İSLAM COĞRAFYASI: Küçük bir Afrika ülkesi: Gine Bissau PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Fazıl Direk   
ImageNüfusu iki milyonun altında olan Gine Bissau, Orta Afrika’nın batısında yer alan küçük bir Afrika ülkesi. Atlas Okyanusu’na kıyısı olan ülke, güney ve doğuda Gine, kuzeyde Senegal ile çevrili.
Dokuz bölgeden oluşan ülkede başkent Bissau’nun nüfusu yaklaşık 300 bin. Resmi dilin bir Portekiz lehçesi olan Kirol olduğu ülkede yer yer Fransızca ve sınırlı da olsa Arapça da kullanılmakta. Altyapı, sağlık ve eğitim alanlarında ciddi sorunların görüldüğü ülkede, telekomunisyon alanında da önemli yatırımlara ihtiyaç var; nitekim telefon hizmeti dahi ülkede yaygın olarak verilemiyor.

Alışıldık başkentlerden farklı
Başkent Bissau’da birkaç devlet binası dışında büyük yapılar görülmemekte. Tek katlı binaların hakim olduğu şehirde, yerleşim de tek katlı evlerde yoğunlaşmakta. Gelir durumu iyi olanlar briket veya çamur harcından yapılan evlerde yaşarken, geliri daha az olan aileler de kamıştan yapılmış evlerde yaşamakta. Altyapı imkanlarının yetersiz olduğu ülkede, başkentte dahi elektrik sağlanamıyor. Ancak, jeneratör imkanı bulunan evlerde ve iş yerlerinde elektrik ihtiyacı karşılanabiliyor.

Nehirler üzerinden kanolarla ulaşım
Yeryüzü şekilleri itibariyle düz bir ovayı andıran ülke toprakları, deltalar ve nehir yatakları ile enine dilimlenmiş gibi. Gerek bu yüzden gerek imkansızlıklardan dolayı, ülkede karayolu bağlantıları oldukça zayıf. Ülkenin iç bölgelerine ulaşım çoğunlukla nehir yatakları üzerinden kanolar aracılığıyla sağlanıyor. Gine Bissau, Sahra Afrikası’na komşu; ancak ülkede çöl iklimi özellikleri görülmüyor. İklim tropikal, genellikle sıcak ve nemli; haziran ve kasım ayları arasında muson tipi yağışlar görülürken, aralık ve mayıs ayları arasında kuru bir iklim hissediliyor.

Ülke ekonomisinde yabancı aktörler
15. yüzyılın ikinci yarısından 1974’e kadar Portekiz işgalinde kalan Gine Bissau, Afrika kıtasında bağımsızlığını savaşarak kazanmış iki ülkeden biri. Ancak, uzun yıllar Portekiz sömürgesi olmanın sonuçları ülkede halen görülmekte. Gine Bissau’nun ekonomik ilişkilerde bulunduğu başlıca ülkeler, arasında Portekizce ve İspanyolca konuşan ülkeler, bu ülkeler ülke ekonomisinde etkili olmakta. Portekiz etkisinden farklı olarak, son 10 yılda Çin’in ülke ekonomisindeki etkinliğinin arttığı görülmekte. Ülke ekonomisinde etkili olan bir diğer grup da Senegal merkezli Lübnanlılar. Küba ile uzun zamandır sağlık ve eğitim alanlarında işbirliği yapan ülkede Çin’in de yatırımları söz konusudur.

Sanayi tesisleri yok denecek kadar az
Gine Bissau geniş ormanlık arazilere sahip bir ülke. Bu durum, kereste ihracatı ve kaju temini için ticari bir potansiyel oluşturuyor. Ülkede tarım alanındaki faaliyetler oldukça sınırlı; tarım sadece nehir yataklarında ve sınırlı olarak yapılabiliyor. Ağır sanayinin bulunmadığı ülkede, birkaç dolum tesisi, bir sabun fabrikası ve bir rafineri dışında sanayi tesisi bulunmuyor. Küçük bir limanı olan ülkede, başlıca ihraç malları bu liman üzerinden ülkeye aktarılıyor.

Ülkedeki doktor sayısı 30’u geçmiyor

Gine Bissau da çoğu Afrika ülkesi gibi sağlık alanında önemli sorunların ve mağduryetlerin yaşandığı bir ülke. Ülkede sağlık hizmeti veren iyi durumdaki tek hastane bir İngiliz petrol şirketine ait olan Simao Mendes Hastanesi. Bunun dışında ülkede faaliyet gösteren donanımlı ve yeterli bir hastane bulunmuyor.
Yakın zamana kadar bir radyoloji merkezinin dahi bulunmadığı ülkede, tüberküloz, sarı humma, AIDS gibi hastalıklar ülke nüfusunu tehdit eden ciddi sağlık sorunlarının başında geliyor.
Ortalama yaşam süresinin 40 yıl olduğu ülkede toplam 25-30 civarında doktor bulunuyor. Ülkedeki eğitim imkanlarının yetersiz olması kadar kalifiye doktorların başka ülkelerde çalışmayı tercih etmeleri de bu durumda etkili oluyor.

