DÜNYA GÜNDEMİ; NATO Bükreş Zirvesi'nden Yansıyanlar PDF Yazdır E-posta
Yazar Muzaffer Şenel   
2-3 Nisan tarihlerinde NATO üyesi 26 ülkenin devlet ve hükümet başkanları Romanya’nın başkenti Bükreş’te bir araya geldi. Özellikle ABD’nin, sürekli kriz kaynağı olan Afganistan, Irak ve Balkanlar’da yeni hamleler için büyük umutlar bağladığı Bükreş Zirvesi, diğer NATO üyesi devletlerin çekinceleri yüzünden çok da umut verici sonuçlar üretmedi. Gerek Yunanistan’ın, Makedonya’nın NATO’ya üyeliğini anayasal isminden dolayı veto etmesi gerekse Ukrayna ve Gürcistan’ın üyelikleri ile Çek Cumhuriyeti ve Polonya’ya yerleştirilmesi düşünülen füze kalkanı projesine yönelik Rusya’nın tepkisi, Zirve’ye damgasını vurdu. Zirve’de yaşananlar, bundan sonraki NATO zirvelerinin NATO-Rusya Konseyi’nin çalışmaları ve iş birliğine yönelik olumlu veya olumsuz adımların, NATO/ABD-Rusya ilişkilerinin iniş-çıkışlar ve çekişmeler şeklinde geçeceğinin bir göstergesi durumundaydı.


50 maddeden oluşan Zirve Sonuç Bildirgesi’nin, Hırvatistan ve Arnavutluk’un ittifaka katılımı için görüşmelere başlanmasını (2. madde) belirten kararla başlaması, NATO’nun Batı Balkanlar’a açılımını da göstermektedir. 90’lar boyunca istikrarsızlığın, trajedilerin ve güvenlik endişelerinin yoğun yaşandığı Batı Balkanlar’ güvenlik şemsiyesi sunma isteğinin yeni yeni oluşmaya başladığını gösteren bu karar içinde, Yunanistan vetosuna takılan Makedonya’nın olmaması, diğer NATO üyeleri tarafından eleştirilse de Makedonya sorunu çözüme kavuşturulamadı. Yunanistan, Makedonya’nın anayasal ismini (Makedonya Cumhuriyeti) değiştirmemesi durumunda vetonun devam edeceğini belirtti.
Afganistan’da ittifak üyelerinden, özellikle de Türkiye’den muharip güç olarak daha fazla katılım beklediklerini ifade eden ABD’lilerin taleplerine çoğu NATO üyesi destek vermedi. Ankara, Türk askerinin muharip güç olarak Afganistan’da konuşlanması taleplerine karşı çıkarak Türk askerinin tarihi, sosyal ve kültürel bağları olan ülkelerde muharip güç olarak asla yer almadığını ve almayacağını, her seviyede a tekrarladı. Afganistan özelinde ise sadece operasyonel anlamda ve geri hizmet biriminde, muharip güç olmayan bir konumda yer alacağının altını çizdi ve ancak bu şekilde tanımlanan bir NATO birimine destek vereceğini vurguladı. Bükreş Zirvesi’nde Afgan hükümetinin devam eden mücadelesinin destekleneceği belirtildi (5. madde).

Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından gözlerin tekrar kendisine çevrildiği Bosna-Sırbistan ve Kosova konusunda ise, BM Güvenlik Konseyi aksi karar vermedikçe NATO liderliğindeki BM Kosova Gücü’nün görevinin devam edeceği vurgulandı. BM, AB ve NATO’nun, Kosova’da üstlendiği misyonu güçlendirmeye yönelik iletişim ve iş birliği adımlarının atılacağını belirten sonuç bildirgesi, Batı Balkanlar’ın Avrupa-Atlantik ittifak sistemine orta vadede dahil edileceğinin işaretlerini veriyor (7-14. maddeler).

Bildiri’nin 16. maddesi, NATO’nun Darfur’da Afrika Birliği Barış Gücü’nü ve Çad’da konuşlanan AB gücünü desteklediğini belirtiyor. NATO’nun Irak güvenlik güçlerinin geliştirilmesi ve eğitilmesi için gerekli desteği vereceğini belirten sonuç bildirgesinin 17. maddesi ile NATO, Irak’la uzun dönemli bir ilişki içine gireceğini taahhüt etmekte.

NATO’nun yakın zamanda birliğe katmakta kararlı olduğu iki ülke olan Gürcistan ve Ukrayna ile ilgili olarak Rusya’nın tepkisi nedeniyle üyelik görüşmelerine başlama kararı alınmadı; fakat kapı açık bırakıldı. Her iki ülkenin de makul bir süre içinde Rusya ikna edilerek ittifak sitemine alınacağını kaydeden bazı uzmanlara göre Kiev ve Tiflis’in üyelikleri, bir zamanlama sorunu. Üyelik Hareket Planı ile Rusya’yı da dikkate alan bir orta yol bulmaya çalışan NATO diplomatları, her iki ülkenin de zamanı geldiğinde NATO’da yer alacağını ifade etmekteler. Her iki ülkenin NATO’ya katılmasıyla birlikte Karadeniz, Avrupa-Atlantik ittifak sisteminin bir ayağını oluşturacak. Önümüzdeki on yıl içinde NATO’nun Kafkaslar’a açılacağına şahit olabiliriz. Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan NATO’ya üye olabilir.

Ankara’nın, Ukrayna ve Gürcistan’ın ve hatta tüm Balkan devletlerinin NATO üyesi olmasını desteklediği aşikar. Ankara, Balkanlar’da istikrarın sağlanması ve milliyetçi/etnik temizliğin tekrar meydana gelmemesi için NATO üyeliğini bir fırsat olarak görüyor. Bununla birlikte, gerek muharip güç olarak Afganistan’da gerekse füze sistemi içinde yer almayacağını açık ve net bir dille gerek cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanı gerekse milli savunma bakanı ve genelkurmay başkanı seviyesinde yaptığı açıklamalarda vurguladı.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45


45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...