Ortadoğu: İşgalin gölgesinde hükümet oyunu! PDF Yazdır E-posta
Yazar Hatice Boynukalın Şenkardeşler - haticeboy@hotmail.com   
Çözülmeyi bekleyen gerçek sorunların tartışılmasına sıra gelmeyen bir ülkede işgal devam ederken peş peşe kurulan hükümetlerin bir anlamı olabilir mi?

Geçtiğimiz mart ayı, Filistin’de kardeş kanının akıtıldığı zorlu bir dönemin ardından, yolu Mekke’den geçen ittifaklarfilistin.jpg ve yoğun pazarlıklar sonucu Ulusal Birlik Hükümeti’nin kurulmasına sahne oldu. Böylelikle Ortadoğu’ya demokrasi getirme sevdalısı güçler tarafından dahi nezihliği teslim edilen Filistin genel seçimleri sonrasında oyların çoğunluğunu elde eden Hamas, iktidar koltuğunu muhalefetle paylaşmaya bir bakıma icbar edildi.

Kurulan yeni hükümet, Filistin’de çok geniş bir kesimi temsil etmesi açısından bir ilk. Yine İsmail Heniye’nin, geçmişte varılan anlaşmalara saygılı olacaklarını vurgulaması ve hükümetin temel amacının 1967’de işgal edilen topraklar üzerinde Filistin devletini kurmak olduğunu söylemesi de Hamas hareketi açısından bir ilk.
Parlamento seçimlerine katılmasıyla beraber siyasi sürece bir şekilde entegre olan ve yeni bir siyasi dili benimsemenin ilk işaretlerini veren Hamas’ın, hükümetteki temsilcilerini hareketin liderlerinden ziyade akademisyenlerden seçerek belki de İsrail’le olan görüşmelerini kolaylaştırmak istemesi de gözlerden kaçmıyor. Yine Suudi Arabistan’ın başını çektiği Mekke ittifakı açılımıyla ortaya çıkan tabloda Hamas; Suriye-İran ekseninden uzaklaşarak, Batılı ülkelerce itidalli olarak adlandırılan Arap devletlerine yaklaştı. Bu açıdan bakıldığında Filistin davasında yeni bir dönemece girildiği kesin.

Filistin’in 11. hükümetini yerel ve bölgesel birçok problemin beklediği aşikar. Bunların başında ise hükümetin uluslararası arenada kabul görüp görmeyeceği meselesi geliyor.

İsmail Heniye başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti’nin kurulup güvenoyu almasından hemen sonra İsrail, terörist unsurlar barındırmakla suçladığı bu hükümetin hiçbir bakanıyla temas kurmayacağını bildirdi. Başlangıçta kurulacak olan hükümeti tanımayacağını vurgulayan ABD’nin, daha sonra hükümetin icraatlarına göre tavır alacağını ilan etmesi ise yeni yönetime uzatılmış bir zeytin dalı olarak okunabilir. Uluslararası toplum ise, bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Rusya, Çin, Brezilya, Norveç, İsveç gibi ülkeler şimdilik olumlu görüşler bildirerek hükümetin kurulmasını destekledi. Öte yandan, İngiltere’nin hükümet yetkilileriyle görüşme yapacağı yönündeki söylentiler gerçekleşirse bu, İngiltere siyasetinde de yeni bir döneme girildiği manasına gelecektir.

Ancak söz konusu ülkelerin bu konuda ABD’ye rağmen tamamen bağımsız bir politika izlemesi de beklenmemeli. Bugüne kadar hükümet üyeleriyle görüşmeler gerçekleştiren diplomatların el-Fetih mensubu isimlerle bir araya gelirken Hamaslı yetkililerle görüşmemeye özen göstermesi de sözünü ettiğimiz endişeden kaynaklanıyor olsa gerek.
Arap dünyasına gelince; başlangıçta seçimlerde Hamas’ın başarı kazanmasını kendileri için bir tehlike olarak gören Arap yönetimleri, yaşanan gelişmelerle, Hamas’ın artık Filistin topraklarında göz ardı edilemeyecek bir güç olduğunu gördü. Bu açıdan, Arap devletlerinin hükümet kanadında kendilerine yakın olanları desteklemekle birlikte Hamas faktörünü de göz ardı etmeyecekleri tahmin edilebilir.

Öte yandan “terörist” Hamas’ı iş başına getirdiğinden dolayı açlığa mahkum edilen Filistin halkının yaşadığı ekonomik sorunlar da çözüm bekleyen problemler listesinin ilk sıralarında yer alıyor.

Oslo Barış Süreci sonrasında oluşturulan Filistin Özerk Yönetimi’nin, Avrupa ülkeleri ve ABD’den gelecek mali yardımlara bağımlı kılınması, söz konusu yardımların yönetim ve halkın üzerinde Demoklesin kılıcı gibi sallanmasına yarıyor. Arap ve İslam ülkeleri bu konuda inisiyatifi ele almadıkça bu yardımlar, Filistin’in yumuşak karnı olmaya devam edecektir.

Temiz ve dürüst kadrolarıyla halkın güvenini kazanan Hamas’ın, yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen hükümet ortaklarından el-Fetih’in üst düzey yetkilileri hakkında nasıl bir politika izleyeceği de akla gelen sorular arasında.
Diğer yandan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın, ulusal güvenlik biriminin başına, Hamas’a rağmen, taraflar arasındaki çatışmaları fitilleyen kişi olarak büyük tepki çeken Muhammed Dahlan’ı getirmesi hükümet içerisindeki görüş ayrılıklarının en bariz örneğini oluşturuyor.

İçte ve dışta baş edilmesi güç problemlerle karşı karşıya bulunan Ulusal Birlik Hükümeti, en önemli sınavını ise kendi kuruluş amacı konusunda vereceğe benziyor. Gerçekten kurulan bu hükümet, anlaşmazlıkları bir yana koyarak Filistin davasını önceleyecek, bağımsızlığı gündeminin baş maddesine oturtacak bir birlik hükümeti mi? Yoksa farklı görüşler ve stratejik vizyonlar içeren ve zorunluluktan dolayı bir araya “iliştirilen” yamalı bir görünüme sahip iktidar heveslisi bir topluluğun yansıması mı? Görünen o ki, Ulusal Birlik Hükümeti, iç ve dış sorunlardan öte bizzat kendiyle imtihan edilecek.

Bir yanda Filistin topraklarında haksızca yükselen ırkçı duvar, İsrail hapishanelerinde tutulan esirler, her gün kervana katılan yeni şehitler ve Filistin halkının akan kanı, gözyaşları… Diğer yanda suni gündemlerle meşgul edilen ve birbirine düşürülen aynı davanın çocukları… Çözülmeyi bekleyen gerçek sorunların tartışılmasına sıra gelmeyen bir ülkede işgal devam ederken peş peşe kurulan hükümetlerin bir anlamı olabilir mi? Kanaatimce Filistin Ulusal Birlik Hükümeti’ni asıl bu açıdan okumak gerekiyor.

