RÖPORTAJ: Toplu mezarlar sessiz çığlığı dünyanın PDF Yazdır E-posta
Yazar Ümit Sönmez   
RÖPORTAJ: Toplu mezarlar sessiz çığlığı dünyanınSrebrenitsa Katliamı’nın 12. yıldönümü vesilesi ile Bosna’ya giden İHH ekibi, Bosna Savaşı’nda ve Srebrenitsa Katliamı’nda ölen kişilerin cesetlerinin bulunması ve kimlik tespitlerinin yapılması sürecini takip eden International Commission on Missing Persons (ICMP) yetkililerinden Adam Boys ile görüştü. Cesetlerin kimlik tespitlerinin yapıldığı laboratuarlara da giren İHH ekibi, Srebrenitsa’da yaşanan kıyımın izlerini birebir müşahede etti.


Sayın Boys, International Commission on Missing Persons (ICMP)’ın gerek Bosna genelinde gerekse Srebrenitsa’da katledilen kişilerin cesetlerine ulaşma ve kimlik tesbiti yapma konusunda çalıştığını biliyoruz. Bize kısaca ICMP’nin çalışmalarından bahseder misiniz?
ICMP, Bosna Savaşı’nın ertesinde, barış sürecinde kurulmuş bir organizasyondur. Savaş esnasında gerçekleştirilen kıyımların, insanlık suçlarının tarihe not düşülmesi adına, ölen kişilerin cesetlerini toplu mezarlardan çıkarmak ve DNA analizlerini yaparak kimlik tespitinde bulunmak, ICMP’nin başlıca çalışmaları arasındadır.

Kuruluşunu müteakiben çalışmalarına başlayan ICMP, kıyıma uğrayan kişilerin cesetlerinin kimlik tespitlerini yapmanın hiç de kolay olmadığını gördü. Çünkü cesetler deforme olmuştu ve geleneksel yöntemleri kullanmak mümkün değildi. Bu yüzden DNA analizine gidilmesi gerektiğini düşündük.

Bosna’da sürdürdüğünüz çalışmalar ne aşamada? Ne tarz zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
Bosna’da yüzlerce toplu mezar bulunuyor. Çalıştığımız toplu mezarlarda karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri, kurbanların cesetlerinin parçalanıp farklı farklı yerlere gömülmüş olması. Ceset parçalarını özel malzemelerle mezarlardan çıkarıp bir araya getirdiğimizde kimi zaman bir kişinin cesedinin dört ayrı mezardan toplandığına şahit oluyoruz. Bir kişinin cesedinin 50 km’lik alana yayılmış 13 farklı mezardan toplandığı bile oldu. Böyle bir durumda DNA analizi yapılmadan kimlik tespitine gidilmesi mümkün değil.

Şu ana kadar kaç kişinin kimlik tespitini yapabildiniz?
Savaştan sonra kendilerinden haber alınamayan 30 bin kişi bulunuyordu. 7000’i Srebrenitsa’da, 10 bini Bosna genelinde olmak üzere 17 bin kişinin kimliğini tespit ettik. Bunlardan 7000’inin kimliği geleneksel yöntemlerle, 10 bin’inki de DNA analiziyle tespit edildi. Biz şu an geriye kalan 13 bin kişiyi arıyoruz.

ICMP, kimlik tesbiti yaptığı cesetlerle ilgili olarak bir rapor veriyor mu?
ICMP’nin bulduğu cesetlerin öldürülüş şekli ile ilgili de bir rapor vermesi gerekiyor; ancak çoğu durumda kişinin nasıl öldürüldüğüne karar vermek çok zor. Zira, Srebrenitsa’da katledilen kişiler derin çukurlara gömülürken ağır iş makineleri ile taşındılar. Cesetler üzerindeki darp izlerinin öldürülme şeklinden mi yoksa bu makinelerle taşınırken gerçekleşen darptan dolayı mı olduğu belirlenemiyor.

