DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA ; Pakistan: Kızgın bir yaza gebe siyasi bahar PDF Yazdır E-posta
Yazar Mahmut Osmanoğlu   
ImageSeçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle seçimleri boykot etmeleri ve bu dönem için parlamento dışında kalmış olmalarıdır.

Olağanüstü hal, Benazir suikastı, seçimler derken, Pakistan yeni sivil meclisine ve bilahare yeni başbakanına kavuştu. Şimdi sıra kabine kurmada; bununla ilgili pazarlıklar ilgili partiler arasında devam ediyor. Pakistan’daki bu yeni dönemi ve neler getireceğini analiz etmeden önce seçimler ve öncesini kısaca hatırlamakta fayda var.
Pervez Müşerref, 1999 Ekim ayında Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’i kansız bir darbe ile devirip iş başına geçti. 2001 Haziran ayında da kendisini devlet başkanı ilan etti, aynı zamanda genelkurmay başkanlığı sıfatını da devam ettirdi. 2002’de seçimler yapıldı ve Müşerref taraftarları yeni hükümeti kurdu. Bu seçimlerin en önemli özelliklerinden biri, dini partilerin bir araya gelerek parlamentoda ana muhalefet olacak konuma ulaşmaları oldu.
Ülkede son buhranı tetikleyen gelişmeler, Pervez Müşerref’in genelkurmay başkanlığı görevini uhdesinde tutarak yeniden devlet başkanı seçilme girişimiyle başladı. Ülkedeki yargıçlar bu durumun anayasaya aykırı olduğunu açıklayıp konunun üzerine gittiler. Müşerref, ikinci dönem için seçilmiş olsa da, yargıdan çıkacak karar Demokles’in kılıcı gibi başının üzerinde sallanacaktı.
Başkanlığını riske atmak istemeyen Müşerref, 2007’nin Kasım ayında, bir yerde “kendisi aleyhine” olağanüstü hal ilan edip kendisine muhalefet eden yargıçları görevden alarak anayasada değişiklikler yaptı. Durumunu garantiye aldıktan sonra genelkurmay başkanlığını bıraktı, olağanüstü hali kaldırdı. 8 Ocak 2008’de de seçimlerin yapılacağını ilan etti.
Ülke istikrar yolunda hızla yol alıyor derken, Benazir Butto’ya karşı girişilen intihar eylemi her şeyi altüst etti ve seçimler 18 Şubat 2008’e ertelendi. Benazir’in öldürülmesinin ardından siyasi partiler kendilerini çabuk toparladılar ve seçimlere katılacaklarını ilan ettiler. Ancak bir önceki seçimlerde önemli bir seçim zaferi kazanan dini partiler birliği “Birleşik Eylem Konseyi” bir fire ile seçimleri boykot kararı aldı. Bu arada seçimlere hile karıştırılacağı dedikoduları da ayyuka çıktı.
Seçimlerin şeffaf ve hileden uzak olduğunu göstermek adına seçimlerde şeffaf sandıklar kullanıldı. Seçimden Benazir Butto’nun partisi birinci, Navaz Şerif’in partisi de ikinci parti olarak çıktı. Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle seçimleri boykot etmeleri ve dolayısıyla en azından bu dönem için parlamento dışında kalmış olmaları idi.
Seçimlerden zaferle çıkan iki parti, seçimler öncesinde, seçimden sonra iş birliği yapacaklarını bildirmişlerdi ve nitekim böyle de yaptılar. Hatta bağımsızları ve bir iki küçük partiyi de yanlarına alarak parlamentoda üçte iki çoğunluğa ulaştılar.
Ülkedeki hakim federal yapı gereği başbakanı meclis seçti ve Benazir’in partisinin adayı üçte ikiden fazla oy alarak Pakistan’ın yeni döneminde başbakan oldu. Peki, sivil bir hükümetin göreve başlaması Pakistan için neler ifade ediyor ve neler vaat ediyor?
Image
Seçim sonrası sürecin en sevindirici yanı, ülkenin uçurumun kenarından dönüp tekrar istikrar yönünde adım atmış olmasıdır. Kurulan milli birlik hükümeti, en azından birkaç yıl, ülkede siyasi ve ekonomik istikrar için oldukça yararlı olacaktır. Yeni hükümetin kabile bölgeleri ve Belucistan eyaletindeki kargaşayı en aza indirme şansı vardır. Ayrıca seçimleri boykot eden dini partiler ve diğer siyasi partilerin yeniden siyasi zemine çekilmesi de mümkün olabilecektir.