Ülke nüfusunun yarısını oluşturan Müslümanlar etkin değil

Gine Bissau nüfusunun yarıya yakınını animistler, yarıdan biraz fazlasını da Müslümanlar oluşturuyor. Kaynaklarda %70 gibi görünen Müslüman Maliki nüfus, gerçekte %50 civarında. Ancak, Müslüman nüfusun ülke siyasetindeki etkinliği oldukça sınırlı.
Ülke Müslümanları, Orta ve Kuzey Afrika’da yaygın olarak görüldüğü gibi, tasavvufi bir cemaat yapısıyla birbirlerine bağlı değiller. Gine Bissau’da cami ve mahalle merkezli cemaatler söz konusu. Vakit namazlarını camide eda etmek azımsanmayacak derecede önemseniyor. Bununla birlikte, diğer Afrika ülkelerinde görüldüğü gibi, İslam kültürü ile geleneksel kurumlar aracılığıyla sürdürülen bağ, aradaki mesafe ve imkansızlıklar dolayısıyla burada oldukça zayıf kalmış durumda.   
Ülkedeki Hıristiyan nüfus ise %5’i bulmuyor. Buna rağmen ülkede yoğun misyonerlik çalışmaları göze çarpıyor. Ülkenin ücra bölgelerine kadar yayılmış olan misyoner kuruluşlar hastane, yetim evi ve yaşlılar yurdu gibi kompleksler kuruyorlar; 2000’li yılların başında kurulmuş olan bir Katolik radyosu da ülkede yayınlarına devam ediyor.

Aynı zamanda eğitim kurumu olan camiler bakıma muhtaç
Gine Bissau’nun başkenti Bissau’da yaklaşık 30 tane cami bulunmakta. Ancak bu camilerin birçoğunda değil minare, şadırvan, abdesthane veya kuyu dahi bulunmamakta. Eğitim alanında ciddi yatırımlara ihtiyaç duyulan ülkede, camiler eğitim konusundaki boşluğu doldurmaya çalışıyor. Sadece birkaç camide bulunan küçük sınıflarda bölge çocuklarına eğitim desteği sunulmaya çalışılıyor. Gine Bissau’da gerek camileri gerekse Müslüman nüfusun diğer alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak için projeler hayata geçirmek önem arz ediyor. Zira, misyonerlik faaliyetlerinin yoğun olarak görüldüğü bu ülkede, geçen yıl bir mescit Katolikler tarafından yakılmış. Bölge Müslümanları sosyal projelerle desteklenmeye ve moral kazanmaya muhtaç.

Yoksulluk, bir Afrika klasiği
Ortalama yaşam süresinin 40 yıl olduğu ülkede belki de Afrika kıtasının en mutsuz insanları yaşamakta. Gine Bissau, dünyanın en yoksul ülkeler sıralamasında mutlaka ilk akla gelenlerden. Ülkede yağışlı geçen birkaç ay dışında temiz ve içilebilir su bulmak çok güç. Ülke çapındaki tüm doktorların sayısı 30’u geçmiyor. İnsanlar oldukça zor şartlar altında hayatlarını devam ettiriyor. Atlas Okyanusu’nda kano veya basit teknelerle balık avlayabilirlerse günlük yiyeceklerini temin etmiş oluyorlar. Günlük yiyeceklerini temin edemedikleri zamanlar ise azımsanamayacak kadar çok. HIV, tüberküloz ve sarıhumma hastalıklarının, bunların yanı sıra alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığının görüldüğü ülkede, sağlık hizmetlerinin de yetersiz olması geniş kitleleri hastalıkların pençesinde bırakmaya devam ediyor.

Ülke Bilgileri:
Resmi adı: Gine-Bissau Cumhuriyeti
Bağımsızlık tarihi: 24 Eylül 1973 (Portekiz’den)
Başkenti: Bissau
Nüfusu: 1,472,780 (2007)
Dili: Portekizce (resmi), Kirol, yerel Afrika dilleri
Dini: Yerel dinler, İslamiyet %45, Hıristiyanlık %5
Etnik yapı: Kara Afrikası % 99 ( Balanta %30, Fula %20,
Manjaca %14, Mandinga %13, Papel %7)
Yüzölçümü: 36.120 km2
Toprak: Ekilebilir arazi % 11, otlaklar % 2, diğer % 87
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; ORTADOĞU: Lübnan'da devr-i Süleyman
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu...

İKTİBAS; Geleceğin önüne kurulan bentler: Barajlar
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kal...

43. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat ...

Kısa Kısa
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler?
Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artır...

DÜNYA GÜNDEMİ; Somali'de bölgesel ve uluslararası güçlerin tetiklediği insani krizler
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırak...

DÜNYA GÜNDEMİ; Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yabancı düşmanlığı
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göç...

DÜNYA GÜNDEMİ; Sonu gelmez yolsuzlukların başkahramanı: BM Barış Gücü askerleri
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden b...