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli okuyucularımız, Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onurunun ayaklar altına alındığı Irak’taki yaşam hakkı ihlalleri. Beş yıl boyunca işgal üzerine çok şey yaz...
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim 103 çocuk Çad hükümetinin denetiminde yakınlarına kavuşacak. Şu ana kadar Çad’da bir yetimhanede tutulan çocukların...
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada şehir devletlerini oluşturacak şiddetli bir deprem. ...
Ahmedinejat’ın sert çıkışlarına bağlanan Birleşmiş Milletler ve ABD ambargoları, bir yandan ekonomik yönden ülkenin belini bükerken bir yandan da kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyor. ...
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım olarak görülüyor. ...
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen durumunda. ...
Mısır’da muhalefet partilerinin azımsanmayacak bir kitlesel tabanı bulunuyor. İşte bu sebeple rejim, güçlenen muhalefete karşı bir yandan kitlesel eylemleri zayıflatmak amacıyla devlet şiddetinin az kullanıldığı metotlar geliştirirken, diğer yandan da reform vaatleriyle halkı yatıştırma yoluna...
Seçim sonuçlarına Pervez Müşerref muhaliflerinin zaferi damgasını vurmuş olsa da, seçimlerin önemli ve ABD açısından memnun edici tarafı, dini partilerin Müşerref’in devlet başkanlığı makamında yasa dışı olarak oturduğu ve onun yönetimi altında yapılacak seçimlerin hileli olacağı gerekçesiyle ...
Malezya’da, Enver İbrahim önderliğindeki muhalefet cephesi, liberal entelektüel şehirli Malay toplumunun yanında, muhafazakar Malaylar ile azınlıktaki Çinli ve Hintlilerin desteğini de önemli ölçüde alarak yeni bir güç ortaya koyuyor. ...
Irak’taki süreci tanımlayacak tek kelime “kaos”. Bundan beş yıl önce Irak ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilerek Saddam Hüseyin yönetimi devrildi. Ardından ülke içi aktörlerin birbirine karşı kışkırtılarak iktidar hesaplaşmasına tutuşmaları ve bunları takip eden süre içinde ...
Beş yılı geride bırakarak altıncı yıla giren Irak işgali, başlangıçtaki evresinin aksine artık hukuki meşruiyet tartışmalarından uzak, tamamen siyasi ve stratejik konulara hapsolmuşken, işgalin sebep olduğu maddi manevi kayıplar ölçülemeyecek boyutlara ulaştı. ...
Hukukun değil sadece gücün söz sahibi olmasını; bazı insanların güvenliği için tüm insanlığın, tüm özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını ve dünya üzerinde her yönden hakim güç olmayı hedefleyen bu politikaların en bariz örneği Irak işgali ile yaşanmıştır. ...
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu hiçbir şekilde izah edilememekte. ...
Dudayev gerçek bir liderdi; asla para, makam, mevki gibi şeylere meyli olmadı. Savaş süresince kendisine yapılan yüklü miktarda para, ülkeden çıkışının ve can güvenliğinin sağlanması gibi teklifleri hiçbir zaman kabul etmedi. ...
15 yıl Sudan’ın dışişleri bakanlığını yapan ve halihazırda cumhurbaşkanlığı danışmanlığını yürüten Mustafa Osman İsmail’i başkent Hartum’daki konutunda ziyaret ederek kendisiyle, bölgesel çatışmaları, iç karışıklıkları ve insan hakları ihlalleri ile dünya gündeminde sıkça yer alan ...
İnsan hakları kuruluşları, insanlık dışı sömürü anlayışının yeni bir versiyonu olarak niteledikleri, ABD’de siyahi ve Latin kökenlilerin çoğunluğu oluşturduğu iki milyona varan tutuklunun, çeşitli endüstriyel kuruluşlar için boğaz tokluğuna çalıştırılmasını şiddetle kınıyor. Hapishane endüs...
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

Sayı 41

Kısa Kısa
Çad’ın “yetimleri” evlerine dönüyor
Geçtiğimiz aylarda L’Arche de Zoe isimli Fransız yardım kuruluşu tarafından kaçırılan beş yaşın altındaki çoğu yetim...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Sürgündeki Moritanlar
Moritanlara göre Fransızlar, Arapları ve siyahileri ayrı ayrı örgütleyerek halkı birbirine düşürdü. Bundan dolayı, mevcut cumhurbaşkanının ülkede af ilan etmesi ülke barışı için çok önemli bir adım ol...

İSLAM COĞRAFYASI: Bir esenlik yurdu: Bruney Sultanlığı
İsminin anlamı “barış ve selamet yeri” olan Bruney, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor. ...

41. Sayı Sunuş
Değerli okuyucularımız,
Bu ayki dosya konumuz beş yıl önce temelsiz suçlamalarla toprakları işgal edilip taş taş üstünde bırakılmadan yağmalanarak insan onu...

DÜNYA GÜNDEMİ: BALKANLAR; Kosova'nın domino etkisi
Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde önümüzdeki on yıllarca etkisi sürecek; birçok ayrılıkçı hareketi uluslararası anayasal zemine kavuşturacak ve yeni dünyada ...

DÜNYA GÜNDEMİ: AFRİKA; Umutların söndürüldüğü ülke Somali
Somali’de iç savaş nedeniyle yüzbinlerce insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Şu ana kadar bir milyonu ülke sınırları içinde olmak üzere toplam iki milyon civarında Somalili, göçmen dur...

DOSYA: Uluslararası hukuk açısından Irak'ta yaşam hakkı ihlalleri
Özel olarak geliştirilen işkence tekniklerinin uygulandığı cezaevlerinde insan hakları kriterlerine ve uluslararası hukuka aykırı şekilde tutulan, yok edilen ve organları gasp edilen insanların durumu...