Pakistan büyük badireleri arkasında bırakarak siyasi manada bir bahar havası yaşıyor olsa da sıkıntılar bitmiş değildir. Öncelikle Pervez Müşerref ile yeni hükümet arasında bir uyum sorunu, hatta önemli bir güç çekişmesi ihtimali vardır. Bu yeni dönemin önceki dönemden tek farkı; daha önce Pervez Müşerref güçlü idi, şimdi ise rakipleri güçlü ve her geçen gün daha da güçlenecek görünüyor. Bunun farkında olan Müşerref, yeni kurulacak hükümetle tam bir iş birliği içerisinde çalışacağını ilan etti.
Yeni parlamentonun ısrar etmesi durumunda Pervez Müşerref’in başkanlıkta kalması mümkün olmayabilir. Özellikle de görevden alınan yargıçların yeniden görevlerine iade edilmeleri sonrasında yargıçların Müşerref’in meşruiyetini sorgulamaya başlamaları, Müşerref döneminin kapanmasına yol açacaktır.
Müşerref sonrası dönemde sivil hükümeti bekleyen en önemli sorun, belki de ABD ile ilişkilerde yaşanacak. Müşerref döneminde istediğini alan Amerika, bu yeni dönemde sivil hükümetle bir gerginlik içerisine girebilir. İktidara gelen parti liderlerinin açıklamalarına bakılırsa ABD’den gelen talepler parlamentoya havale edilecek ve kararlar burada alınacak. Çoğunluğu Pakistan’ın egemenliğini doğrudan ilgilendiren her konunun meclise taşınacak olması, önceki dönemde olduğu gibi, istediği anda istediğini yapma imkanına sahip olamayacağı için ABD’yi tedirgin edecektir.
Pakistan Müslüman Birliği Partisi Lideri Navaz Şerif, ABD Dışişleri Bakan Vekili ve Bakan Yardımcısı ile yaptığı görüşme sonrasında başkalarının güvenliği için ülkelerini “mezbaha”ya çevirme niyetleri olmadığını söyledi. Ayrıca, yeni hükümetin “Pakistan Taliban Hareketi” ile de diyaloğa gireceğini açıklaması Amerikalılarda soğuk duş etkisi yaptı.
Pakistan menfaatlerini Amerikan menfaatlerine kurban etmeyen bu tavrın devam etmesi, tüm sorunun Pakistan-Afganistan sınırındaki kabile bölgelerinden kaynaklandığını iddia eden Amerika ile Pakistan’ın ilişkilerini fena halde hırpalayabilir.
Ülkenin iç politikası ile ilgili önemli bir konu da, Benazir Butto’nun partisinde yaşanan güç çekişmesidir. Başbakanın kim olacağı meselesi parti içinde çatlaklara sebep oldu ve sorunun devam etmesi orta dönemde partinin bölünmesini gündeme getirebilir.
Evet, yeni seçimlerle birlikte, bahara girdiğimiz şu günlerde Pakistan’da siyasi bir bahar havası yaşanmakta, ancak yine de Pakistan’ı iklimi gibi kızgın bir siyasi yazın beklediğini unutmamak gerekir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; Burundi tekrar iç savaşın eşiğinde
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isy...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kasırgaya rağmen referandum, cuntaya rağmen yaşam: Myanmar gerçeği

Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pi...

DOSYA; Çözüme, doğru tespitle başlamak
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en öne...

ADANMIŞ HAYATLAR; Allame Abdulvali Kari Mirzaev
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....

DÜNYA GÜNDEMİ; Sonu gelmez yolsuzlukların başkahramanı: BM Barış Gücü askerleri
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden b...

İKTİBAS; Geleceğin önüne kurulan bentler: Barajlar
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kal...

DOSYA; Küresel gıda krizi: Nedenleri sonuçları ve öneriler
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını s&u...