şehirlerden kolayca sürdü.
Ancak tüm dünyanın dikkatini İMB’ye çeken olay, İMB’nin Mart 2006’da ABD’nin desteklediği ve Alliance for the Restoration of Peace and Counter-Terrorism (Barışın Yeniden İnşası ve Terörle Mücadele / BYİTM) olarak bilinen savaş ağaları koalisyonuna karşı savaş açması oldu. BYİTM’yi yenmeyi başaran ve savaş lordlarını başkentten eğitildikleri yer olan Etiyopya’ya kaçmaya zorlayan İMB dikkate alınması gereken bir güç olarak ortaya çıktı.
İMB’nin başkentte altı ay süren yönetimi boyunca halk istikrar ve güvenliğin yeniden sağlandığına tanık oldu; fakat Etiyopya yönetimi, iki ülke arasında kronikleşmiş düşmanlık ve Ogaden bölgesiyle ilgili toprak anlaşmazlığı yüzünden, karşısında istikrarlı ve güçlü bir Somali görmek istemiyordu. Somalililerin çoğu, geçici hükümetin ülkenin istikrara kavuşmasına destek olması için tarihi düşmanına yaptığı çağrıya inanmıyordu. Tam aksine, Etiyopya’nın başkentte yaptıkları, Etiyopya’nın amacının “ülkenin istikrarı için geçici hükümete yardımcı olmak”la bağdaşmadığını kanıtlıyordu.
Son zamanlarda, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Etiyopya güçlerinin Somali’nin başkentinin yoğun nüfuslu bölgelerine yönelik gelişigüzel yaptığı bombalamaları “savaş hukuku ilkelerinin ihlali” olarak tanımlamış ve “savaş suçları komisyonu kurulması” önerisinde bulunmuştur. Zira, Etiyopyalı birlikler kasten sivilleri hedef almış ve onlara zarar vermişlerdir.
 
Misyonunu yerine getiremeyen (African Union Mission to Somalia) AMISOM
Afrika Birliği, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin onayıyla 8500 Barış Gücü askerini Somali’ye gönderme sözü verdi. Afrika Birliği Somali Barış Gücü (AMISOM), geçici hükümet oluşumlarını desteklemek, ulusal güvenlik planını uygulamak, Somali güvenlik güçlerini eğitmek, insani yardımların dağıtımı için güvenli bir ortam oluşturmak ve Etiyopya güçlerinin yerini almak konusunda yardımcı olmakla görevlidir. Ancak şu günlerde, yani AMISOM’un oluşumundan iki yıl sonra, Mogadişu’da 1600 Ugandalı ve 192 Burundili asker bulunmaktadır. Bunlar ana limanı ve Mogadişu Havalimanı’nı kontrol etmekte, ancak başkentteki Etiyopya operasyonuna karşı etkili bir varlık göstermemektedir.

Imageİnsani durum
Somali şu anda iç savaşın başladığı zamandan çok daha kötü durumda. İşgal, Somali’de ortaya çıkan insani ve çevresel felaketleri körüklediğinden, olayların çıkmasına zemin hazırlamakta. Başkent ve Somali’nin diğer bölgelerindeki binlerce sivil öldürülmüş ve diğer yüz binlercesinin geçim kaynağı ciddi zarar görmüştür. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği kısa bir süre önce yerinden edilen insanların sayısının bir milyonun üzerinde olduğunu bildirmiştir.
Açlık Erken Uyarı Sistemleri Ağı ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Ziraat Örgütü’ne göre, geçici hükümet ve Etiyopyalı birliklerin direniş güçlerine açtığı savaş “temel geçimleri küçük tüccarlık ile gündelikçi işçiliğe dayanan yoksul kentli aileleri etkileyen ciddi anlamda bozulmuş ekonomik duruma” neden olmuştur. BM ve uzman kurumlar, Mogadişu’nun dışındaki yerli topluluklarda ülkesinde yerinden edilmiş kişilerin göçlerinin zaten aşırı yüklenmiş bulunan kamu hizmetleri, piyasalar, konut edinme ve iş imkanları için var olan rekabeti arttırdığını ortaya koymuştur. BM ve uzman kurumları tarafından ortaya konan bu erken uyarılar şu an Somali’de gelişmekte olan bir felaketin karamsarlık yaratan belirtileridir.
Görece bir sessizliğin ardından geçici hükümet, Etiyopyalı birlikler ve direniş güçleri arasındaki kavga, şiddetlenerek kentten başka bir kitlesel göçe neden olmuştur. BM’nin tahminlerine göre, Somali’de bir buçuk milyon kişi insani yardıma muhtaç durumdadır. Bu sayı 2007’nin başlarından bu yana %50 oranında artış göstermiştir. Güney/Orta Somali’deki yaklaşık her yedi çocuktan ikisi yetersiz beslenmekte veya ciddi anlamda açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.
Yerlerinden edilen Somalililer için, bölgedeki ihtiyaçları karşılamada çabaları zaten yeterli olmayan insani yardım gruplarının insanların gereksinimlerine etkili bir şekilde cevap verip veremeyecekleri merak konusudur. Çünkü ihtiyaçların önemli ölçüde arttığı bir dönemde gerekli insani ürünlere erişim sağlanamamakta ve güvenlik gittikçe kötüleşmektedir.
Ülkede karmaşanın derinleşmesinden Etiyopyalı birlikler sorumludur. Zaten kargaşa içinde olan Somali siyasetini iyice bulanık hale getirmişler ve kabile siyasetini daha da vahşi, insanlık dışı ve barbar bir şekle sokmuşlardır. Ülkede güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Gerçekte, Somalililer kendi hallerine bırakılmış olsalardı barış ve diyalog için olumlu gelişmeler kaydedebilirlerdi. Fakat Etiyopya ve diğer dış mihraklar ülkeyi ve halkını rahat bırakmadı.
*Selda Şen tarafından tercüme edilmiştir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...