RÖPORTAJ: Mescid-i Aksa, hepimizin meselesidir PDF Yazdır E-posta
Yazar Salih Bilici   
RÖPORTAJ: Mescid-i Aksa, hepimizin meselesidirİsrail’in arkeolojik kazı bahanesiyle adım adım yıkıma götürdüğü Mescid-i Aksa’nın imamı İkrime Sabri, Kudüs’teki son durumu Düşünce Gündem okurları için değerlendirdi. Uzun yıllar Kudüs müftülüğü yaptıktan sonra emekliye ayrılan ve şimdi Mescid-i Aksa’da İslam ümmetini birliğe çağıran hutbeler veren Sabri, bu mescidin yerine kendi tapınaklarını kurmaya çalışan İsrail’in açıkça İslam ülkelerine meydan okuduğunu söyledi.

Sayın İkrime Sabri, Kudüs’te neler oluyor?
Kudüs, 1967 yılından beri tamamen işgal altında. Kudüs’te işgalden beri Yahudileştirme politikası uygulanıyor. İsrail, inşa ettiği “utanç duvarı” yüzünden bu şehrin diğer Filistin bölgelerinden tamamen tecrit edilmesine neden oldu. Bu şehir, şu an büyük bir hapishane konumundadır. İsrail, Kudüs’te yerleşik olan Filistinlileri bölgeyi terk etmeye zorlamaktadır. Ancak bu baskılara rağmen Kudüs’teki Filistinli nüfusu, her geçen yıl artıyor. Çünkü insanların Kudüs’e olan bağı, iman ve akide bağıdır. Filistinliler, Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya çok bağlılar.

Mescid-i Aksa’nın durumu nasıl?

Mescid-i Aksa ciddi bir tehlike altında. Mağribiler Kapısı, Mescid-i Aksa’ya ulaşan kapılardan birisidir.  Eğer tedbir alınmazsa bu kapı bir süre sonra yıkılacak. İkinci olarak, Mescid-i Aksa’nın batısındaki duvarın altında kazılar sürmekte. Bu duvarı bizler “Burak” ismiyle adlandırıyoruz; Yahudiler ise “ağlama duvarı” olarak adlandırıyor. Bu duvar, altındaki kazılar sebebiyle yarılmak üzere. Bizler, bu kazıların meşru olmadığını ve olumsuz etkilerinin olacağını savunuyoruz. Bunun yanı sıra vakıflara yönelik saldırılar da var. Çünkü Bab-ul Mağrip (Mağribiler Bölgesi) bölgesi İslami vakıflara aittir.

Filistinliler Mescid-i Aksa’da namaz kılabiliyorlar mı?
Müslümanlar Cuma dışındaki günlerde bir şekilde mescide girip, namazlarını kılabiliyorlar. Fakat 45 yaşın altında olanların Cuma günleri mescitte namaz kılmaları yasak. Maalesef sürekli ibadet özgürlüğünden bahseden İsrail, bu konuda da baskı yapmaktan geri durmuyor.

İsrail’in bölgede yürüttüğü kazıları yerinde görmek ve bir rapor hazırlamak için Türkiye’den bir heyet geçtiğimiz aylarda Kudüs’e gitti. Orada incelemelerde bulunan bu heyet, Türkiye’ye döndü ama rapor henüz açıklanmadı. Bu raporun akıbeti hakkında bir bilginiz var mı?
Bu gelen heyetin ne yaptığını biz de bilmiyoruz. Gelen grup, raporlarını Kudüs’te değil Ankara’da hazırlayacağını söyleyerek ayrıldı. Onun için hiçbir bilgimiz yok. Bu rapor ne oldu? Bu soruyu sadece biz değil birçok Müslüman soruyor. Rapor Müslümanların lehine değil mi?  Raporda, “kazı çalışmalarının Mescid-i Aksa’ya zarar vermediği” şeklinde bir yoruma yer verildiği duyumunu aldık. Biz, Türk heyetinin Kudüs’e gelecek olmasından dolayı çok sevinmiştik. Ancak çeşitli politik oyunlar, bu çalışmanın üzerini kapattı. Eğer bu rapor olumlu olsaydı biz bu raporu dillendirecek, İsrail’e karşı daha güçlü olacak, şimdiki gibi yalnız olmayacaktık. Mescid-i Aksa’yı yıkma girişimi Müslümanlara yönelik bir meydan okumadır. Bu kazılar, Mescid’in temellerine kadar devam edecek.

 Raporu açıklamadığı için Türkiye’ye kırgınsınız. Peki, Arap ülkeleri Türkiye kadar çaba gösteriyorlar mı?
Arap ülkeleri hiçbir şey yapmadı. Bir olay olduğu zaman sadece protesto ediyorlar. Bizim istediğimiz, Müslümanların Filistin’de yaşananlara duyarsız kalmamasıdır. Hiç şüphesiz ki Haçlılar, Kudüs şehrini işgal ettikleri zaman, Kudüs Müslümanların birliği için bir semboldü. Bugün de Müslümanlar bu şehri birliklerinin sembolü olarak görmeli.

