DÜNYA GÜNDEMİ:Irak'a komşu ülkeler toplantısı PDF Yazdır E-posta
Yazar Mesut Özcan   
Image
2-3 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirilen genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Toplantısı, daha çok PKK gündeminin etkisinde kalsa da, oldukça geniş katılımlı bir toplantı olarak dikkat çekti. Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasal egemenliği konusundaki endişelerinin dile getirildiği toplantıda; Türkiye’nin tutumu, Irak’ın komşuları, ABD Dışişleri Bakanlığı ve BM Genel Sekreteri tarafından da haklı görüldü. Irak’ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve bağımsızlığının korunması ile topraklarının terör amaçlı kullanılmaması yönündeki talepler, sonuç bildirgesinde vurgulu cümlelerle yer aldı. Türkiye, başından beri Birleşmiş Milletler (BM)’in Irak’ta aktif rol üstlenmesini isterken, zirveden buna yönelik bir karar da çıktı. Sekiz askerin serbest bırakılmasına yönelik çabalar da toplantının olumlu sonuçları arasında sayılabilir.
2003 yılında Irak’ın işgali öncesinde Türkiye’nin inisiyatifi ile başlatılan bu toplantılar, zaman içerisinde kalıcı bir hale dönüştü ve aynı zamanda katılımcı sayısı arttı. Irak yetkililerinin yanı sıra, BM temsilcileri de toplantılara düzenli olarak katılmaya başladılar. İstanbul’daki son toplantıya ise, İKÖ Genel Sekreteri ve G-8 üyesi ülkelerin temsilcileri de katıldı ve Irak konusu pek çok taraf açısından ele alındı. Bu bakımdan, oldukça üst düzey katılımlarla, Irak sorununun bölgesel ve uluslararası boyutunu gündeme getiren bir toplantıda Türkiye kendi gündemini büyük ölçüde gerçekleştirme imkanı buldu. Irak’tan başbakan ve dışişleri bakanı düzeyinde katılımın sağlandığı toplantı, Irak sorununun taraflarını bir araya getiren önemli bir forum olma özelliği kazandı. Toplantının yapıldığı yer olan Türkiye’nin gündemine damgasını vuran bu forum, başlarda Irak içerisindeki sorunlara yoğunlaşmışken, zaman içerisinde Irak’taki istikrarsızlığın bölgede yol açtığı olumsuzluklarla da ilgilenmeye başladı.
Bu forum Türkiye’nin bölgesel rolünün bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Çünkü forum, sahip olduğu ekonomik ve diplomatik kaynaklara mütenasip bir şekilde, hem kendi sorunlarına diplomatik çözümler bulmak hem de bölgede barış ve istikrara katkı yaparak önemli bir aktör haline gelmek için Türkiye’nin bir aracı olarak işlev görüyor. Örneğin Kuzey Irak kaynaklı terör sorununun çözümünde askeri seçeneği dışlamadığını sürekli olarak dile getiren Türkiye, bu seçeneği kullanmadan önce diplomatik ve ekonomik araçları kullanmaktadır. Bu toplantı ise, bu tutumunun hem Iraklı muhataplarına, hem de BM ve ABD gibi sorunun diğer muhataplarına pozisyonunu birinci ağızdan anlatma imkanı sağlıyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin bölge ülkelerine niyetinin ne olduğunu göstermesi şeklinde bir işlev de görüyor.
Bu ortak forumun birkaç yıldır devam edebilmesi, Ortadoğu bölgesindeki ciddi ayrışmalara rağmen, bölge kaynaklı sorunlara bölge içerisinden çözüm bulunması yönündeki çaba ve umutların da bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Soğuk Savaş öncesi dönemden beri Ortadoğu, dünyanın en fazla dikkat çeken ve dış müdahaleye en fazla maruz kalan bölgesi olarak değerlendirilmektedir. Bu gerçek ise, bölgede ortaya çıkan bir sorunun kısa bir süre içerisinde uluslararası boyut kazanması anlamına geliyor. Ortadoğu’da dış müdahalelere zemin hazırlayan önemli bir unsur ise, sorunlarını bölgesel girişimlerle çözemeyen ülkelerin büyük güçlerin müdahalelerine davetiye çıkarmalarıdır. Ama bu forum, zaman içerisinde genişleyerek diğer aktörleri de içine alacak şekilde etkinlik kazanan bölgesel bir çaba olarak dikkat çekmektedir. Bu forum kısa süre içerisinde sorunlara tek başına bir çözüm elbette oluşturamayacaktır. Ama Irak kaynaklı mevcut sorunların taraflarının doğrudan görüşerek, ortak çözümler üretmeye çalıştıkları bir platform olarak, diplomatik araçlardan ziyade silahların bir araç olarak kullanıldığı bölge için faydalı bir forum olarak görünmektedir. Bu nedenle de, Türkiye’nin öncülüğüyle başlatılan bu girişimin başarılı olmasının, tüm bölge ülkeleri için olumlu sonuçlar doğuracağı tahmin edilmektedir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

ADANMIŞ HAYATLAR: Bağımsız Çeçenistan için bir mihenk taşı: Cevher Dudayev
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri h...

İSLAM COĞRAFYASI: Bir esenlik yurdu: Bruney Sultanlığı
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

DOSYA: Uluslararası hukuk açısından Irak'ta yaşam hakkı ihlalleri
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu...

DÜNYA GÜNDEMİ: BALKANLAR; Kosova'nın domino etkisi
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada ...

ROPÖRTAJ :Batı'nın dayattığı Darfur algısına farklı bir bakış
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle,...

41. Sayı Sunuş
Değerli okuyucularımız,
Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onu...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Sürgündeki Moritanlar
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım ol...