DÜNYA GÜNDEMİ: Abbas hayır kurumlarını neden kapatıyor? PDF Yazdır E-posta
Yazar Meryem İytani   
DÜNYA GÜNDEMİ: Abbas hayır kurumlarını neden kapatıyor?Filistin’deki hayır kuruluşları ülkedeki insani durumu iyileştirmeye yönelik çok önemli ve hayati roller üstlenmişlerdir. Bu hayır kurumlarının sayıları 2000’i aşmasına rağmen, Filistin yönetiminin zayıflığı ve yaşanan karışıklıklar sebebiyle bu türden hayır kurumlarına duyulan ihtiyaç hala devam etmektedir. Filistin’deki hayır kurumları Filistin halkının güvenini kazanıp, çalışma ve hizmet alanında yeterliliklerini ispatladıkları gibi, özellikle halen yaşanan ambargo süreci gibi zor şartlar söz konusu olduğu zaman, Filistinli resmi kuruluşların da büyük ölçüde ihtiyaç duydukları kurumlar olmuşlardır.
Filistin idaresinin Hamas’a karşı başlattığı saldırılar kapsamında hayır kurumlarının kapatılması kozu da vardı. Bu ise, sadece hizmeti hedefleyen bu hayır kurumlarının Filistinli vatandaşların hayatında son derece hayati önemi olmasına rağmen; Filistin idaresinin, Hamas’ın direncini kırmak, sindirmek için istediği ve her zaman başvurduğu, baskı amaçlı bir kozdu. Bu bağlamda, hayır kuruluşları özellikle Batı Şeria’da sürekli saldırılara maruz kalmış ve kapatma operasyonları çoğunlukla Siyonistler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Filistin idaresine bağlı Emniyet Güçleri ve el-Fetih’e bağlı el-Aksa Şehitleri Tugayı’nın Batı Şeria’daki Hamas’a bağlı sosyal kuruluşlara ve eğitim ve hayır kuruluşlarına karşı gerçekleştirdiği sabotaj eylemlerine ilaveten, Filistin Lideri Mahmud Abbas da yetkisini aşan pek çok kararname yayınladı. Kararnamenin ardından ise pek çok vatandaş, bu kuruluşlara üye oldukları gerekçesiyle, haklarında herhangi bir suçlama olmadan ve yargılanmaksızın tutuklandı ve yaklaşık üç aydır tutuklu durumdalar. 

20 Haziran’da yürürlüğe giren kanunun birinci maddesi, bütün dernek, cemiyet ve heyetlerin lisanslarının kontrol yetkisini, hiçbir meşruluğu olmaksızın, Filistinli ve uluslararası hukukçuların pek çoğunun görüşlerini görmezden gelen, Feyyaz başkanlığındaki Olağanüstü Hal Hükümeti’ne vermiştir. Bu kanunun ikinci maddesi ise, bu derneklerin kapatılması veya gerekli görüldüğünde durumlarında değişikliğe gidilmesi gibi konularda uygulamada bulunma tasarrufunu da yine bu hükümete veriyor.

Ağustos ayının sonlarında Selam Feyyaz başkanlığındaki Olağanüstü Hal Hükümeti, 100’den fazla hayır kurumunun mal varlığının dondurulacağını ya da bu kurumların feshedileceğini bildirdi. Hemen ardından da bu kurumlar kapatılmaya başlandı. Feyyaz, bu derneklerin kapatılması kararının arka planında, sadece, bu kurumların mali, idari ve kanuni ihlallere kalkışmaları olduğunu, kapatma operasyonunun reform ve şeffaflık çerçevesinde bulunduğunu ve kararın hedefinin Hamas’a bağlı dernekler olmadığını vurguladı. Fakat bu karar, Hamas hareketi, Filistin Tugayları, insan haklarını savunan teşkilatlar ve kapatılması hedeflenen derneklerde büyük tepki uyandırdı. Kararın akabinde bazı gazeteler, Feyyaz hükümetinin Sosyal Yardım Bakanı Muhammed Bihaş’ın “Hamas’ın Filistin idaresine karşı savaşında kendisine yardım eden hayır derneklerinin hedeflenmesinin hükümetin hakkı olduğunu” belirten açıklamasını naklettiler.

Haklarında kapatma kararı verilen kurumlar ise kapatılma kararındaki, kanunları ihlale girişmiş oldukları gerekçesine karşı çıkarak kendilerini “kanunsuz” ve “siyasi” sıfatlarla tanımlayan bu kararı reddettiler; ve bu kararın yerel ve sivil toplum hukukunu ihlal ettiği, kanunun kefil olduğu demokratik mekanizmaya saldırdığı, yargı, yasama ve savcılık değerlerini umursamadığı gerekçesiyle Başkan Abbas’ı bu kararnamesini geri çekmeye davet ettiler.

