|
Yazar Editör - dusuncegundem@ihh.org.tr
|
Değerli okuyucularımız; bu ay dosyamızda, ABD’nin dünya Müslümanlarına yönelik olarak “önleyici savaş” ve “terörle mücadele” söylemleri doğrultusunda takip ettiği politikaların zirveye ulaştığı alanlardan biri olarak görülen “Guantanamo” örneğini ele alıyoruz. ABD, 11 Eylül ertesinde, potansiyel “terörist” olarak suçladığı kişileri iç ve dış hukukun işlemediği Guantanamo’ya götürmeye başladı; Guantanamo’ya götürülen bu insanlar hukuki sürecin dışında bırakılarak insanlık dışı muamelelere maruz kaldı. Halihazırda 35 farklı ülkeden 430 tutuklu Guantanamo’da tutuluyor. ABD,
dünyanın herhangi bir bölgesinde bulunan bir kişinin “düşman savaşçı”
olduğunu iddia ederek bu kişiyi alıkoyabiliyor ve onu hukukun kara
deliğine hapsediyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki işkence merkezine
götürülen kişilerin, sadece suni bir şüpheden yola çıkılarak
alıkonulmaları, insan hafsalasının kabul edemeyeceği işkencelere maruz
bırakılmaları, dış dünyadan hatta hapishane içerisindeki diğer
ortamlardan izole edilerek tutulmaları sorgulanıyor. Guantanamo örneği,
tüm hukuksuzluğu ile ayakta dururken, hayalet gemiler ve işkence
uçakları ile de coğrafyalar üstü bir işkence ağı örülüyor.
ABD’nin 11 Eylül’ü takip eden dönemde gündeme getirdiği politik
söylemlere dayanarak gerçekleştirdiği Afganistan ve Irak müdahaleleri,
hem bölgesel hem de küresel planda ürettiği sonuçlar açısından
sorgulanırken; ABD, müdahaleleri ve dünyayı küresel bir hapishaneye
çeviren güvenlik paranoyası ile “hukuk adına” hukuku ihlal eden bir güç
olarak siyaset literatüründe yerini alacağa benziyor.
Diğer yandan, geçtiğimiz ay 20. yüzyılın insanlık dramı olarak tarihe
geçen Bosna Savaşı’nda, Boşnak kardeşlerine destek olmak için dünyanın
farklı bölgelerinden Bosna’ya giden ve oraya yerleşen kişilerin
vatandaşlık hakkının Bosna Hükümeti tarafından iptal edilmesi tepki ile
karşılandı. Bosna Hükümeti’nin bu kararı almasında ABD’nin etkili
olduğu, bu kişilerden bir kısmının süreç içerisinde sınır dışı
edildiği, hatta içlerinden Guantanamo’ya götürülenler olduğu
belirtiliyor.
Yüz binlerin mağdur edildiği bir başka coğrafyada, Çeçenistan’da ise şu
günlerde Ramzan Kadirov rüzgarı esiyor. Putin tarafından desteklenen
Kadirov, Çeçenistan’da her şeyin yolunda olduğu, geride yüz binlerce
ölü ve on binlerce sakat bırakan savaşın bitmiş olduğu imajını vermeye
çalışıyor. İslam coğrafyası ile sizlere taşıdığımız Çeçenistan, özelde
Çeçenlerin genelde Kafkas halklarının mücadelesinin bir sembolü olarak
duruyor karşımızda.
İhlallerin son bulduğu ve adaletin mamur olduğu bir dünya umuduyla, sizleri yazılarımızla baş başa bırakıyoruz.
|