ORTADOĞU : Filistin'de kara bulutlar uzlaşmayı dinamitliyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
 Filistin'de mayıs ayı ortalarından sonra yoğunlaşan olaylarda, bir haftalık çatışmalarda 50'ye yakın insan hayatını kaybederken, Hamas el-Fetih koalisyon hükümeti çatırdıyor. Yaşanan çatışmalarla birlikte bu yılın başından itibaren iki taraf arasındaki olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 120'yi bulurken; aynı süre içinde İsrail tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısı ise 34'te kaldı. Bu, iki taraf arasında kurban giden insan sayısının daha fazla olduğunu gösteriyor. İçerideki çatışmaları fırsat bilerek Gazze'ye yönelik hava saldırılarını yoğunlaştıran İsrail'in, el-Fetih'in elini güçlendirdiği dikkatlerden kaçmayan bu operasyonlarında Hamas'a ait birçok yeri hedef alması sonucu onlarca sivil hayatını kaybetti.

Son bir aydır yaşanan gelişmeler göstermektedir ki; Suudi Arabistan'ın sponsorluğunda, bundan iki buçuk ay önce varılan zoraki anlaşma, Filistin'deki sorunu çözmediği gibi, bu anlaşma ardından kurulan ulusal uzlaşma hükümeti de Filistin'e yönelik uluslararası ambargoyu kaldırmaya yetmedi. Şubat 2006 tarihinden bu yana ekonomik ve siyasi ambargo altındaki Hamas hükümetinin alternatifi olarak ve çıkış umudu ile oluşturulan uzlaşma hükümeti; kendisini oluşturan Fetihçi ve Hamaslı bakanlara farklı muamele yapılması, kimi bakanların Batılı ülkelerce muhatap alınmaması ve Arap ülkelerinin kayıtsızlığı sebebiyle, halkın ekonomik ve siyasal beklentilerini hayal kırıklığına uğrattı.

Mekke'de varılan anlaşmadan umulan en önemli sonuç ise, el-Fetih'in ıslah edilmesi ve ülkedeki güvenlik durumunun bir düzene sokulması idi. Buna göre iç güvenlik işleri bağımsız bir bakana verilmiş ve gruplara ait silahlı güçlerin caddelerden çekilmesi hedeflenmişti. Hamas'ın kendi üyelerinden oluşturduğu 3000 kişilik özel birlikler düzenli hükümet birliklerine katılacak ve el-Fetih ile Hamaslı polisler ortak görev yapacaklardı.

Ancak bu anlaşmanın en büyük zaafı, uygulanması konusunda tatmin edici güvenceler ve gerekli araçlardan yoksun olmasıydı. Nitekim hükümetin kurulmasından sonra iki taraf arasında başlayan bahar havasının dağılması çok sürmedi.

Çatışmaların başlangıç noktasını; el-Fetih'e bağlı güvenlik güçlerinin Gazze'yi kontrol etmek amacıyla çok sayıda adamını sokağa dökmesi oluşturuyor. Hamas üyeleri ise bunu kendi güçlerine bir meydan okuma ve el-Fetih'in kendilerini sindirme politikası olarak algılamış ve üst düzey bir el-Fetih yetkilisinin öldürülmesinden sonra çatışmalar kontrolden çıkmıştı.

Batı Şeria bölgesi kısmen el-Fetih'in kontrolünde bir görünüm sergilerken, Gazze ise neredeyse tamamen Hamas'ın hakimiyet alanı olarak kabul edilebilir. Bu nedenle Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın görev yaptığı Başkanlık binaları ile Filistin parlamentosunun bulunduğu Batı Şeria'da alınan kararların İsrail kuşatmasının tüm ağırlığı ile hissedildiği Gazze'de pratik sonuçlar üretmesi, bu kararların tamamen silahlı grupların çıkarlarına uyup uymamasına bağlı. Filistin hükümetinin sokakları tam olarak kontrol edemediği, son çatışmalarla bir kez daha ortaya çıkarken, Suudi Arabistan'ın cömert yardımlar karşılığında kotardığı barışın, Filistin'de güç mücadelesinin bitmesine yetmediği de açıkça görüldü.

