Değerli okuyucularımız,
Yoğun bir gündemi geride bıraktığımız şu günlerde, dünya kamuoyu Lahey Adalet Divanı’nın Srebrenitsa Katliamı’nın failleri ile ilgili vermiş olduğu kararla sarsıldı. Bugünlerde Balkanlaştırma terimi ile ifade edilen, bölgede etnik unsurlara dayalı yapılanmayı öne çıkaran ekolün öncüleri, Bosna Savaşı’nda Müslüman Boşnaklara karşı tarihin affetmeyeceği savaş suçlarına imza attılar. 1992 yılında başlayan savaşla, toplama kamplarını gören, pazar yerlerinde toplu katliamlara uğrayan Boşnaklar, 1995 yılının Temmuz ayında “güvenli bölge” ilan edildiği için sığındıkları Srebrenitsa’da bir soykırıma tabi tutuldu; 10 günde 10 bin Boşnak katledildi, kimi canlı canlı toplu mezarlara atıldı.
Srebrenitsa’da halen her gün yeni bir toplu mezar bulunurken, Lahey
Adalet Divanı’nın, Boşnakların Sırbistan’a karşı açtığı dava ile ilgili
olarak verdiği karar tepkiyle karşılanıyor. Nitekim Lahey, Srebrenitsa
Katliamı’nın soykırım olarak tanımlanabileceğini, ancak Sırbistan’ın
katliamdan dolayı suçlanamayacağını belirtti. Katliam gerçekleşirken
NATO ve BM gibi uluslararası mekanizmalar nasıl olaya müdahil
olmadılarsa, bugün de Lahey’in Sırbistan’ı aklayan tutumu uluslararası
kuruluşların ve hukuk mekanizmalarının kendilerine atf edilen görevleri
yerine getirmediklerinin bir göstergesi.
Balkanlar’da bir milletin soykırımında sessiz kalan dünya, 20.yüzyılın
başından bu yana, Siyonist İsrail’in Filistin halkına yönelik
gerçekleştirdiği ihlallere karşı da bir tepki gösteremiyor. İsrail,
herhangi bir yaptırıma maruz kalmaksızın bölgedeki icraatlarına devam
ediyor. Son günlerde İsrail’in Kudüs’te Mağribiler Kapısı’nda, Mescid-i
Aksa’nın altında ve Müslümanlara ait mezarlık bölgelerinde sürdürdüğü
hafriyat çalışmalarının deşifre edilmesi, İsrail işgalinin farklı bir
boyutunu gözler önüne sermekte. Vaat edilmiş topraklarda Süleyman
Mabedi’ni kurmayı amaçlayan İsrail, Filistin’de kültürel ve tarihi
mekanları tahrif ederek Yahudi kültürünü ikame etmeye çalışıyor.
Nitekim, Filistinlilerin kendi evlerine çivi çakmalarına müsaade
etmeyen İsrail, 1967’den beri Filistin’deki 1200 camiyi tahrif etti. Bu
ay dosyamızda İsrail’in Harem-i Şerif politikasını ve güncel kazı
çalışmalarını gündeme taşıyarak İslam dünyasını ve kanaat önderlerini
Kudüs’e ve Filistinlilere sahip çıkmaya davet ediyoruz.
İslam Coğrafyası bölümümüzde, insanlık tarihi açısından birçok önemli
hadiseye sahne olmuş, Kur’an’da adı geçen birçok kıssaya merkezlik
yapmış olan Yemen’e doğru bir seyahate çıkıyoruz.
Sizleri yazılarımızla baş başa bırakırken iyi okumalar diliyoruz.
|