Çalışma yapacağınız toplu mezarları nasıl tespit ediyorsunuz?
Bu aslında karmaşık bir süreç. Tanıkların, hükümet yetkililerinin, kayıp yakınlarının veya köylülerin yönlendirmeleri, çalışma yapacağımız yeri tespit etmede etkili olabiliyor. Bir mezar yerini tespit ettikten sonra Bosna hükümeti mahkemeleri ile koordineli çalışan ekibimizi bölgeye yolluyoruz. Burada cesetler çıkarılmaya başlanıyor ve kimlik tespiti çalışmalarında bulunuluyor. Tabii bu süreçte birbirleri ile bağlantılı olan toplu mezarlarda da çalışmalar yaparak bir kişinin birden fazla yere gömülen cesedinin parçalarını bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu süreçte yurt dışında bulunan kurban yakınları ile de temasa geçiyor, kendilerinden kan örneği alıyor ve bu örnekleri Tuzla’da bulunan kan bankalarında analiz ediyoruz.

Kurbanların kimliklerini tespit etmede sorun yaşıyor musunuz?
Tabi ki, kurbanlar insanlığa sığmayan yöntemlerle öldürüldükleri, cesetler yakıldığı veya darba maruz kaldığı için, kimlikleri geleneksel yöntemlerle teşhis etmek mümkün değil. Biz bu yüzden DNA analizine gidiyoruz. Yanmış bedenlerden numuneler alarak DNA analizi yapıyoruz. DNA analizi %99 olumlu sonuç veriyor. Kimlik tespiti esnasında Bosna ve Sırbistan hükümetleri de bize destek oluyor.
Ayrıca cesetlerin teşhis edilmesini engellemek için toplu mezarlara mayınlar döşenerek tuzaklar kurulmuş. Böyle durumlarda cesetlere ulaşmadan önce mayınları temizlemek durumunda kalıyoruz ve bu da oldukça riskli bir iş.

Peki, bir muhasebe yaptığınızda yaşananlara bu kadar yakından şahit olmak size neler hissettiriyor?
Elbette ki yaşananlar çok üzücü. Bilhassa çocuk yaşta katledilenlerin, ve kayıp ailelerinin durumu içler acısı. İnsanlar kayıplarının cesetlerine kavuşabilme umuduyla yaşıyorlar. Kayıp yakınlarından öğrendiğimiz kadarıyla Bosna’da 12 ile 18 yaş arasında 8000 çocuk öldürüldü ve bu çocuklar katledildikten sonra ağır iş makineleri ile toplu mezarlara götürüldüler. Aileler çocuklarının cesetlerini bulmak istiyorlar. Ailelere çocuklarının veya yakınlarının ceset parçalarını sunmak zorunda kalmak insanlık onuru açısından kabul edilebilecek bir şey değil; onur kırıcı ve zedeleyici bir durum.

Olaylara bu kadar yakından tanıklık yapan biri olarak, vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Şunu söylemek isterim ki, tarih bu yaşananları unutmayacak. Bosna’da henüz açılmamış birçok toplu mezar var. Bizler, tüm dünyanın gözleri önünde işlenen bu cinayetleri duyurmak, yaşananları gözler önüne sermek ve aynı şeylerin tekrar yaşanmasını engellemek için bunları deşifre etmeye çalışıyoruz.
Sayın Boys, verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

DÜNYA GÜNDEMİ; Burundi tekrar iç savaşın eşiğinde
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isy...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kasırgaya rağmen referandum, cuntaya rağmen yaşam: Myanmar gerçeği

Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pi...

DOSYA; Dünyada ve Türkiye'de açlık sorunu
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”...

DOSYA; Küresel gıda krizi: Nedenleri sonuçları ve öneriler
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını s&u...

DÜNYA GÜNDEMİ; ORTADOĞU: Lübnan'da devr-i Süleyman
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu...

DÜNYA GÜNDEMİ; KAFKASYA: Kafkas çocuklarını yiyip bitiren gizem
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başlad...

43. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat ...