DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA Sri Lanka'yı neler bekliyor? PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Gürbüz   
Bugün adada yaşanan huzursuzluğun temelinde, 1948 yılında İngilizlerin adayı terk etmesiyle idareyi ele alan Sinhalelerin, kırsal kesimde yaşayan Tamilleri seçme ve seçilme hakkından yoksun bırakması yatmakta.
DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA Sri Lanka'yı neler bekliyor?Hindistan’ın hemen güneydoğu ucunda 65.610 km²’lik bir yüzölçümüne sahip olan Sri Lanka, dünyanın tâbii güzellik açısından en görkemli ve şirin yerleri arasında. Adada var olan, barış, huzur ve kardeşlik atmosferi, sömürgecilerin adaya ayak basmasıyla yerini kaosa, fitneye ve savaşa bıraktı. Önce Portekizlilerin 1505 yılında başlayan vahşi sömürgesi, 1658 yılında Hollandalıların Portekizlileri adadan çıkartmasıyla devam etti. 1789 yılına gelindiğinde büyük bir sanayi hamlesi yapan İngiltere’nin adaya hakim olmasıyla birlikte, Serendib vahşi bir sömürgeci anlayışına sahip İngilizlerin elinde yeraltı ve yerüstü kaynakları çalınan bir ada olmaktan kendini kurtaramadı. Müslümanların ismini Arapça’dan türeterek vermiş olduğu ve asırlar boyu bu isimle anılan Serendib, İngilizlerin elinde Seylan olmuştur. Ada, 1948 yılına gelindiğinde İngiliz Milletler Topluluğu’na dahil bağımsız bir ülke olmuştur.

Adanın bugünkü etnik ve dini yapısı
ImageYaklaşık 21 milyonluk Sri Lanka nüfusunun %75’ini Sinhale, %16’sını Tamil, %7’sini de Moor kabilelerinden gelenler oluşturmakta. Ülke nüfusunun yaklaşık %78’i Budist ve ülkenin çoğunluğunu oluşturan Sinhaleler de bu gruba dahil. Ülkede, %8 civarında olan Müslümanlar ise Tamil ve Moor kabilelerinden oluşmakta. Her geçen gün Müslüman nüfusta gözle görünür bir artışın olması, Sinhale kabilesinin de İslam’a olan ilgisinin bir işareti. Ülkede %8 kadar Hristyan,  %7 kadar da Hindu bulunuyor.

