DÜNYA GÜNDEMİ; Burundi tekrar iç savaşın eşiğinde PDF Yazdır E-posta
Yazar Rodrique Buvaye   
DÜNYA GÜNDEMİ; Burundi tekrar iç savaşın eşiğindeBurundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile bilinen bir Hutu organizasyonu.
Burundi’nin başkenti Bujumbura yakınlarında ordu ile isyancılar arasındaki çatışmalardan dolayı son bir kaç haftada 100’den fazla kişi öldürüldü, 30 binden fazla kişi de evlerini terk etti. Bu çatışmalar, bölgede 2000 yılında yapılan Arusha Antlaşması’ndan bu yana barış için elde edilen kazanımları tersine çevirebilir.
Ordu ile Ulusal Özgürlük Kuvvetleri (UÖK) isyancıları arasındaki çatışmalar daha çok başkentin 20 km güneyindeki Kabezi’de yoğunlaşıyor. Kabezi idarecisi Emmanuel Ntunzwenabagobo Kiremba; Mena, Ramba, Gitenga ve Mwara bölgelerinden 5000’e yakın ailenin evlerini terk ettiğini belirtiyor. Hükümetle isyancılar arasında, geçen nisan ayında barış görüşmeleri başlayacak ve görüşmeler temmuz ayında tamamlanacaktı. Ancak görüşmeler gerçekleşmeyince bölgede çatışmalar başladı. İsyancıların Tanzanya’daki lideri, Burundi’de kendilerine sağlanan güvenlik garantisinden emin olduklarını söyleyerek arabulucuları ön yargılı olmakla suçladı.
Ulusal Özgürlük Kuvvetleri’nin tekrar çatışmalara başlamasının sebepleri arasında hükümetin zayıflığı, halkın isteklerine cevap verememesi ve sorunların artması gösteriliyor. Bu durum siyasi muhaliflere güç verirken Ulusal Özgürlük Kuvvetleri’ne de meşruiyet kazandırıyor.
Öte yandan iktidar partisi kendi içinde de problem yaşıyor. Partinin ikinci adamı Hussein Rajabu, darbe planlamak suçlamasıyla hapsedildi. İsyancıların, çocukları asker olarak kullanmaları da uluslararası kamuoyunda tepki topluyor. Bölgede yaşanan şiddetli yağışlar nedeniyle 1000’in üzerinde evin barınılamaz hale gelmesi yetmezmiş gibi bir de çatışmalar başladı. Yağmurlardan dolayı birçok tarım arazisi zarar gördü.
Üç yıl önce iktidara gelen parti, 300 bin kişinin öldüğü 12 yıllık bir iç savaşı bitirmişti. 1993 yılında Burundi’nin ilk Hutu devlet başkanı Melchior Ndodaye’nin öldürülmesi ülkeyi iç savaşa sürükledi. Ulusal Özgürlük Kuvvetleri lideri Agathan Rwasa, Gabon gibi Fransızca konuşan ülkeler topluluğu üyelerine de bu sürece dahil olmaları çağrısında bulundu. Rwasa, milyonlarca dolar para ve anayasaya UÖK’nin de girmesini istiyor. Eğer UÖK bu sürecin dışında bırakılırsa yeni kurulacak Burundi hükümetinin sürekli olamayacağını vurguluyor. Ulusal Özgürlük Kuvvetleri de Ruanda’da soykırım yapanların oluşturduğu bir grup.
BM Güvenlik Konseyi, isyancılarla hükümete çağrı yaparak tarafların 2006’daki ateşkese uymalarını ve düşmanlıkları sona erdirmelerini istedi. Hutu çoğunlukla Tutsi azınlık arasındaki acımasız iç savaş 2006’daki ateşkesle resmi olarak sona ermişti. Ulusal Özgürlük Kuvvetleri ise bu iç savaş döneminden kalma son büyük isyancı grup. BM Genel Sekreteri, hükümetle isyancılar arasındaki ölümcül çatışmaları kınayarak, “Hiçbir şey masum insanların hayatlarını kaybetmesini meşrulaştıramaz!” dedi.
Eski askerler yoksulluk, işsizlik oranının yüksekliği, petrol ve gıda fiyatlarının hızlı artışı gibi sebeplerden dolayı insanların tekrar şiddete yönelebileceklerini ve silahlı gruplara katılabileceklerini söylüyor. Fakat bölgedeki çatışmaların esas sebebi buradaki Uganda, Ruanda ve Burundi gibi ülkelerde çatışan gruplara özellikle Fransa başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinin silah ve para yardımı sağlamaları. Çatışan gruplar bölgede kereste başta olmak üzere bölgedeki ciddi kaçakçılık olaylarını çatışmaları tırmandırarak örtmektedirler.
Ülkedeki nüfusun %15’ini oluşturan Müslümanlar ise çatışmalardan uzak duruyorlar. Önümüzdeki dönemde Burundi’deki istikrarsızlık Büyük Göller Bölgesi’ndeki bütün ülkeleri etkileyebilir. Çünkü bu bölgedeki ülkelerin etnik yapıları birbirine girmiş durumda. Aslında buradaki etnik yapıları parçalayan en önemli faktör sömürgecilik olmuştur. Bölgedeki ülkeler farklı ülkeler tarafından sömürgeleştirildikleri için, belirlenen sınırlar sosyal dokuya göre değil sömürgecilerin menfaatlerine göre çizilmiştir. Bu suni sınırlar, sadece bu bölgede değil bütün Afrika’da yaşanan istikrarsızlıkların temel sebebidir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...