DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU; Annapolis ve raporlar arasında İran PDF Yazdır E-posta
Yazar Hakkı Uygur   
DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU; Annapolis ve raporlar arasında İranSonuç kötümserleri haklı çıkardı. Hamas hükümetinin, Hizbullah’ın ve İran’ın katılmadığı Konferans’tan hiçbir somut sonuç çıkmadığı gibi toplantının hemen ardından İsrail, işgal altındaki yerleşim birimlerini boşaltmayacağını açıkladı ve Filistin’e yaptığı saldırıları şiddetlendirdi.

İran’ın geçen ay yaşadığı dış politika gelişmelerini açıklamak için en iyi başlık yukarıdaki olsa gerek. ABD yönetiminin Ortadoğu’ya barış getirmek iddiasıyla düzenlediği ve 50’den fazla ülke yetkilisinin katıldığı Annapolis Barış Konferansı’nın sonuçsuz kalacağı, çoğu kimse için başından belliydi. Yine de ABD’nin toplantıya atfettiği önem, başta Dışişleri Bakanı Rice olmak üzere üst düzey Amerikalı yetkililerin İsrail’den "fedakarlık" yapmasını istemeleri, aynı şekilde Suriye’nin son anda dışişleri bakanı yardımcısı seviyesinde de olsa toplantıya katılacağını açıklaması barış anlaşması sağlanması hususunda küçük de olsa bir umut ışığı yakmıştı.

Ancak sonuç, kötümserleri haklı çıkardı. Hamas hükümetinin, Hizbullah’ın ve İran’ın katılmadığı konferans’tan hiçbir somut sonuç çıkmadığı gibi, toplantının hemen ardından İsrail, işgal altındaki yerleşim birimlerini boşaltmayacağını açıkladı ve Filistin’e yaptığı saldırıları şiddetlendirdi.

Image İran’ın toplantıya tepkisi başından beri olumsuzdu. Konferans’ın Filistin karşısında yeni bir komplo olduğunu savunan İran, tüm Arap ülkelerine Konferans’ı boykot çağrısında bulunmuş ve Filistinli grupları alternatif bir konferans için Tahran’a davet etmişti. İran yönetimi Arap ülkelerinin ve özellikle de Suriye’nin toplantıya katılmasına sert tepki göstermiş; İran gazeteleri birkaç gün boyunca Suriye’yi eleştiren yazılar yayımlamıştı.

İran hakkında yayımlanan iki rapor, geçtiğimiz ay boyunca çok konuşuldu. Bu raporların ilki, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili yayımlanan ve Ajans’ın gerçekleştirdiği kapsamlı araştırmalar sonucunda söz konusu faaliyetlerin askeri amaçlı olduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını belirten rapordu. Raporda ayrıca, İran’ın geniş kapsamlı işbirliği gösterdiği belirtilerek bazı anlaşmazlık konularının kesin olarak sonuca bağlandığı açıklanıyordu. Bununla birlikte rapor, İran’ın, BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararlara karşın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam ettiğini de vurguluyordu. Rapor, İran tarafından haklılığının kesin kanıtı olarak gösterilirken; Rusya, Çin ve Bağlantısızlar Hareketi üyesi ülkeler de raporun İran açısından olumlu noktalarına dikkat çektiler. Raporun yayımlanmasının ardından Çin aynı hafta içinde düzenlenecek ve İran’a yeni yaptırımları inceleyecek 5+1 (Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve ABD ile Almanya) ülkelerinin toplantısına "teknik" nedenlerden dolayı katılmazken; Rusya’nın rapora tepkisi, Buşehr Nükleer Santrali’nde kullanılacak nükleer yakıtı İran’a göndermeye hazırlandığını açıklamak oldu ve söz konusu yakıt üç hafta sonra İran’a gönderildi.

Image ABD, bu raporu önemsiz göstererek yaşadığı şoku atlatmaya çalışırken Bush yönetimine hiç beklemediği bir darbe de ülke içinden geldi. 16 istihbarat örgütünden oluşan Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi, yayımladığı raporla, İran’ın en azından 2003 yılından beri askeri amaçlı nükleer faaliyette bulunmadığını belirtti. Raporun etkisi Ajans’ın raporunun etkisinden çok daha büyük oldu. İran karşıtı sert görüşleriyle tanınan John Bolton gibi isimler, raporun güvenlik bürokrasisi tarafından hazırlandığını belirterek böylesi hassas bir dönemde raporun yayımlanmasının Bush yönetimine yönelik bir darbe girişimi anlamına geldiğini ileri sürdüler.

Her ne kadar Bush ve ekibi bu raporu da görmezden gelmeye ve İran konusunda Güvenlik Konseyi ülkelerini ikna etmeye çalışsa da, bundan sonra ABD’nin İran’a karşı yeni bir yaptırım kararı çıkartması oldukça zor görünüyor. Geriye, ABD’nin İran’a karşı tek başına harekete geçmesi kalıyor. Ancak gerek Bush yönetiminin son aylarını yaşaması gerekse de son istihbarat raporuyla Bush’un İran konusundaki inandırıcılığını yitirmesi, bu seçeneği de oldukça zayıflatıyor.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

İKTİBAS: Amerikan hapishane endüstrisi: Köleliğin modern versiyonu*

İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunu...

DOSYA: Yaşam hakkı ihlalleri üssü: Irak
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin...

İSLAM COĞRAFYASI: Bir esenlik yurdu: Bruney Sultanlığı
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU; İran'da yeni dönem
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bağımsız Çeçenistan için bir mihenk taşı: Cevher Dudayev
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri h...

DOSYA: Beş yılda 50 yıllık kayıp
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep ...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Malezya genel seçimlerinin ardından
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli öl...