Filistin İnsan Hakları Merkezi, dernek kurma hakkının, Filistin kanunlarının teminat verdiği en tabii hak olduğunu ve bu kararın, yerel örgütler ve hayır kurumları kanununun 37. maddesine aykırı olduğunu vurguladı. Zira bu madde, kuralları çiğneyen dernekler için, yanlışlarının ikazı ve durumlarını düzeltmeleri noktasında gerekli olan kanuni sürenin verilmesini öngörüyor. Vatandaş Hakları Bağımsız Örgütü sorumlusu da aynı noktayı vurgulayarak “kapatılan” ya da “feshedilen” derneklerin kesinlikle uyarı almadıklarını belirtti. Aynı şekilde Filistin Yerel Örgütler Ağı, Feyyaz hükümetinin kararını şiddetle reddederek, bu hükümetin böylesi kararlar almaya yetkisinin olmadığını, bu yetkinin kanunların öngördüğü çerçevede İçişleri Bakanı’na ait olduğunu dile getirdi.

Hamas hareketi ise beyanında, Batı Şeria’daki yardım ve eğitim kurumlarının hizmet sunmaya devam edeceğini ifade etti. Hamas, Filistin Başkanı Mahmud Abbas’ın bu kararını, Filistin toplumuna eğitim ve sağlık alanlarıyla sosyal alanlarda hizmet sunmayı hedefleyen ve genellikle dışarıdan destek alan bu kuruluşların kapatılmasını, Gazze ve Batı Şeria’da Hamas’a destek olan büyük mali kaynakları kurutma isteği ile ilişkilendirdi. Hamas ayrıca, bu kararın, Filistin’deki işgal politikasının ortaya çıkardığı büyük ekonomik kriz yüzünden yalnızca bu cemiyetlerin yardımıyla ayakta duran pek çok fakir aileye zarar vereceği konusunda da bir uyarıda bulundu. Bu kararın, mali ve idari yönden bozulmaya yüz tutmuş ve Batı’nın dolarlarıyla tıka basa dolu olan sivil toplum örgütlerine hiç değinmemesini kabul edilemez bulduğunu ifade eden Hamas, kararın gerçek hedefinin şehit ve esir aileleri ile fakirlerin yardım beklentilerini boşa çıkarmak olduğunu ifade etti. Alınan kararı, Filistin yönetiminin İsrail ve Amerikan baskısını kabullenmesinin bir göstergesi ve iç bölünmeyi güçlendiren tehlikeli bir adım olarak algıladıklarını söyledi.


Analistlerin çoğu, hayır derneklerinin kapatılması kararı ile, İsrail’in Haaretz gazetesinde yayımlanan, İsrailli iktisat uzmanı Rani Lufenştayn’ın Amerikan, Arap ve Filistinli yetkililere sunduğu, Batı Şeria’da Hamas’ın hakimiyetine engel olan ve Filistin idaresinin söz sahibi olduğu “siyasi ve iktisadi plan” arasında bir bağlantı olduğu görüşündeler. Bu planda, Feyyaz’ın yönettiği kuruluşlara karşı halk desteğini artırmak ve bunu da gelecek meclis seçimlerine yansıtmak gayesiyle, Hamas’ın gözettiği hayır derneklerinin yerine Batı Şeria’da “sosyal güvenlik ağı” kurulması öngörülüyor.

Filistin’deki sivil toplum kuruluşları ciddi bir toplumsal sorumluluk üstlenerek halka yönelik sağlık hizmetlerinin %60’ını, özel ihtiyaç sahiplerine (sakatlar, yetimler, muhtaçlar ve fakirlere) yönelik sağlık hizmetlerinin %90’ını, tarımsal faaliyetlerin %50’sini ve hastanelere ilaç temini hizmetlerinin %34’ünü sağlamaktadır. Hal böyleyken, Abbas’a bağlı emniyet güçlerinin ve el-Fetih’in silahlı askerlerinin, Batı Şeria’da çalışan ve çok çeşitli alanlarda hizmetler sunan 150’den fazla hayır kuruluşuna karşı başlattığı yok etme faaliyetleri, Hamas hükümetine uygulanan ambargo sebebiyle zaten çok zor şartlarda bulunan Filistinlilerin durumunu daha da kötüleştirmiştir.

Çoğunluğun tahminine göre, şu ana kadar kapatılan 103 dernek, sadece bir başlangıç durumundadır. Asıl hedef olan sıradaki listede ise, Zekat Komisyonu gibi İslami Hareket’in yönettiği,  sosyal hizmet alanında güçlü, etkin ve köklü dernekler olacaktır. Siyasi çıkar ve menfaat arka planında, bu tür hayır kurumlarına yönelik kapatma kararları ve uygulamaları devam ederse, bu durum, zaten yeterince iç savaş ve güvenlik sorunu ile kaos sıkıntısı yaşayan Filistin halkına daha da zarar verecektir.

Sonuç olarak, Filistin Başkanı Mahmud Abbas, dernekler oyun kartını siyaset sahnesine sürerek mümkün olan her yolla Hamas’a baskı yapabilmek için İsrail ve Amerikan baskılarına boyun eğmiş ve faturası oldukça ağır bir hata yapmıştır. Hamas’ı siyasetten uzaklaştırmadaki ısrarının neye mal olacağına bakmaksızın çok aşırıya giden Abbas, bu tarz uygulamalarıyla masum Filistinlilerin büyük sıkıntılar yaşamasına neden oluşunu hiç mi hiç önemsememiştir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...


DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....