İsrail Mescid-i Aksa’nın iç işleyişine de müdahale ediyor mu?

İsrail’in ne şekilde olursa olsun Mescidimiz’in işleyişine karışmasına kesinlikle izin vermeyiz. İsrail, işgalden bu yana hutbelerimize müdahale etmek istemiştir. Verdiğim hutbeleri kayıt altına alıyorlar. Enver Sedat 1976’da Kudüs’e geldiği zaman bayram namazını ben kıldırtacaktım. O zaman bile Mısır ve İsrail bayram hutbesini ele geçirmeye çalışıyordu. Ne söyleyeceğimi merak ediyorlardı.

Mescid-i Aksa ve Filistin davasının geleceği ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Mescid-i Aksa davası, ancak İslam aleminin birlik ve beraberliği ile kazanılabilir. Ancak hiçbir zaman ümitsizliğe düşmeyeceğiz. Allah’tan ümidimizi kesmeyeceğiz çünkü biz Müslüman’ız. Müslüman’ın özelliği de Allah’tan başkasına teslim olmaması, umutsuzluğa kapılmamasıdır.

 Mescid-i Aksa, Müslümanlar için ne anlama geliyor?
Bu soruyu siz bize soruyorsunuz; biz de dünya Müslümanlarına soruyoruz. Mescid-i Aksa yıkılırsa ne yapacaklar? Mescid-i Aksa konusunda benim sorumluluğum, diğer Müslümanlardan fazla değil. Hepimiz, Mescid-i Aksa’ya karşı eşit noktadayız. Sorumluluklarımız aynıdır.
Ne olacağını biz bilemeyiz. Müslümanlar harekete geçmek için Mescid’in yıkılmasını mı bekliyorlar? Müslümanların öncelikli düşüncesi Mescid’in özgürlüğüne kavuşması olmalı. Gündemimize Mescidin yıkılmasını değil, kurtarılmasını almalıyız.

Hamas ile el-Fetih arasındaki çatışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz geçmişte de birliğe çağırıyorduk, gelecekte de birliğe çağıracağız. Bütün Filistinli grupların silah ve çatışma yerine ortak bir masada buluşarak, konuşarak anlaşmalarını istiyoruz. Sadece Filistin davası için mücadele etmelerini istiyoruz. Çünkü Müslüman kardeşlerin birbirlerine silah çekmelerinin dinimizce yasaklandığını biliyoruz.  

Size gelirsek, kaç yıldır Mescid-i Aksa’nın imamısınız?
60 yaşıma gelene kadar Kudüs müftüsü olarak görev yaptım. 60’ımdan sonra emekli oldum ve şimdi sadece Mescid-i Aksa’nın imamıyım. Mescid-i Aksa’da 1973’ten beri hutbe veriyorum. İyi eğitimli bir aileden geliyorum. Bu anlamda 500 yıllık bir geçmişimiz var. Şu an oğlum da İslam Hukuku üzerine doktora yapıyor. İnşallah o da, Mescid-i Aksa’nın imamlığını yapacak. Aksa’ya olan sevgimiz çok fazla. Onun üzerine titriyoruz. En büyük korkumuz ise İsrail’in bu eşsiz mabedi yıkmasıdır. Filistinliler, bunun önüne geçmek için yüzlerce şehit verdiler.

Son olarak, hayatını Filistinlilere zulmetmekle geçiren İsrail Eski Başbakanı Ariel Şaron’un hastalığı ne durumda?
Şaron yaklaşık bir buçuk yıldır komada. Allah ona her gün ölümü gösteriyor ancak onu öldürmüyor. Onun dünyadaki cezası daha bitmedi ki ölsün. Doktorları kendisinin hissettiğini, gördüğünü ancak konuşamadığını ve sürekli olarak ağladığını söylüyor. Normalde bir insan bu kadar uzun bir süre komada kalmaz.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; KAFKASYA: Kafkas çocuklarını yiyip bitiren gizem
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başlad...

DÜNYA GÜNDEMİ; Somali'de bölgesel ve uluslararası güçlerin tetiklediği insani krizler
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırak...

DÜNYA GÜNDEMİ; ORTADOĞU: Lübnan'da devr-i Süleyman
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu...

Kısa Kısa
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler?
Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artır...

43. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat ...

DOSYA; Çözüme, doğru tespitle başlamak
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en öne...

DÜNYA GÜNDEMİ; Bağımsız Kosova Hristiyanlaşıyor mu?
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sö...