DÜNYA GÜNDEMİ: BALKANLAR: Hoş geldin Kosova! PDF Yazdır E-posta
Yazar Murat Yılmaz   
 Çevresinin önemli bir kısmı Arnavut toplulukla çevrili bulunan Kosova’da meydana gelmesi muhtemel saldırılar artık on sene öncesine göre çok daha iyi duruma gelirken asıl sorunun merkezi Bosna-Hersek olabilir. Zira ülkeyi Sırplar’la Boşnak-Hırvatlar arasında iki parçaya ayıran Dayton çizgileri uzun zamandır sarsılmakta.
ImageBalkanlar’ın en eski halklarından olan Arnavutlar, tarihten günümüze kadar Roma, Bizans, Orta Asya göçlerinin getirdiği istilaları ile Slav ve Osmanlı etkilerini yaşadılar. 1389 Kosova Savaşı’yla başlayan süreçte İslam’la şereflendiler. Osmanlı’nın sadık tebaası olan Arnavutlar, Boşnaklarla beraber Osmanlı’nın Balkanlar’daki istikrar göstergesi oldular. Balkanlar’ın Kosova, İşkodra, Yanya ve Manastır vilayetleri boyunca meskun olan Arnavut nüfusun huzur içerisinde yaşadıkları nadir dönemlerden oldu Osmanlı dönemi.
1913 tarihinde Sırbistan’a bağlanan Kosova, nice zorluklarla dolu 95 yıllık bağımsızlık mücadelelerinde sona geldi. Kosova, 17 Şubat 2008 tarihinde beşinci başbakanı Haşim Taçi’nin bağımsızlık ilanıyla mutlu sona ulaşmış oldu.
Kosova artık bağımsız. Kuşkusuz bugüne gelmek kolay olmadı. 1974 yılı Tito döneminde Kosova’ya verilen genişletilmiş özerklik, 1989 yılında Balkanlar’ı kana bulayacak olan Slobodan Miloşeviç tarafından iptal edildiğinde, Balkanlar’ın savaşlarla örülü kötü günlerin eşiğinde olduğu iyice anlaşılmıştı. Miloşeviç, büyük sultan Murat Hüdavendigar’ın Kosova’da kazandığı zaferin tam 600. yıl dönümünde aynı meydanda bir milyon Sırp’ın katılımıyla büyük bir miting gerçekleştirdi ve sonrasında 10 yıl boyunca Balkanlar’dan kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı.
Image
Sırpların 1989 atağına bir yıl sonra bağımsızlıklarını ilan ederek cevap veren Kosovalı Arnavutlar, Sırpların sosyal ve siyasi hayatın her alanındaki baskı ve sindirme politikalarıyla karşı karşıya kaldılar. Arnavutlar, Sırpların hemen her alanda uyguladıkları baskı ve boykotlara, kendi alternatif eğitim, sağlık ve askeri yapılarını oluşturarak karşılık vermeye başladı. İşte böyle bir dönemde Kosova Kurtuluş Ordusu’nun ilk nüveleri atıldı; ve Arnavutlar, Bosna Savaşı’nın ardından bağımsızlık mücadelelerine devam ettiler.
1989’dan beri devam etmekte olan İbrahim Rugova’lı siyasi sürecin 1998 Şubatına gelindiğinde iflas ettiği anlaşılmış oldu. Zira, Bosna’dan sonra herkesin “Bir daha asla!” dediği savaş, bu kez Kosova’nın kapısını çaldı. 16 ay boyunca devam eden savaş, NATO’nun 78 gün süren bombardımanı ardından 1999 Haziran’ında nihayet buldu. Sonrasında BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı 1244 sayılı karar ile Kosova kağıt üzerinde Sırbistan’a bağlı olmakla birlikte yönetim olarak BM Kosova Misyonu İdaresi (UNMİK)’ne, güvenlik olarak da NATO’ya Kosova Barış Gücü (KFOR) teslim edildi. Bu süreçte normal bir devletin yürüyebilmesi için gerekli olan hemen tüm mekanizmalara kavuşan Kosova, 2006 Şubat’ında İbrahim Rugova’nın akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından iktidara gelen Haşim Taçi yönetimiyle statü müzakerelerine başladı.
Bir sene süren ve tarafların Viyana’da eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Marti Ahtisaari yönetiminde devam ettirdikleri statü görüşmelerinin neticesi 2007 Şubatında açıklandı. Ahtisaari Kosova’ya gözetim altında bağımsızlık öngören kararını açıkladığında Sırp tarafı bunu asla kabul etmeyeceğini belirtirken, Arnavutlar karardan dolayı mutluydular. Ve bu kararın üzerinden bir sene geçtiğinde de Kosova bağımsızlığını ilan etmiş oldu.