Kimi uzmanların da dediği gibi, iki grup arasındaki bu mücadele, gerçekte grup liderlerinin kendi kitlelerine tam olarak hakim olamadıklarını ve yönlendirme zaaflarının bulunduğunu gösteriyor. Bu yetmiyormuş gibi, İsrail ve ABD'nin de olaylara karışması ve olayları tetiklemesi, Filistin'deki gerilimi içinden çıkılmaz bir hale dönüştürüyor. Başından beri Hamas hükümetini vuran İsrail son çatışmada açıkça el-Fetih'in yanında yer aldı. İsrail, bir yandan yerleşim birimi Sederot'a atılan bir füze nedeniyle Hamas'a yönelik füze saldırıları başlatırken, diğer yandan da el-Fetih'e bağlı 500 kişilik bir grubun Gazze'ye geçmesine izin verdi.

Yaşanan ikilik, son bir yıldır yaşanan tecrübe ile birleştiğinde, resmi kurumlardaki hakimiyetini bırakmak istemeyen bir el-Fetih ile sokaklara hakim Hamas olgusunu güçlendiriyor.

Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerlerinden birinde patlak veren bu sokak çatışmaları, söz konusu sokaklara hakim olma mücadelesinden daha çok, iki tarafın birbirini imha stratejisine dönüşmek üzere.

Gelinen aşamada Hamas ve el-Fetih önemli kararlar almak zorunda. Bu kararlar çerçevesinde bir sonuca varmak gerekirse, Filistin'de bundan sonra yaşanacak süreç için şu öngörülerde bulunmak mümkün:

Aslında Hamas, iktidarda olmasının Filistin'in bağımsızlığını kolaylaştırmak yerine Filistin'e yük olmaya başladığını fazlasıyla hissediyor. Bunun için yavaş yavaş iktidardan el çekmeye hazırlanıyor.

Hamas, hükümetten kendi rızasıyla kolayca vazgeçmesi halinde halk tarafından kendisine "başarısız" damgası vurulacağını biliyor. Bu nedenle zorla uzaklaştırılma seçeneğini sonuna kadar bekleyecek ve "vuruşarak" hükümetten çekilip, halka kendini anlatacaktır.

Filistin'de iki ay önce Arap ülkelerinin desteklediği Ulusal Birlik Hükümeti'nin kurulmasına rağmen Hamas ve el-Fetih arasındaki sorunların çözülmediği bir kez daha ortaya çıktı. Bu nedenle köklü çözüm için kalıcı mekanizmalar kurulmadan bir barış dayatması doğru değil.

Gazze'deki çatışmalar, zaman zaman şiddetini azaltmakla birlikte durmayacak.

İsrail saldırılarının artması, Hamas'ı yeniden yeraltına iterken, eylemlerin başlaması da bölgede yeni gerilimleri tetikleyecek.

Hamas eğer hükümette kalmakta ısrar ederse, barış görüşmelerinde muhatap alınmayan Hamas ile Abbas yönetimi arasındaki ipler kopacak.

Amerikan yönetiminin baskılarının yoğunlaşmasına paralel olarak el- Fetih'in hakim güç olduğu yeni bir hükümet kurulacak.

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Malezya genel seçimlerinin ardından
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli öl...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Sürgündeki Moritanlar
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım ol...

41. Sayı Sunuş
Değerli okuyucularımız,
Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onu...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Mısır'ın yıllardır bitmeyen "mübarek" seçimleri
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetini...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA ; Pakistan: Kızgın bir yaza gebe siyasi bahar
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında ...

DOSYA: Uluslararası hukuk açısından Irak'ta yaşam hakkı ihlalleri
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu...

İKTİBAS: Amerikan hapishane endüstrisi: Köleliğin modern versiyonu*

İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunu...