|
ORTADOĞU: Irakta suni teneffüsler demokrasiyi yaşatmaya yetmiyor |
|
|
|
|
Yazar Ahmet Emin Dağ
|
Aday gösterilen ve ABD firmalarına milyar dolarlık ihaleler veren kişilerin Irak’ın “genç demokrasisi” için ne kadar uygun oldukları, ABD’nin sağladığı ‘özgürlük’ ortamında tartışılabilecek mi?
Bir halkın %50’sinden fazlasının katıldığı oylama demokrasinin tek göstergesi olarak kabul edilecekse, Irak’ta 30 Ocak tarihinde yapılanın demokratik bir seçim olduğu söylenebilir. Lakin meşru olmayan bir işgal ortamı, serbest propaganda imkanının olmayışı ve halkın fevkalade tedbirler ile oy verdiği düşünülürse, bu seçimleri demokratik olarak nitelendirmek güç. Demokratikleşme olarak gösterilmeye çalışılan bu süreçte, Şii bölgelerindeki %50’nin üzerindeki katılım mı, yoksa Sünni bölgelerdeki %100’lük boykot mu demokrasinin ve çoğulculuğun göstergesi kabul edilmeli, net değil. İşsizlik oranının %40’ları aştığı, tüm halkın temel ihtiyaçlarının, tek geliri petrol satışı olan bir devletin yardımıyla karşılandığı Irak’ta insanlara “bu ihtiyaçlarınız için bir an önce sorumluları belirlemelisiniz” dayatmasının yapıldığı böylesi ortama “demokratik” denmesi ne derece isabetli olacaktır? Irak’takinden üç hafta önce yapılan Filistin seçimlerinde olduğu gibi, üstü örtülü dayatmalar altında bir seçime şahit olduk. Filistin’de halka yapılan ekonomik desteğin kaynağı petrol değildi, ama orada da yabancı yardımlar (tüm gelirlerin üçte biri) seçim koşuluna bağlıydı. Böyle bir durumda insanlara hayatta kalabilmek için sandık başına gitme seçeneği dışında bir seçenek bırakılmamıştı. Irak’taki demokrasi uygulamasının Batı’dakine hiç benzemediği bir gerçek. Irak’taki mevcut siyasilerin de karıştığı, -ABD resmi rakamları ile- dokuz milyar dolarlık yolsuzluğun konuşulduğu Bağdat’ta, seçimlerin “hesap soracak” bir yönetimi ortaya koyacağını beklemek gerçekçi olmasa gerek. Petrol satışlarından elde edilen 20 milyar dolarlık gelirin yatırıldığı banka hesaplarının kimlere ait olduğunu ortaya serecek bir hükümetin oluşturulması da beklenmemeli. Aday gösterilen ve ABD firmalarına milyar dolarlık ihaleler veren kişilerin Irak’ın “genç demokrasisi” için ne kadar uygun oldukları, ABD’nin sağladığı ‘özgürlük’ ortamında tartışılabilecek mi? |