El-Fetih ve Hamas gerginliği dolayısıyla yaşanan son çatışmalarda 100’ün üzerinde Filistinli hayatını kaybetti; durumun vahameti karşısında Arap ülkeleri el-Fetih ve Hamas’ı barışı sağlamaya ve geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti kurmaya zorladı.
Son aylarda meydana gelen el-Fetih ve Hamas arasındaki çatışmalar
Filistinlileri neredeyse iç savaşa sürükleyecekti. Zaten İsrail, Oslo
Antlaşması’ndan beri Filistin’de iç savaş çıkartıp barış görüşmelerini
baltalamak için elinden geleni yapmaktaydı. Daha Gazze’den çekilmeden
önce bir grubu destekleyerek, ileride onları kendi çıkarları için
kullanmayı planlamıştı. Hamas Hükümeti’nin kurulmasıyla beraber bu
hükümet, İsrail ve Amerika önderliğinde büyük bir boykot ile karşı
karşıya kalmış; Filistin halkı açlığa terkedilmişti. Bu şekilde Hamas
Hükümeti’nin halk tarafından düşürülmesi amaçlanmıştı. Ancak Filistin
halkı bu oyuna gelmeyince bu kez İsrail, Filistinliler arasında bir iç
savaş çıkarmaya çalıştı.
El-Fetih ve Hamas gerginliği dolayısıyla yaşanan son çatışmalarda
100’ün üzerinde Filistinli hayatını kaybetti; durumun vahameti
karşısında Arap ülkeleri el-Fetih ve Hamas’ı barışı sağlamaya ve geniş
tabanlı bir koalisyon hükümeti kurmaya zorladı. Suud Kralı Abdullah bu
amaçla iki tarafı Mekke’ye davet edip taraflar arasında görüşmelerin
yolunu açtı. Hem Hamas hem de el-Fetih bu iç savaştan kurtulmanın tek
yolunun koalisyon hükümeti kurmaktan geçtiğini gördüler ve böylece
Filistin üzerindeki ambargonun kaldırılmasını hedeflediler.
Mekke Antlaşması olarak bilinen bu ittifak, Amerika ve İsrail hariç
uluslararası kamuoyundan destek gördü. Şu anda kurulma aşamasında olan
koalisyon hükümeti hem ambargonun kaldırılmasına hem de İsrail ile
barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasına zemin hazırlayacak. Buna
rağmen Amerika, İsrail ve bazı Arap ülkeleri, İsrail’e değil de
koalisyon hükümetine karşı bazı şartlar ileri sürüyor. Halbuki barış
görüşmelerini baltalayan ve demokratik yollarla işbaşına gelen hükümeti
tanımayan İsrail’e baskı yapılması gerekiyor.
İsrail’le barış görüşmelerini hangi tarafın yapacağı meselesi de bu
anlaşmayla çözüme kavuşturuldu. Buna göre barış görüşmelerini hükümet
değil bizzat Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas yürütecek. Zira
koalisyonun Hamas kanadı halen İsrail’i tanımama ısrarını sürdürüyor.
Yine anlaşma uyarınca FKÖ tüm grupları ihtiva edecek şekilde yeniden
yapılandırılacak.
El-Fetih ve Hamas arasındaki gerginliği fırsat bilen İsrail Hükümeti
ise Küdüs’teki Mescid-i Aksa’nın temellerini tehdit eden kazı
çalışmalarına hız verdi. Mağrib Kapısı’daki köprüyü yıkıp yenisini inşa
eden İsrail, hem ağlama duvarını genişletmeyi hem de askeri araçları
ile Mescid-i Aksa’nın avlusuna kadar girmeyi hedefliyor.
Bu aşamada İslam ülkeleri, maalesef el-Fetih-Hamas gerginliğine
yoğunlaşarak İsrail’in bu tehlikeli çalışmalarına gerekli hassasiyeti
gösteremedi.
|