İKTİBAS: Güneydoğu Asya'da ihlaller hüküm sürüyor * PDF Yazdır E-posta
Yazar İHH   
Güneydoğu Asya’da 10 devletten çoğunun bu yılki icraatlarına bakıldığında, bu devletlerin, devletin güvenliğine insanların güvenliğinden daha fazla öncelik verdiği görülüyor.
ImageYaklaşık 1,7 milyon erkek, kadın ve çocuğun katlinden sorumlu tutulan Kızıl Kımer liderlerini yargılamak üzere, 2008 yılında, özel bir savaş suçları mahkemesinin açılması bekleniyor. Kamboçyalılar, yaklaşık 30 yıldır, soykırım suçu işleyen Kızıl Kımer rejimi liderlerinin adaletle yüzleşip yüzleşmeyeceklerinin merakı içindeler.
Yaşanan muhtelif gelişmeler, adalet için olan bu bekleyişin yeni yılda sona ereceğini gösteriyor. Nitekim, 1979 ve 1975 yılları arasında Kamboçya’yı yöneten aşırı Maoist hareket Kızıl Kımer’in beş büyük lideri bu yıl tutuklandı.
Diğer yandan, kasım sonlarında Phnom Penh eteklerindeki özel bir mahkemede “Duch” adıyla bilinen King Khek Eav’in kefalet duruşmalarını dinlemek üzere toplanan geniş kalabalık, Kızıl Kımer kıyımında akrabalarını yitiren Kamboçyalıların adalet bekleyişinin bir göstergesiydi. Duch, 1400 kişinin idam edilmeden önce işkenceye maruz bırakıldığı, bu özelliğiyle ün salmış Toul Sleng Hapishanesi’ni yönetiyordu.
Güneydoğu Asya’daki insan hakları savunucuları, Kamboçya’daki bu gelişmeden dolayı umutlu olduklarını ifade etmekle birlikte, bölge genelinde insan haklarının mevcut durumunu eleştiriyorlar.
Nitekim, bölgede bulunan 10 devletten çoğunun bu yılki icraatlarına bakıldığında, bu devletlerin, devletin güvenliğine insanların güvenliğinden daha fazla öncelik verdiği görülüyor. İnsan hakları, politik ve sivil özgürlük kampanyası yürütenler, çoğunlukla kriz anlarında seçimle veya seçilmeden işbaşına gelmiş hükümetler tarafından, sonuçları hesap edilerek serbest bırakılıyorlar.
Bangkok merkezli bölgesel sağcı bir lobi olan Forum Asya’nın yöneticisi Anselmo Lee, “2007’de bölgenin insan hakları karnesi daha da kötüleşti. Küçük umut emareleri de artık sönmeye başladı.” dedi ve ekledi: “Hükümetler halen, halklarının pahasına da olsa,  kendi çıkarlarını gözetmekle meşguller.”
Sonuç itibariyle Lee gibi aktivistler, Güneydoğu Asya Ulusları Birliği (ASEAN)’nin bölgenin insan hakları karnesini iyileştirme girişimini izliyorlar. Kasım ayında Singapur’daki zirvede bir araya gelen devlet yetkilileri, ASEAN Anayasası’nın insan haklarını güvence altına alma, bölgenin insan hakları karnesini iyileştirme ve insan hakları alanında bölgesel bir yapı oluşturma teklifini desteklediler.
Lee, anayasada insan haklarının da yer almasının ve bölgesel bir insan hakları yapısının oluşturulmasının olumlu bir gelişme olduğunu, bunların bir fırsat kapısı sunduğunu söyledi ancak sözlerine şunları da ekledi: “Fakat, burada kullanılan dilin ne kadar gerçekçi olduğunu ve yeni oluşturulan insan hakları mekanizmasının ne derece etkili olacağını bekleyip görmeliyiz.”
Image
Askeri cunta pençesindeki Burma ve Tayland; muhalif seslerin katı hukuk kuralları ile kontrol altında tutulduğu tek partili devletlerden Singapur ve Malezya ve mutlak monarşi ile yönetilen Brunei, ASEAN üyeleri arasındadır. Bunun yanı sıra, baskıcı komünist rejimlerle yönetilen Laos ve Vietnam; gücün ordu ve devlet memurları da olmak üzere, bazı çevrelerce suiistimal edildiği, kültürel dokunulmazlıklar sebebiyle demokrasinin engellendiği Kamboçya, Endonezya ve Filipinler de bölge ülkeleri arasındadır.
Eylül ayında gösterilerle sokağa dökülen barışçıl protestocuları zor kullanarak elimine eden ve askeri cunta ile yönetilen Burma, adeta bölgenin utanç kaynağıdır.
Vietnam da, temmuz ayında Hanoi polisinin Ho Çi Minh şehrinde gösteri yapan protestocuları şiddet kullanarak bastırmasıyla benzer bir olay yaşandı. Kalkınma projeleri için toprakları memurlar tarafından gasp edilen ve bunun karşılığında tazminat talep eden çiftçiler, binlerce üniformalı ve sivil polis tarafından bastırıldı.
Bölgenin refah düzeyi en iyi olan ülkelerinden biri olan Malezya da, kasım ayında ülkenin etnik Hintli azınlığının gerçekleştirdiği protestoları zor kullanarak bastırdı.  Protestocuların ekonomide, eğitimde ve kültürel alanlarda yaşanan ayrımcılıklar hakkındaki şikayetleri, polisin copları ve göz yaşartıcı bombaları ile karşılandı. Kuala Lumpur, marjinalize edilen bu grubun liderlerinin teröristlerle bağlantılı olduğunu iddia etti ve İngiliz sömürge dönemi yadigarı İç Güvenlik Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanarak onları tutukladı.  
Diğer yandan Filipinler, yıl boyunca devam eden faili meçhul cinayetler nedeniyle insan hakları izleme örgütlerinin endişeyle takip ettiği bir bölgeydi. Kasım ayında BM özel müfettişi, Filipinler ordusunun komünist isyancıları ve sol kanat eylemcilerini yok etmek amacıyla solcu sempatizanları öldürdüğünü belirten bir rapor yayımladı.
2006 yılında Filipinler’de 209 cinayet işlenirken bu sayı 2007 yılında çarpıcı bir düşüş göstererek 68’e indi. Bu yılın başında Karapan gibi Filipinler’de faaliyet gösteren insan hakları grupları, Başkan Arroyo’nın göreve başladığı 2001 yılından bu yana 830 kişinin faili meçhul cinayete kurban gittiğini açıkladı.
1990 yılı ortalarında 30 yıl süren diktatörlüğün sona ermesiyle demokrasinin feneri durumuna yükselen Endonezya, insan hakları kültürünü derinleştirmek açısından karma bir sicile sahip. Cakarta, “1996 Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi” ve “1966 Uluslararası Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi” olmak üzere iki uluslararası insan hakları sözleşmesini uygulama yönünde kaydettiği gelişmelerden dolayı insan hakları gruplarından bazı ödüller aldı.  Endonezya bu yıl iki belgeyi de hayata geçirmek için adım attı.
ImageBununla birlikte, Endonezyalı insan hakları aktivistleri, hakların ihlali konusunda incelemeleri ağırdan almaları ve suçların faillerinin cezalandırılması konusundaki başarısızlıklarından dolayı hükümetlerini kınadılar. İnsan hakları eylemcilerinin başını çeken Soetandyo Wignjosoebroto’nun, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde The Jakarta Post gazetesinde, “Hâlâ birçok dokunulmazlığın olduğunu görüyoruz; ülkede insan hakları konusunda önemli bir gelişme yok.” dediği kaydedildi.
Güneydoğu Asya’nın önümüzdeki yeni yılda daha olumlu bir insan hakları karnesine sahip olacağına dair ihtimal biraz uzak görünüyor. Nitekim Singapur kökenli insan hakları lobi gruplarından biri olan Think Center’ın başkanı Sinapan Samydorai de, hükümetlerin insan hakları söylemlerini genişletmede isteksiz olduğunu, Güneydoğu Asya eğitim sisteminde insan hakları eğitimine çok az yer verildiğini belirtti. Samydorai verdiği bir telefon mülakatında da,  “Hükümetlerin tutumu, insanları kendi haklarını öğrenmekten alıkoyan bir yol… Sadece siyasi haklardan bahsetmiyorum, bununla birlikte işçi hakları, ekonomik haklar ve bilgi edinme haklarından da bahsediyorum.” dedi.

* Marwaan Macan-Markar y Johanna Son,  “Rights: Abuses reign in Southeast Asia, despite Cambodia’s gains”, 22/12/2007. Ayşe Olgun tarafından kısaltılarak tercüme edilmiştir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

DÜNYA GÜNDEMİ: BALKANLAR; Kosova'nın domino etkisi
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada ...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Umutların söndürüldüğü ülke Somali
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen dur...

DOSYA: Beş yılda 50 yıllık kayıp
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep ...

41. Sayı Sunuş
Değerli okuyucularımız,
Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onu...

İKTİBAS: Amerikan hapishane endüstrisi: Köleliğin modern versiyonu*

İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunu...

ROPÖRTAJ :Batı'nın dayattığı Darfur algısına farklı bir bakış
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle,...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Sürgündeki Moritanlar
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım ol...