DOSYA : Muhacir PDF Yazdır E-posta
Yazar Av. Gülden Sönmez,   
 Muhacir, kelime anlamı itibariyle bir yerden başka bir yere göç eden kişidir. Bu, İslam'da bir durum ve statü ifade eden bir kavramdır. İslam kaynaklarından çıkarılabilen tanımı ise "zulüm ve baskılar nedeniyle İslam'ı tamamen yaşayamayan ve bunun için mücadele edemeyen, başkaca çaresi kalmadığından Allah için tüm kurulu düzenini ve yakınlarını terk ederek göç eden kişi" olarak belirtilebilir. Kur'an-ı Kerim'in birçok ayeti hicretten bahseder; hicret İslam'ın ilk dönemlerinde de daha önceki peygamberler döneminde de gerçekleşmiştir. Hicret ile ilgili ayetler ve hadisler incelendiğinde hicretin dini sebeplerle gerçekleşmesi esası söz konusudur. Hatta bazı konumlarda yapabilecek bir şeyi kalmayan kişiye hicret edemeyecek kadar zayıf değilse hicret etmesi gerekliliği hatırlatılır.

Mekke'de Hz. Muhammed (s.a.s.) ve diğer Müslümanlara yönelik işkenceler, baskılar, ekonomik ve fiziki her türlü tehdit ve ambargolar, açlık, sıkıntı ve zulüm yaşamı tehdit eden bir noktaya geldiğinde, artık ne İslam'ı yaşayacak ne de mücadele edecek bir durum kalmadığında hicret kaçınılmaz olmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bir gruba, Müslüman olmayan ama kendisi hakkında "Adil Kral" denilen Necaşi'nin ülkesi Habeşistan'a hicret etmesini söyledi. Diğer Müslümanlar ise Medine'ye hicret ettiler. Muhacirler mallarını, yakınlarını, yaşadıkları toprakları Allah için terk ederken, gittikleri yabancı ülkelerde yabancılıklarından dolayı çektikleri zorluklar, mahrumiyetler yanında, müşriklerin onları yok etmek için gösterdiği faaliyetler son bulmuyordu. Burada akrabalarından, eşinden, kardeşinden, evinden, toprağından ayrılmanın ve zorlu yolculuğun insan için ne kadar ağır olduğu düşünülürse; Allah için hicret edene vermeyi Allah'ın vaat ettiği ödül iyi anlaşılacaktır.

Bir diğer dikkat çekici husus; hicret eden Muhacirler ile onlara kucak açan Medine halkı, yani Ensar arasında oluşan kardeşliktir. O günden bugüne bu kardeşliği İslam üzere olan halklar halen yaşatmaktadır. Kardeşlerini geride bırakanlar vardıkları Medine'de kardeş gibi kardeşler bulmuşlardır ki onlar her şeylerini Mekke'den gelen kardeşleriyle cömertçe paylaşmıştı. Enfal Suresi 72-74. ayetlerde "İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının velileridirler (malda da birbirlerine varistirler). İman edip de hicret etmeyenler ise, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir şey yoktur (siz onlara varis olamazsınız). (Bununla beraber) eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o Müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir. Kafir olanların da bir kısmı bir kısmının yardımcılarıdır. Eğer siz onu (Allah'ın emirlerini) yerine getirmezseniz yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesad olur. İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler; (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek mü'minler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır." buyrulmaktadır.

Hicret, baskı ve zulümler nedeniyle İslam'ı tamamen yaşayamayacak durumda olup bunun için mücadele verilemeyecek safhada bir çıkış yoludur. Nisa Suresi 97-100. ayetlerde Allah-u Teala şöyle buyurur: "Kendilerine yazık eden kimselere melekler, canlarını alırken: "Ne işte idiniz?" dediler. Bunlar: "Biz yeryüzünde çaresizdik" diye cevap verdiler. Melekler de: "Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" dediler. İşte onların barınağı cehennemdir: Orası ne kötü bir gidiş yeridir. Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) aciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır. İşte bunları, umulur ki Allah affeder. Allah affedici, bağışlayıcıdır. Allah yolunda hicret eden kimse, gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allah ve Resulü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükafaatı Allah'a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir."

Muhacir için hicret, bir kaçış değil, İslam için tekrar güçlenme ve geri dönüş için kaçınılmaz bir evredir. Dini gerekçelerle, daha doğrusu Allah için, inanan insanın Allah'ın emirlerini yerine getirmesi ve İslamı yaşaması için bir mücadele metodudur. Bu nedenledir ki Allah için yuvasını, yurdunu, sevdiklerini, malını terk edenler aynı zamanda güzel mükafatlarla ödüllendirilmekle müjdelenmektedir.

Ayrıca Allah için hicret edene yapılacak yardım ve gösterilecek kardeşliğin de mükafatı Kur'an-ı Kerim'de müjdelenmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de hicret edenlerle ilgili ayetlerden bazıları şunlardır: "Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti. Dedi ki; Ben, erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; and olsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükafat, Allah tarafındandır. Allah, mükafaatın en güzeli kendi nezdinde olandır."

"İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır." (Tevbe Suresi, 20. ayet)

Nahl Suresi 41. ayet "Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse ahiretin mükafaatı elbette daha büyüktür."

Yukarıdaki ayetlerden de anlaşılacağı gibi, muhacirlikle ilgili statüde esas ölçü İslam'dır. Burada bir Müslüman, muhacire yardım etmek için onun ülke dışında olmasına, ırkına, tabiiyetine veya bir ülke korumasından yararlanıp yararlanmamasına bakmaz. Hicret edebilmek için de hicret edene yardım edebilmek için de Allah'ın rızasını kriter olarak kullanmak yeterlidir. Oysa meri uluslararası hukukta artık sözleşmelerin tanımlarına uyanlara ve bunu ispat edebilenlere haklar ve imkanlar tanınabilmektedir. İslam'daki temel insan haklarının kullar ve kullara ait mekanizmaların dışında Allah tarafından verildiği; öte taraftan mevcut ulusal ve uluslararası mekanizmaların uygulamalarında insanların oluşturduğu yapıların, temel hakları lütfedip siyasi ortamlar uymadığında da hemen ortadan kaldırabildiği veya tanımadığı ortadadır. Mülteciler ve sığınmacılar için de aynı durum geçerlidir. Ancak Irak, Filistin, Çeçenistan, Afganistan gibi birçok ülkeden hicret etmek zorunda kalan muhacirlere 1951 sözleşmesi veya mevcut kanunlar yeterli korumayı sağlamasa da ve hatta mültecilik statüsü vermese de dünya üzerindeki diğer Müslümanlar onlara Ensar olmayı aynı samimiyet ve sıcaklıkla sürdürmektedir. Kanaatimce buradaki kritik nokta "muhacir" ve "mülteci" kavramlarının tanımlarında gizlidir.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA ; Pakistan: Kızgın bir yaza gebe siyasi bahar
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında ...

ROPÖRTAJ :Batı'nın dayattığı Darfur algısına farklı bir bakış
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle,...

DÜNYA GÜNDEMİ: BALKANLAR; Kosova'nın domino etkisi
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada ...

İSLAM COĞRAFYASI: Bir esenlik yurdu: Bruney Sultanlığı
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

41. Sayı Sunuş
Değerli okuyucularımız,
Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onu...

Kısa Kısa
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor
Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim...

DOSYA: İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar girdabı: Irak'ın işgali
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu poli...