İKTİBAS: Sabra ve Şatilla katliamı 25. yıldönümünde PDF Yazdır E-posta
Yazar İnsani Yardım Vakfı   
Image16 Eylül 2007 tarihi yakın geçmişin en kanlı ve vahşi katliamının 25. yıldönümüne işaret ediyor. 1982’de Lübnan’daki Sabra ve Şatilla toplama kamplarında vahşice bir kıyım gerçekleşti. Bundan tam 25 yıl önce bugün, ülkenin sağ kanat Falanjist üyelerinden oluşan milis kuvvetler, İsrailli askeri birliklerin gözetimi altındaki iki toplama kampında yaşayan 3000’den fazla Filistinliyi katletti. Öldürülenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oluşturuyordu.

Image15 Eylül’de “Irak’ta savaşın acilen sona ermesi” talebiyle Washington DC’ye yürüyen binlerce insan Sabra ve Şatilla katliamı kurbanları için de saygı duruşunda bulundu. Amerika’nın birçok eyaletinde harekete geçen protestocular bu vahşi katliamın kurbanlarını anarken, Filistin’de halen mücadele eden insanlara da birlik ve dayanışma mesajı gönderdi.

16 Eylül 1982’de, İsrail ordusunun Batı Beyrut’taki hakimiyetini genişletmesini müteakip sağ kanat Falanjist milis güçler, İsrailli güçlerin komutası altında Lübnan’ın başkentinin varoşlarında konuşlanmıştı; ve daha sonra bu milisler Sabra ve Şatilla mülteci kamplarına doğru yola çıktı. Milis kuvvetler, Sabra ve Şatilla’da yüzlerce savunmasız erkek, kadın ve çocuğu katletti. Bölgenin kontrolünü elinde bulunduran İsrail ordusu, Falanjistlerin kamplara girmesine ses çıkarmazken, iki gün boyunca hayatlarını kurtarmak için kaçmaya çalışan göçmenlere aralıksız olarak ateşlediği öldürücü işaret fişekleri ile engel oldu. Toplama kamplarındaki mültecilere korunma garantisi vermiş olan Amerikan güçleri ise katliamdan sadece birkaç gün önce birliklerini bölgeden çekmişti.

Bugüne kadar kimse kendini bu cinayetlerin sorumlusu olarak hissetmedi. İsrailli vatandaşların da dahil olduğu uluslararası camianın bu toplu zulme tepkisi karşısında İsrail hükümeti Kahan Soruşturma Komisyonu’nu kurdu. Komisyon İsrail’i katliama iştirak etmekten sorumlu tutarken ordu komutanı Rafual Eitan’ın açığa alınmasını talep etti. Aynı komisyon Savunma Bakanı Ariel Şaron’u da katliamdan kişisel olarak sorumlu olduğu iddiası ile istifaya zorlarken, Şaron’un bir daha hiçbir kamusal göreve getirilmemesini istedi. Bütün bunlara rağmen Şaron 2001’de İsrail’in başbakanı seçildi. Geçirdiği şiddetli felce kadar görevinin başındaydı fakat hastalığı onu başbakan olarak görevini ifa etmekten alıkoydu. Katliamı komuta eden Falanjist kumandan Elia Hobeika ise, sonraki yıllarda Lübnan hükümetinde bakanlık görevine getirildi.

Katliamın 25. yıldönümü, Filistinli mültecilerin yarım yüzyıldan fazladır süregelen trajedilerini ve devletsiz insanlar topluluğu olarak savunmasızlıklarını hatırlamak için bir vesile.

1948’de İsrail’in Filistin’i işgalinden sonra anayurtlarından sürülen çok sayıda Filistinli Lübnan’daki göçmen kamplarında hayatını sürdürdü. Bugün yüz binlerce Filistinlinin evlerine dönüşleri engelleniyor; Filistinliler Lübnan’da tüm insani haklardan muaf tutularak mülteci statüsünde yaşıyor. Yurtlarına dönemiyorlar; çünkü onlar Filistinli. Çünkü İsrail Filistin’in kimliğini, varlığını ve Filistinlilerin kendi kaderleri üzerindeki tayin hakkını yok etmek için 1948’de Filistin’i işgal etti.

Sabra ve Şatilla’daki katliamlar Filistinlilere karşı yürütülen soykırım bağlamında değerlendirilmelidir. İsrail’in Lübnan’ı işgali sırasında rapor edilmiş Uluslararası Hukuk İhlalleri’nde soruşturma yapmak için hazırlanan “1983 Uluslararası Komisyon Raporu” daha çok bilinen ismiyle “MacBride raporu” bu katliamların “İsrail’in, Filistin’in siyasi iradesini ve kültürel kimliğini yok etmeye yönelik daha geniş niyetleriyle ilgisiz olmadığına” hükmetmişti. Gerek Deir Yasin ve gerekse 1948’de gerçekleştirilen diğer katliamlardan kurtulanlar, daha sonra 1953, 1967 ve 1982 Lübnan işgali sırasında gerçekleşen katliamlarla yüzleştiler.

Lübnan’daki Filistinli mültecilere yapılan saldırılar Sabra ve Şatilla katliamları ile son bulmamıştır. Son zamanlarda Lübnan askerleri, görünüşte Filistinli olmayan, küçük silahlı bir ordunun peşinden gitme bahanesi ile Nehr-ül Barid Mülteci Kampı’na saldırdı. Kamptaki Filistinliler her şeylerini yitirerek ortada bırakıldılar; öyle ki evleri ve kamplarının büyük bir çoğunluğu benzerine az rastlanır bir şekilde tamamen yok edildi.

1982 katliamının amacı, Filistin halkının ruhunu çökertmek, gücünü kırmak ve son derece büyük bir terörist eylemle Filistin direnişini yok etmekti. Fakat amacına ulaşamadı. Bugün, Filistin halkının kendi kaderlerini belirleme ve en önemli hakları olan sürgün hayatından memleketlerine dönme mücadeleleri devam ediyor.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; Burundi tekrar iç savaşın eşiğinde
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isy...

İSLAM COĞRAFYASI; Özgürlük savaşının tarihi adı: Moro
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri v...

DÜNYA GÜNDEMİ; Sonu gelmez yolsuzlukların başkahramanı: BM Barış Gücü askerleri
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden b...

Kısa Kısa
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler?
Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artır...

DOSYA; Küresel gıda krizi: Nedenleri sonuçları ve öneriler
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını s&u...

DÜNYA GÜNDEMİ; Yemen'de kuzeyden yükselen ateş, Sana'yı da kuşatacak mı?

Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen,...

DÜNYA GÜNDEMİ; Vilayet seçimleri öncesi Şii gruplar arası gerilim
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından ö...