Değerli
okuyucularımız,
20. yüzyılın ikinci yarısından bu yana İslam Coğrafyasının farklı
bölgelerinde yaşanan siyasi kriz, savaş ve işgal süreçleri milyonlarca kişinin
yaşadığı toprakları terk ederek yer değiştirmesiyle sonuçlandı. Kuruluşunu
tetikleyen Bosna Savaşı ile muhacirlere yönelik çalışmalarına başlayan İHH
İnsani Yardım Vakfı, kurulduğu günden bu yana kriz noktalarında hayati görevler
üstlendi. Çeçenistan'a ilk ulaşan ve Çeçenistan sorununu dünya gündemine
taşıyan İHH, Kosova'da, Ortadoğu'da, Asya'nın farklı bölgelerinde ve
Uzakdoğu'da muhacirlere destek oldu; bunun ötesinde yetkili makamları çözüme
yönelik adım atmaları konusunda teşvik etti.
İHH İnsani Yardım Vakfı'nın muhacirlere yönelik çalışmaları devam ediyor.
Nitekim, halen dünyanın farklı bölgelerinde iltica hareketleri sürüyor. İltica
hareketleri sırasında, sadece durumu 1951 BM Sözleşmesi'nin "ırkı, dini veya
belli bir sosyal gruba mensubiyeti nedeniyle zulüm görme korusuyla başka bir
ülkeye sığınan kişi" tanımına uyan kişiler mülteci statüsü ile mültecilere
tanınan haklardan yararlanabilmektedir. Kendi ülkeleri içerisinde yer
değiştiren, göç hareketleri esnasında vatansız kalan veya zorunlu geri
dönüşlere tabii tutulan kişilerin durumu ise içler acısıdır. Bu ay dosyamızda, iltica
hareketleri nedeniyle yer değiştiren kişilerin tabi olduğu kavramsal çerçeveyi
açacak, dünyadaki iltica hareketlerine ve İHH İnsani Yardım Vakfı'nın bu
hareketliliklerden doğan insan hakları ihlallerini ve mağduriyetleri giderme
noktasında sürdürdüğü çalışmalara yer vereceğiz. Bu bağlamda, siyasi baskılar
nedeniyle yer değiştiren ve ciddi zorluklara tabi tutulan halklardan biri olan
Arakan Müslümanlarının hikayelerine de röportajımızla sizlere sunuyoruz.
Geçtiğimiz ay dünya gündeminde yaşanan gelişmelere baktığımızda,
1990'ların başından itibaren İslam Coğrafyasının muhtelif bölgelerinde
yaşandığını söylediğimiz siyasi, kriz,
savaş ve işgal süreçlerinin halen devam ettiği görülüyor. Nitekim Rusya, her ne
kadar Çeçenistan'daki savaşın bittiğini iddia etse de gerek Çeçenistan'da
gerekse Kafkasya'nın diğer bölgelerinde baskılarını sürdürüyor. Hayatın ambargo
ve işgal altında aktığı Filistin'de, Hamas ve el-Fetih arasında başlayan
çatışmalar sağlanan görece istikrarı sarsacak gibi. Önce Sovyet işgali, sonra
iç savaş, şimdi de ABD işgali ile sarsılan Afganistan'da ABD askerlerinin
sivillere yönelik operasyonları sürüyor. Yoğun göç veren Afganistan'da, ülke
içinde de yaklaşık 1,5 milyon kişi yer değiştirmiş durumda. Uzakdoğu'da Moro
Müslümanlarının direnişi sürerken; dünyanın petrol rezervlerinin %10'una sahip
olan Müslüman Afrika ülkesi Nijerya'da yaşanan seçim süreci, Nijerya
kaynaklarının Batılılar tarafından sömürülmesinin yüksek sesle sorgulanmasına
neden oluyor.
Değerli okuyucularımız, görüldüğü gibi mağduriyetler ve hak ihlalleri
sürüyor. Gündeme getirdiğimiz konuların İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde
yaşanan sorunların çözümüne yönelik kamuoyu oluşturulmasına katkıda bulunmasını
dileyerek, sizleri yazılarımızla baş başa bırakıyoruz.
|