Bölgesel hesaplar mültecileri vuruyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Kemal Özdal   
Bölgesel hesaplar mültecileri vuruyorLübnan’da Hariri suikastını takip eden süreçte başlayan siyasi cinayetler, 2006 Temmuz işgali ve ardından başlayan siyasi kaos, bütün dengeleri yerinden sarsmıştı. Endişe ve tedirginlik her an yeni hadiselerin patlayabileceği sinyallerini veriyordu. Nitekim İsrail’in Lübnan’a yeniden operasyon düzenleyeceği iddialarının güçlendiği bir dönemde, Filistin’de ulusal birlik hükümetini yıkmak maksadıyla sokak çatışmaları (iç savaş değil) başlatıldı; Lübnan’da da Nehru’l-Barid mülteci kampında da çatışmalar baş gösterdi. Bu olayların arka arkaya gelmesi ise hiç de tesadüf gibi görünmüyor.
Lübnan’daki mülteci kamplarından muzdarip olan ABD, Hariri suikastını inceleyecek mahkemenin kurulabilmesi için bölgede bir iç güvenlik tehdidinin oluşmasını hesaplarına katmış gibi görünüyor. Gerek Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden gelen kişiler gerekse değişik sebeplerle Lübnan içinde yer değiştirmiş problemli kişi ya da gruplar, merkezi ve idari yönetim boşluğu olan mülteci kamplarında yaşıyor. Güneydeki kamplara kıyasla daha sakin olan Nehru’l-Barid Kampı’nda başlatılan bu hadiseler adeta bir taşla iki kuş vurma gayreti olarak görülebilir. Zira, çatışmaların başladığı ikinci haftada BM’nin iç güvenlik sorununu gündeme alarak Hariri suikastını inceleyecek mahkemenin kurulmasına karar vermesi ve Nehru’l-Barid’in %80’inin yaşanmaz hale getirilmesi gözlerden kaçmadı.
Yarım asırdan uzun bir süredir statüsüz ve kimliksiz bir şekilde yaşayan; teneke, baraka ve göçük tarzı yerleşim birimlerinde, elektrikten ve temiz sudan yoksun, altyapısı felç olmuş ortamlarda hayat mücadelesi veren Filistinli mülteciler kimi hedeflerin kurbanı olarak seçiliyorlar. Filistinli mültecilerin eğitim imkanlarından ve sağlık hizmetlerinden yoksun bir şekilde yaşadıkları mülteci kamplarında, kamplar arasında dahi göç hareketleri yaşanmakta, buralarda “göç” bir insanlık dramı olarak karşımıza çıkmakta.
Nitekim, yaşanan son çatışmalar yine Filistinli mültecileri vurdu. 40 bin kişinin bulunduğu Nehru’l-Barid kampında yaşanan çatışmalar nedeniyle, kamptakilerin neredeyse tamamına yakını başta Beddavi kampı olmak üzere diğer kamplarda bulunan akraba ve dostlarının yanına sığındılar. Nitekim, 17 bin nüfuslu Beddavi kampının nüfusu, çatışmaların ardından bir hafta içerisinde 37 bine ulaştı.
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak, mülteci kamplarını çatışmaların ardından ziyaret ettik. Günde bir öğün gıdayla geçinmeye çalışan ve insani yardım örgütlerinin kapılarını çalmalarını bekleyenler, hasta, özürlü ya da sakat çocuklarıyla ikinci hicretini yaşayan aileler, ilaçlarını alamadığı için kör olma tehlikesiyle karşı karşıya olan şeker hastaları, İHH’nın koruma altına aldığı anaokuluna sığınanlar kamplardaki insan manzaralarından.
Mağdurlar, mültecilere tanınması gereken temel haklardan yoksun bir şekilde, sığındıkları kamplarda yaşam mücadelesi veriyorlar. Sağlık ocakları, nüfusu kabaran kamplarda gerekli hizmeti veremiyor; ilaç sıkıntısı ciddi boyutlara ulaşmış durumda. İHH’nın yaptırdığı seyyar banyo ve tuvaletler hijyen sorununa bir nebze olsun çare olmuş. Yine İHH’nın organize ettiği aşevi de mültecilere günlük sıcak yemek hizmeti sunuyor.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki; siyasi çıkarlar ve hesaplar gözetilerek yapılan müdahaleler sonucu, Lübnan’da kamplar arasında tetiklenen mülteci hareketleri, mülteciler açısından gayri insani koşullar doğurmakta ve insan hakları ihlallerine neden olmaktadır. Mülteci kamplarında zaten mahrumiyet içerisinde yaşayan bu insanların bugün maruz kaldıkları durum engellenmeli, bu insanlar için bir an önce yeni yerleşim birimleri tesis edilerek bu kişilerin mağduriyetleri giderilmelidir.


 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 43

İKTİBAS; Geleceğin önüne kurulan bentler: Barajlar
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kal...

DOSYA; Küreselleşen açlık
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....

DÜNYA GÜNDEMİ; Somali'de bölgesel ve uluslararası güçlerin tetiklediği insani krizler
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırak...

DÜNYA GÜNDEMİ; Burundi tekrar iç savaşın eşiğinde
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isy...

DÜNYA GÜNDEMİ; ORTADOĞU: Lübnan'da devr-i Süleyman
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu...

DOSYA; Dünyada ve Türkiye'de açlık sorunu
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”...

DÜNYA GÜNDEMİ; Sonu gelmez yolsuzlukların başkahramanı: BM Barış Gücü askerleri
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden b...