Zimbabve'de tarım işçiliği köleliğe dönüştü PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Efe   
Zimbabve'de tarım işçiliği köleliğe dönüştüZimbabve’de 2000 yılında gerçekleştirilen Arazi Dağıtım Reformu’ndan sonra 4500 ticari çiftliğin çoğu halka dağıtıldı. Bunun neticesinde de çiftliklerde çalışan işçilerin bazıları işsiz kaldı. 300 bine yakın çiftlik işçisi ise hem işsiz kaldı hem de yerlerinden oldu. Bunların çoğu yiyecek, barınma, sağlık, temiz su ve eğitim imkanlarından yoksun halde yaşıyor. Düzenli işlerini kaybedenlerden kimileri ise kısa süreli mevsimlik işlere yöneldiler. Ayrıca 900 bin ila 1,2 milyon arası yetimin yaşadığı Zimbabve’deki şartlar, çocuk işçilerin artmasına sebep oluyor.

Zimbabve’deki problemler 1890’larda Zimbabve’nin İngiliz sömürgeciler tarafından işgal edilmesiyle başlamıştı. 1980’e kadar beyaz azınlık tarafından yönetilen Zimbabve’de bağımsızlıktan 20 yıl sonra Cumhurbaşkanı Mugabe, arazi reformu yaptı. 1999 yılına kadar en verimli arazilerin 11 milyon hektarı, kahir ekseriyeti beyaz olan eski tüccarların elindeydi. Beyazlar, sömürge dönemindeki ve 1999 öncesine kadarki konumlarını korumak istiyorlardı. Mugabe, 2000 yılındaki seçimlerde partisinin sloganını “Arazi ekonomidir, ekonomi arazi” şeklinde formüle etti. Onun arazi reformu, çok keskin ve radikal bir değişimdi. Sancılı olan bu reform hala da devam ediyor. Arazilerin yeniden dağıtımı, yerli halk için iyi olacak; böylece halk arazilerine yeniden sahip olacaktı. Fakat problem sadece halkın arazilerinin başkalarının elinde olması değildi. Halkın önemli bir çoğunluğu araziyi nasıl işleyeceğini bilmiyordu. Çalıştıkları çiftliklerde onlara arazilerin nasıl ekilip dikileceği öğretilmemiş; sadece arazinin bakımı ve temizliği öğretilmişti. Ülkedeki 25 bin traktör de çevre Afrika ülkelerine kaçırılmıştı.
Mugabe’nin 2000 yılında yürürlüğe koyduğu arazi politikası yüzünden Zimbabve, İngiliz Milletler Topluluğu’ndan çıkarılmakla tehdit edildi. Mugabe’nin Avrupa Birliği ve Amerika ülkelerine girişi yasaklandı. O da 2003’te İngiliz Milletler Topluluğu’ndan kendi özgür iradesiyle ayrıldığını belirterek topluluğu ülkelerine karşı ırkçı davranmakla suçladı.

Zimbabve’de yüksek enflasyon, maaşların düşüklüğü, paranın durmadan değer kaybetmesi üst üste gelince çalışanların durumu köle işçiliğine dönüşüyor. İşverenler de köle işçi çalıştırmanın rahatlığını yaşıyorlar. Her beş kişiden dördünün işsiz olduğu ülkede maaş azlığından dolayı biri işinden ayrılacak olsa onun yerine rahatlıkla birçok kişi bulunabiliyor. Bunu bilen işverenler de işçileri karın tokluğuna çalıştırıyorlar. Aileler yemek öğünlerini azaltıyorlar. Birçok kişi 30 km’ye varan yollarda yürüyerek veya bisikletlerle işe gidiyor. Birçok aile için süt, çay, margarin, reçel ve bir parça et artık çok lüks. Alışverişler de takas usulüyle yapılmaya başlandı. Mısır verip karşılığında şeker alıyorlar. Kalifiye olsun olmasın yaklaşık üç milyon Zimbabveli Güney Afrika Cumhuriyeti’ne ve İngiltere’ye göç etti.
Çiftliklerde çalışan işçilerin aylık maaşları 3,65 ile 1,17 ABD doları arasında. Zimbabve Tarım İşçileri Sendikası, maaşların mayıs ayından itibaren yükseltildiğini belirtmesine rağmen kimi çiftlik çalışanlarına sadece 0,36 ABD doları ödendi. Bununla ise sadece iki ekmek alınabiliyor. Ülkedeki yoksulluk sınırı 43 ABD doları; enflasyon ise %3.700 civarında.

ABD ve AB ülkeleri tarafından uygulanan ambargo yüzünden ülkede her şey çökmeye başladı. ABD, modern sömürgeciliğe karşı duran Zimbabve’deki rejimi değiştirmek için ekonomik ambargoları artırıyor ve muhalefeti açıkça destekliyor. Beyaz sömürgecilik ve beyaz emperyalizmin mirası, Zimbabveli işçileri modern köle işçiliklerine mahkum ediyor.

 
< Önceki   Sonraki >