İKTİBAS: Filistin'de fırsatçılık tırmanıyor PDF Yazdır E-posta
Yazar İnsani Yardım Vakfı   
filistin.jpgFilistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve onun Batı Şeria’daki yakın çevresinin yenilgiyi kabul eden tavırları Filistin halkının çıkarına hizmet etmek şöyle dursun Filistin’in uluslararası arenada tanınmış özgürlük, eşitlik ve insan hakları mücadelesine engel olmaktadır. Filistinlilerin, haklarını yeniden elde etmelerine yönelik küçük de olsa taşıdıkları ümidi yok etme pahasına da olsa, Abbas ve yanındaki elit tabaka, statü ve durumlarını sağlamlaştırmak adına Filistin davasını istismar ediyor.

Hamas’ın 2006’nın Ocak ayındaki seçimden zaferle çıkması ve Mart ayında askeri işgal altında hükümet kurmasına Filistin’den, İsrail’den ve Bush yönetiminin öncülüğündeki uluslararası arenadan gelen tepkiler gösterdi ki tüm bu siyasi aktörler için demokrasi, siyasi fırsatçılık kategorisine girmektedir; savaşları uzatmak, yasadışı işgallere kılıf uydurmak ve maddi kazanımlar elde etmek de bu bağlamda görülüyor. Demokrasi, Abbas yönetimi için bir araç idi ve öyle de kalacak.

Doğru demokrasinin tanımı, tüm meydan okuma ve tehditlerin üstesinden gelmekse eğer, Abbas bunu başaramamaktadır. Her otokratik devlet adamı gibi Abbas da, dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi Ortadoğu’da da demokrasinin pratiğe dönüşmesi için Amerika’nın testinden geçmek gerektiğini çok iyi bilmektedir. Bu, zaten bölgenin daha önce yüzleştiği eski bir derstir. Gerçek demokrasi, Amerika’nın menfaatlerine hizmet edendir ve bu menfaatlere karşı koyan herhangi biri de hak ettiği gibi cezalandırılır. Amerikan yandaşı olup da bir parça demokratik devlet görüntüsü sergileyemeyen rejimler “ılımlı” addedilmekte, buna karşılık Hamas gibi gayet demokratik olabilenler “ekstremist/radikal” olarak görülmektedir. Gerçekte, 40 yılı aşkın bir süredir bölgenin kaotik siyasetini yaşayarak tecrübe eden, siyaset bilimi ve tarih alanında iyi bir eğitimi olan Abbas, demokrasi oyununun kurallarını çok iyi bilmektedir.

Aslında Abbas’ın düzeni, Amerika ve İsrail ortak tasavvuruna dahil olduğunu ispatladı. Böylece Filistinli lider ve onun başbakanı Salam Feyyad ödül yağmuruna tutuldu: milyon dolarlık Amerikan yardımları, Hamas hükümetinin seçildiği dönemdeki yasadışı devlet vergilendirmeleri, zayıf güvenlik güçlerinin eğitilmesi ve sonunda Abbas’ın tam da ihtiyaç duyduğu uluslararası siyasi desteği kazanması. Diğer yandan, hükümet sözcülerinden birkaçı, Hamas’ı el-Kaide ve Taliban mensupları ile kıyaslayarak uluslararası medyayı yanlış bilgilerle yanıltıyor; örneğin Hamas ve el-Kaide arasında bir bağlantı olduğu iddia ediliyor. Oysaki bu iddia Filistinlilere yönelik ambargo ve sefaletin daha da artmasından başka bir işe yaramayacak.
filistin2.jpg
Filistinliler arasındaki anlaşmazlığın gittikçe yayılmasında ve Gazze’deki çaresizliğin derinleşmesinde Abbas’ın rolü büyük. Mahmud Abbas bu hizmetine(!) karşılık, İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile her iki haftada bir görüşme ayrıcalığıyla ödüllendirildi. Bunun yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve patronu Bush’un güven ve desteğini de aldı. İşgal altındaki bölgelerde yaşayan Filistinlilerin büyük çoğunluğunun desteklediği Hamas ile uzlaşmaya yönelik herhangi bir teşebbüste bulunmak, tümüyle olmasa da birtakım menfaatlerin kaybedilmesine neden olacak; ve bu da Abbas’ın alacağı bir risk değildir.

Bununla birlikte Filistin’de yaşanan anlaşmazlık sadece bir özgürlük ve hakimiyet mücadelesinin yanlış aksettirilmesi ve İsrail’in yasadışı işgalleriyle uluslararası toplumu yanıltan türden ifadelerde bulunması değil, başlı başına bir talihsizliktir. Hamas’a uygulanan uluslararası ambargo, üyeler arasındaki radikal duruşu ve hırsı daha da kuvvetlendirecek ki bu da gelecekte ortak bir zemin bulmanın zorluğu anlamına gelmektedir. Gün geçtikçe destek kaybeden el-Fetih ise, amacı Hamas’a karşı Abbas desteğini güçlendirmek ya da konfederasyon yoluyla Batı Şeria’yı Ürdün’e bağlayan “Ürdün seçeneği”ni gündeme getirmek olan ancak ümit verici görünmeyen bir uluslararası Ortadoğu Barış Konferansı’ndan medet ummak yerine, dış destek ve projelere/girişimlere bağlı kalmak zorunda kalabilir. Son zamanlarda İsrail kaynaklı Haaretz gazetesinde de yer alan ve yıllardır konuşulmakta olan ikinci seçenek iki nedenle gerçekleşebilir: İlk olarak, Abbas’ın tüm dünyaca tanınan liderliği, Mısır ve Ürdün gibi ülkelerden gelecek olan bölgesel ve uluslararası destek olmaksızın Filistinliler üzerinde hakimiyet kuramaz. İkinci olarak, Abbas yönetimi gün geçtikçe güç kaybetmektedir.

Kasımda düzenlenecek Barış Konferansı’na doğru, Abbas’ın Filistin halkına rağmen Amerika ve İsrail’e olan bağlılığını daha da göstermeye çalışacağı tahmin ediliyor. Ara ara dağılma veya bölünmeler olsa da 60 yıldır verdikleri özgürlük mücadelesine devam eden Filistin halkı ise, şimdi sahip oldukları tek güç olan birliktelik ruhundan da mahrum bırakılmaktalar. İşte bunu kaybettikleri an, İsrail zaferini tamamlamış olacak.
Ramzy Baroud, “Opportunism Trumps in Paletsine”, 26/08/2007, www.ccun.org . Ayşenur Bulut tarafından kısaltılarak tercüme edilmiştir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; KAFKASYA: Kafkas çocuklarını yiyip bitiren gizem
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başlad...

DÜNYA GÜNDEMİ; Somali'de bölgesel ve uluslararası güçlerin tetiklediği insani krizler
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırak...

DÜNYA GÜNDEMİ; Vilayet seçimleri öncesi Şii gruplar arası gerilim
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından ö...

DÜNYA GÜNDEMİ; Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yabancı düşmanlığı
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göç...

DÜNYA GÜNDEMİ; Sonu gelmez yolsuzlukların başkahramanı: BM Barış Gücü askerleri
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden b...

Kısa Kısa
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler?
Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artır...

DÜNYA GÜNDEMİ; Bağımsız Kosova Hristiyanlaşıyor mu?
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sö...