DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA ASYA; Çeçenistan Putin dedi mi? PDF Yazdır E-posta
Yazar Sevinç Alkan Özcan   
ImagePutin’in partisinin yüksek oranda oy alması Rusya için beklenilen bir durum olsa da, Çeçenistan’dan Putin’e çıkan yüksek oy oranı seçimlerin adil bir biçimde yapılmadığı iddialarını doğrular niteliktedir.

Aralık ayının ilk haftasında Rus Parlamentosu’nun alt kanadı Duma’nın yeni aritmetiğinin belirlenmesi için yapılan seçimler öncesinde, devlet başkanı Vladimir Putin’in, Birleşik Rusya Partisi’nden adaylığını açıklaması ve ardından tüm medya kanallarını kendi partisi lehine harekete geçirerek muhalefeti kontrol altında tutması adeta seçim sonuçlarının habercisi niteliğindeydi. Putin’in çabaları boşa gitmedi ve seçimlerinin sonunda %64,1’lik oy oranıyla Birleşik Rusya Partisi, Duma’daki 450 sandalyenin 315’ini elde etmiş oldu. Bu da Putin’in Duma’da anayasayı değiştirecek yeterlilikte sandalye sayısına ulaştığı anlamına geliyor. Seçimlerin sonunda Duma’da geri kalan sandalyeleri paylaşan Komünist Parti (57 sandalye), Liberal Demokrat Parti (45 sandalye) ve Adil Rusya Partisi’nden (33sandalye) özellikle son ikisinin Putin’le işbirliği yaptıkları düşünülürse, Putin’in iktidarını sağlamlaştırmasının önünde hiçbir engelin kalmadığı kolaylıkla anlaşılabilir.

Rusya genelinde Putin’in partisinin bu kadar yüksek oy alması, zaten büyük ölçüde beklenen bir gelişmeydi. Bunun temel sebepleri olarak; insanların, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında yaşadıkları siyasi ve ekonomik çalkantıdan bıkmış olmaları, Putin döneminde yakalanan siyasi istikrar ve dünyada artan doğalgaz ve petrol fiyatlarının ciddi boyutlardaki katkısıyla ekonomide yaşanan iyileşmenin bu durumda etken oldukları söylenebilir. Rusya Federasyonu içerisinde genel olarak demokratik talepler ve siyasal haklardan ziyade, ekonomik ihtiyaçlardan kaynaklanan sosyal hakların seçmen nezdinde daha önemli olmaya devam ettiği görülmektedir.

ImageRusya içerisinde Putin’in partisinin bu kadar yüksek oranda oy alması Rusya için beklenilen bir durum olsa da, Çeçenistan’dan Putin’e çıkan yüksek oy oranı, seçimlerin adil bir biçimde yapılmadığı iddialarını doğrular niteliktedir. Zira Çeçenistan’ın yerle bir edildiği savaşlar ve Putin’in kariyerindeki yükselmede Çeçenistan’da uyguladığı siyasetin etkisi düşünüldüğünde, Putin’e Çeçenistan’dan %99,5 oranında desteğin çıkması ve seçimlere katılım oranının da en az oy oranı kadar yüksek olması, pek inandırıcı görünmemektedir. Durumu inandırıcı kılmak amacıyla yapılan bazı yorumlarda, Çeçenistan’ın genç cumhurbaşkanı Kadirov’un halka, Birleşik Rusya Partisi’ne oy vermeleri konusunda yaptığı telkinlerin etkili olduğu söylense de bu telkinlerin %99 oranında başarılı olduğuna inanmak herhalde saflık olacaktır. Bununla ilgili olarak yapılan bir başka yorumda ise, Putin’in seçim öncesinde Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynuddin’le yaptığı görüşmenin ve Gaynuddin’in Müslüman topluluklara yaptığı çağrıdan bahsedilmektedir. Açıklanan resmi rakamlara göre, Müslüman topluluklar içerisinde Putin’e en çok desteğin çıktığı bölge, başta Çeçenistan olmak üzere, Kafkasya bölgesidir. Dağıstan, İnguşetya, Başkırdistan, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes bölgelerinde Putin’e verilen destek, yine bu rakamlara göre kağıt üzerinde %90’ın üzerindedir.

Putin’in, devlet başkanlığı döneminde İslam dünyası ile ilişkilerini geliştirdiği, bu çerçevede İslam Konferansı Örgütü’nde Rusya’nın gözlemci statüsü elde ettiği doğrudur. Putin’in ayrıca, Rusya içindeki Müslüman dini liderler ile işbirliği içerisinde hareket ettiğini de biliyoruz. Yeni açılan İslam üniversitelerine diğer üniversitelerle denklik kazandırması da Rusya Müslümanları açısından olumlu gelişmelerden biri olmuştur. Ancak tüm bunlar, Çeçenistan’daki insan hakları ihlallerini unutturmak ya da Putin’e Kafkasya’dan bu kadar yüksek oranda destek çıkmasının nedeni olarak ileri sürmek için yeterli değildir. Fakat Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynuddin’in Kafkasya Müslümanları üzerinde ne derece etkili olduğu da tartışılması gereken bir başka konudur.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

Kısa Kısa
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor
Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim...

41. Sayı Sunuş
Değerli okuyucularımız,
Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onu...

DOSYA: Uluslararası hukuk açısından Irak'ta yaşam hakkı ihlalleri
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bağımsız Çeçenistan için bir mihenk taşı: Cevher Dudayev
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri h...

ROPÖRTAJ :Batı'nın dayattığı Darfur algısına farklı bir bakış
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle,...

DOSYA: Beş yılda 50 yıllık kayıp
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep ...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTADOĞU; İran'da yeni dönem
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...