DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Mısır'ın yıllardır bitmeyen "mübarek" seçimleri PDF Yazdır E-posta
Yazar Turan Kışlakçı   
ImageMısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna gidiyor.

Arap dünyasının en kalabalık nüfusa sahip ülkesi ve entelektüel feneri olan, dünya deniz ticaretinin ana yolu Süveyş Kanalı’nı kontrol eden Mısır’da, nisan ayında yapılacak yerel seçim öncesi ortalık yine toz duman. Mısır yönetimi ülkedeki en güçlü muhalif grup olan İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) üyelerini aylar öncesinden tutuklamaya başladı. İki ay içinde gözaltına alınanların sayısı resmi rakamlara göre 100’ü aştı. Müslüman Kardeşler’in açıklamasına göre ise tutuklu sayısı 500’ün üzerinde. İhvan sözcüleri yaptıkları açıklamada, tutuklananların büyük ekseriyetinin yerel seçimlerde aday adayı olduklarını söylüyorlar. Mısır güvenlik güçleri ise tutuklanan kişileri yasa dışı bir örgüte üye olmak ve hükümet karşıtı broşür dağıtmakla suçluyor. 
İhvan-ı Müslimin cemaati, 2005 yılında bağımsız olarak katıldığı genel seçimlerde meclisin alt kanadındaki sandalyelerin beşte birini aldı. Bunun üzerine Mısır hükümeti 2006’da yapılacak olan yerel seçimleri iki yıl erteledi. Müslüman Kardeşler’in genel seçimlerdeki tüm engellemelere rağmen elde ettikleri başarılı sonuçlar, yerel seçimler öncesinde  de hükümeti korkutuyor.
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in iktidardaki Ulusal Demokrasi Partisi, geçtiğimiz ay düzenlediği bir toplantıda, 8 Nisan’da yapılması planlanan yerel meclis seçimlerinde, Müslüman Kardeşler hareketini basın yoluyla boğma ve kuşatma kararına varmıştı. Amaç, İhvan-ı Müslimin’in seçimlerde tatmin edici sonuçlar almasının önüne geçmekti. Bu çerçevede İhvan’ın güçlü olduğu birçok ilde yapılacak hileler için düzenler kuruldu, ayrıca Mısır’ın karşı karşıya kaldığı tüm problemlerin sorumlusu olarak Müslüman Kardeşler cemaatini gösteren çok şiddetli seçim kampanyalarına girişildi.
Seçimler öncesinde başvurulan bu yöntemler Mısır halkını tamamen bezdirmiş durumda. Mısırlılar yabancı basın kuruluşlarına yaptıkları açıklamalarda, oy vermekle vermemek arasında bir fark olmadığını söylüyorlar. Seçimin yine her zaman olduğu gibi hile ve usulsüzlüklerin gölgesinde kalacağını ifade eden Mısır halkı, seçim sonuçlarının şimdiden belli olduğunu düşündüğü için oy kullanmaya pek istekli değil.
Köklü bir tarih ve medeniyete sahip olan kadim Mısır’ın içinde bulunduğu durum gerçekten son derece üzüntü verici. Devlet ve halk arasında ciddi bir uçurum var. İşsizlik ülkenin en önemli sorunlarından birini teşkil ediyor. Fakirlik oranı da çok yüksek. Göstermelik seçimlerle yıllardır iktidarda bulunan rejim, ülkenin sorunlarını çözmek için hiç de ciddi adımlar atmıyor. Mısır hükümeti kendini her yıl resmi olarak Amerika’dan aldığı iki milyar dolardan fazla paraya endekslemiş durumda. Bu paranın ise nereye harcandığını araştırmaya bile gerek yok. Tıpkı seçimdeki oylar gibi bu para da bir yerlere akıp gidiyor…
Mısır rejiminin yıllarca muhalefete karşı sürdürdüğü demir yumruk politikası bugün hafiflemiş gibi görünse de eski ikinci dünya ülkesi politikalarından kendini hâlâ alıkoyamıyor. Ancak halihazırda ülkede muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna gidiyor. Fakat halk artık hiçbir şeye kolay kolay inanmıyor.
Jeopolitik yolların kavşağında duran Mısır’da İslami bir yönetim, hem ABD’yi hem Avrupa’yı hem de İsrail’i korkutuyor. Bundan dolayı Mısır’da yapılan her türlü hile ve usulsüzlük, görmezlikten geliniyor.
Kısacası; Mısır’da seçimler afiş ve reklamlardan başka bir şey ifade etmiyor. Arap dünyasının en büyük devleti olan Mısır’ın bu durumuna üzülmemek elde değil. Mısır, 1979’da İsrail ile barış antlaşması imzalayan ilk Arap devleti oldu. 2003’te Irak’ın işgalinden sonra ABD’ye karşı ülkede son derece geniş bir kamuoyu oluştu. Hükümet bugün kendi halkı ve Batı arasında sıkışmış durumda.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DOSYA; Çözüme, doğru tespitle başlamak
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en öne...

43. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Vilayet seçimleri öncesi Şii gruplar arası gerilim
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından ö...

ADANMIŞ HAYATLAR; Allame Abdulvali Kari Mirzaev
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....

İSLAM COĞRAFYASI; Özgürlük savaşının tarihi adı: Moro
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri v...

DÜNYA GÜNDEMİ; Bağımsız Kosova Hristiyanlaşıyor mu?
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sö...

DOSYA; Küreselleşen açlık
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....