Şimdi Arnavutları ve genelde tüm Balkanlar’ı bekleyen önemli sorunlar bulunuyor. Birincisi Sırbistan’ın 2006 Mayıs’ında Karadağ’ı kaybetmesi, ardından yeni bir kayıpla daha da hırçınlaşma nedeniyle Kosova’ya yeni bir saldırı başlatması ihtimaldahilinde. Bu anlamda Kral Lazar’ın orduları isimli illegal örgütlenmeden bahsedilirken, Kosova içlerindeki Sırp gettolarında ve Mitrovitsa’da bulunan Sırpların silahlandırıldıkları ifade edilmekte. Sırpların madenleriyle ünlü Mitrovitsa karşılığında Kosova’nın bağımsızlığına göz yumacağı, uzun yıllar akademik mecralarda tartışılmaktaydı. Bu anlamda, Mitrovitsa’nın Kosova’dan kopartılması için bölgenin özerkliği ilan edilerek istikrarsızlaştırma operasyonlarına hız verilebilir. Yoğun Arnavut nüfusun yaşadığı Preşevo ile Mitrovitsa takası da yine gündeme gelebilecek sorunlar arasında.
ImageÇevresinin önemli bir kısmı Arnavut toplulukla çevrili bulunan Kosova’da meydana gelmesi muhtemel saldırılar, artık 10 sene öncesine göre çok daha iyi durumda bulunan Kosovalı Arnavutlar için büyük bir tehdit oluşturmuyor. Bundan sonraki dönemde sorunun asıl merkezi Bosna-Hersek olabilir. Zira, ülkeyi Sırplarla Boşnak-Hırvatlar arasında iki parçaya ayıran Dayton çizgileri uzun zamandır sarsılmakta. Bosna Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dodik, hemen her fırsatta “Kosova’nın bağımsızlığı gerçekleşirse biz de Sırbistan’la birleşiriz.” şeklinde tehditler savurmakta ve Sırbistan bu ihtimali hiçbir zaman yalanlamamaktaydı. Böylesi bir girişimin Balkanlar’ı tümden etkisi altına alabilecek yeni bir istikrarsızlığa yol açma olasılığı şüphesiz yadsınamaz. Bu ise içerisine Sancak bölgesinin de dahil olacağı yeni bir Boşnak cephesi anlamına gelmekte.
Bunlar muhtemel senaryolar elbet. Fakat Osmanlı’nın Balkanlar’dan çekilmesinin, ardından, uzun yıllar coğrafyadan uzak kalan İslam dünyasının ve başta Türkiye’nin bölgeye ilgi göstermesi ve Türkiye’nin Kosova’yı tanıyan ilk devletlerden olması önem arz etmekte. Unutulmamalı ki Kosova, Osmanlı’nın Balkanlardan Bihaç’a kadar uzanan “yeşil kuşak” bölgesinde çok önemli bir geçiş noktasıdır. Ve Kosova bugün, %95’e varan Müslüman nüfusuyla Avrupa’nın en yoğun Müslüman nüfuslu ülkesi olmuştur. Türkiye, uzun yıllardır devam etmekte olan akrabalık bağları ve tarihi mirasın devamı olarak İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği’ni de kullanarak Kosova ile İslam dünyasını bir araya getirmeli ve Kosova’nın bağımsızlığında çok etkili olan ABD’ye ve AB ülkelerine karşı tüm inisiyatifi Batı’ya bırakmamalıdır. Balkanlar’ın yeni Müslüman ülkesi Kosova, hayırlı uğurlu olsun.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

İKTİBAS: Amerikan hapishane endüstrisi: Köleliğin modern versiyonu*

İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunu...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA ; Pakistan: Kızgın bir yaza gebe siyasi bahar
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında ...

DOSYA: Uluslararası hukuk açısından Irak'ta yaşam hakkı ihlalleri
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu...

Kısa Kısa
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor
Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim...

DOSYA: İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar girdabı: Irak'ın işgali
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu poli...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Malezya genel seçimlerinin ardından
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli öl...

İSLAM COĞRAFYASI: Bir esenlik yurdu: Bruney Sultanlığı
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...