Adada neler oluyor?
Bugün adada yaşanan huzursuzluğun temelinde, 1948 yılında İngilizlerin adayı terk etmesiyle idareyi ele alan Sinhalelerin, kırsal kesimde yaşayan Tamilleri seçme ve seçilme hakkından yoksun bırakması yatmakta. Ülkede milliyetçiliği körükleyen yasaların devreye girmesiyle Tamillerin varlığı inkar edilerek Tamiller müthiş bir asimilasyon politikası uygulandı. Resmi bir politika haline getirilen bu çabalar, Tamillerin ulusal anlamda biliçlenmesini sağladı. 1959 yılına gelindiğinde Sinhale-Tamil çekişmesi iyiden iyiye kızışınca o günkü Başbakan Bandaranaike öldürüldü. Yerine hanımı Mrs. Srimavo Bandaranaike dünyanın ilk kadın başbakanı olarak hiç de rahat olmayan iktidar koltuğuna oturdu. 1971 yılına kadar bu görevde kalan kadın başbakan, ülkenin adının Sri Lanka olarak değiştirildiği ve cumhuriyetin ilan edildiği 1972 yılında emekliye ayrıldı ama sonrasında sorunlar artarak daha da büyüdü.
Image1972 yılına gelindiğinde ülkenin kuzeyinde yaşayan Tamillerin siyasi beklentilerinin halen karşılanamamış olması, Tamilleri silahlı direnişe itmiş ve Tamil Birleşik Cephesi (TUF)’nin kuruluşuna zemin hazırlamıştır. 1976 yılına gelindiğinde ise Marksist öğrencilerden oluşan bir grup, Tamil Elam Özgürlük Kaplanları (LTTE) örgütünü kurarak ilk silahlı mücadeleye başlamışlardır. Propaganda amaçlı küçük eylemler yapmaya başlayan gençlerden müteşekkil LTTE örgütünün baskısıyla isim değişikliğine giden TUF, 1977 seçimlerinde Tamil Birleşik Kurtuluş Cephesi (TULF) ile büyük bir başarı sağladı. Fakat bu başarı siyaseten bir anlam ifade edemedi. 1982 yılına gelindiğinde parlamento tarafından yasadışı ilan edildi ve siyasetin meşru dairesinin dışında bırakılarak bugünkü kanlı olayların tohumları atıldı. Tamiller sokaklara döküldü ve ordu kanlı bir şekilde bu eylemleri bastırdı. 1983 yılında Tamiller’in başkent olarak gördükleri ülkenin kuzeyinde yer alan Caffna kentinde 13 askerin öldürülmesiyle olaylar iyice çığrından çıktı. Olayları yatıştırması gerekirken, hükümet milliyetçi Sinhaleleri de kışkırtarak orduyla birlikte Tamil bölgelerinde sokak katliamlarına girişti. Yaklaşık 10 bin civarında insan katledildi; on binlercesi de Hindistan’a göç etmek zorunda bırakıldı.
Ardından Tamiller’in ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinin kontrolünü ele geçirerek LTTE yarı bağımsız bir yönetim kurarak büyük bir başarı sağladı. 2000’li yıllara gelindiğinde çatışmalar iyice şiddetlendi. Norveç’in arabuluculuğu ile 2002 yılında tekrar bir ateşkes sağlandı.
Tamiller ve hükümet arasındaki bu çatışmalardan en çok ülkedeki Müslümanlar zarar gördü ve hala görmeye devam ediyor. Müslüman Tamiller, Marksist ve ırkçı Tamillerin mücadelelerine destek vermedikleri için yurtlarından çıkarıldılar. Evlerini, tarlalarını, ve sahip oldukları her şeylerini bırakarak göçe zorlanan Müslümanlar, şimdilerde çok zor şartlarda hayata tutunmaya çalışmakta.
2005 yılındaki seçimlerden sonra yapılan ateşkesi askıya aldığını açıklayan hükümet pandoranın kutusunu yeniden açınca çatışmalar yeniden başladı. Bu kirli ve anlamsız savaş sonunda, yaklaşık 70 bine yakın insan hayatını kaybetti, binlercesi de sakat kaldı.
2005’te seçilen Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa’nın askeri yöntemle sorunu halletme çabaları ise çatışmaları iyice alevlendirdi. Şubat ayı içerisinde yaşanan çatışmalar sonucunda, hükümet, ülkenin doğu kısmını tamamen kontrol altına alarak askeri bir başarı sağlamış gibi görünmekte. Ancak bu, ülkede var olan sorunu çözer mi, bilinmez.
Başkent Kolombo’da bombalar patlıyorken, bu sorunun tamamen askeri yöntemle çözülemeyeceği aşikar. Hatta ülkede bu saatten sonra hiç kimse kendini güvende hissedemiyor. Ülkenin ağır ekonomik şartları ise, askeri harcamalarla tümden artıyor ve Sri Lanka özlediği huzurdan, barıştan bir adım daha uzaklaşmış olarak yarına adımını atıyor. ABD ve Kanada hükümetinin baskısıyla AB’nin de LTTE’yi terörist faaliyetlerde bulunan örgütler listesine almasıyla durum daha bir karışık hal aldı.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA ; Pakistan: Kızgın bir yaza gebe siyasi bahar
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında ...

Kısa Kısa
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor
Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim...

DÜNYA GÜNDEMİ: BALKANLAR; Kosova'nın domino etkisi
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada ...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Umutların söndürüldüğü ülke Somali
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen dur...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bağımsız Çeçenistan için bir mihenk taşı: Cevher Dudayev
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri h...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Sürgündeki Moritanlar
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım ol...

DOSYA: İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar girdabı: Irak'ın işgali
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu poli...