Latin Amerika: Değişen pusulada yönü belirlemek PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahsen Utku - autku@samanyoluhaber.com   
Dünya siyasetinin ekseni değişiyor ve bu devletlerin hepsi de bunun farkında. Değişen eksenin hangi şanslı ülke ya da bölge üzerinde sabitleneceğini ise bugünkü nüfuz hareketleri belirleyecek.

Ocak ayında İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinejad, Latin Amerika’nın seçimin terini yeni atmış üç ülkesini ziyaret etti. Her üç ülkede de verilen mesajlar benzerdi: Bizler kardeş devletleriz, halklarımız kardeş; çünkü çok fazla ortak noktamız var.

Gerek ideolojik gerekse kültürel açıdan oldukça farklı görünen toplumların karşılıklı olarak bu tür bir söylemi benimsemeleri ilk esnada kulağa garip gelebilir. Ancak gerçekten de birtakım ortak özelliklerin (ya da çıkarların) var olması bir yana, bu devletlerin bütün ortak özelliklerini toplayan bir dış unsur aşikar olsa gerek. Nitekim Ahmedinejad ve diğer liderler objektiflere el ele pozlar verirken hepsinin üzerinde bütün bu ziyaret sürecini irkilmiş bir vaziyette yan gözle izleyen aynı devletin bakışları vardı.

chavezahmedinecad.jpgAhmedinejad, Venezüella, Nikaragua ve Ekvador’da çiçeklerle, basit bir resmi karşılamadan öte halkın sıcak ilgisiyle karşılandı. Ekvador’da yeni başkan Rafael Correa’nın göreve başlama törenine katılan Ahmedinejad, Chavez ile birlikte adeta "biraderlik" ilişkisi sergiliyor. Chavez’in, Ahmedinejad’ı "adil hakların savunucusu" olarak isimlendirmesi, apaçık verilmeye çalışılan bir mesaj olarak algılanmalı. Hiç kuşkusuz dünyanın "öteki" tarafında bir gruplaşmaya gidildiği, bir blok oluşturulmaya çalışıldığı söylenebilir. Ancak bugün tanıklık ettiğimiz bu çabalar, Soğuk Savaş döneminden hayli farklı. Devletlerin yakınlaşmasında ideolojik unsurlar etkisini yitirirken (önceden ne kadar etkili olduğu da ayrı bir bahis mevzuudur) günümüz dünyasının daha geçer akçeleri olan ekonomik ve askeri ilişkiler öne çıkmakta. Dolayısıyla burada verilen "mücadele" gerçekten de "emperyalizme" karşı bir savaş değil. Gerek ABD’ye petrol sağlayan ilk beş ülkeden biri olan Venezüella, gerekse Rusya’dan satın aldığı TOR-M1 savunma füzelerinin sevkıyatını henüz tamamlayan İran, ekonomik ve askeri ilişkiler söz konusu olduğunda pekala ideolojik ayrım gözetmiyor. Ne var ki, burada söz konusu devletlerin ilişkilerini ve dış politikalarını belirleyen, aldıkları tavırların, vermeye çalıştıkları mesajların içeriğini oluşturan hassas nokta ne ideolojik, ne ekonomik ne de askeri; bunun ayrımını yapmak gerekir.

Dünya siyasetinin ekseni değişiyor; pusulanın gösterdiği yönde yer alacak kutup da. Bu tıpkı büyük kıtaların yer değiştirmesi gibi bir değişim; on yıllık bir süreçte gözle görülebilecek şekilde belirgin ve hızlı bir değişim değil, ağır ancak istikrarlı bir değişim. Öyle ki, konjonktürün aynı kalmasına yönelik her çaba, bir önceki girişimden daha kötü, daha başarısız bir sonuç veriyor. Dünya siyasetinin ekseni değişiyor ve bu devletlerin hepsi de bunun farkında. Değişen eksenin hangi şanslı ülke ya da bölge üzerinde sabitleneceğini ise bugünkü nüfuz hareketleri belirleyecek. Gerek Latin Amerika, gerekse İran, modern ulus devlet sisteminin kurulmasından bu yana marjinalleştirilmeye ve sistemin dışına itilmeye, geçmişte sahip oldukları kadim medeniyet geleneklerine rağmen büyük güçlerin nüfuz alanları haline getirilmeye çalışıldı. Dolayısıyla zengin yeraltı ve yer üstü kaynakları ile genç iş gücüne sahip iki bölgenin, artık barındırdıkları zenginliklerin gerçek zilyetliğini tekrar elde etmek için güçlerini birleştirmeleri doğal karşılanmalı. Zira bu halkları gerçekten "kardeş" ya da "ortak" kılan da budur: Değişen eksenin menziline yerleşebilmek ve kaybettiklerini geri alabilmek. Bugünün "Amerika karşıtlığını" basit bir hamburger yemezcilik ya da içi boşaltılmış anti-emperyalist söylemler olarak algılamamak gerekir. Sorun ABD yönetiminin işlediği insan hakları ihlalleri ise, diğer bölgesel ya da büyük güçler de (hatta "güç" bile olamayan pek çok devlet) benzer suçları, hatta belki çok daha da ağırlarını el altından yıllardır işlemekte. Dolayısıyla artık insan hakları meselesi de gerçekten bir kaygı unsuru olmaktan çıkıp, siyasi olarak "nasıl" yapıldığı, stratejik olarak da "kime karşı" yapıldığı önemli hale gelmiş bulunmakta.

Bu nedenledir ki, Ahmedinejad’ın (Hatemi’nin daha önceki benzer dostane atmosferde geçen ziyaretleri ve Ahmedinejad’ın son dört ay içerisindeki ikinci ziyareti olduğu da düşünülecek olursa) özelde Venezüella, genelde de Latin Amerika ziyareti, bu çerçevede bir "dostluk" ilişkisinin ilanıdır. Ortak fabrikaların kurulması, petrole yönelik yatırımlar, ABD karşıtı fonun oluşturulması gibi beraber atılan ekonomik adımlar ve kurulan stratejik ortaklık, sadece İran’ın, uranyum zenginleştirme politikalarına yönelik BM tarafından alınan yaptırım kararları karşısında kendisine bir destekçi arama çabası olarak değil birebir iki devletin de pusulanın ibresine oynama girişimleri olarak değerlendirilebilir.

Dünyanın ekseni artık değişiyor. Ekseni değiştiği gibi, işleyişi ve işlenişi de değişiyor. Dünya haritası aynı kalsa da haritaya bakışlar ve haritaya bakınca görülenler değişiyor. Bu yüzden bu denli farklı coğrafyalar arasında dokunan mekiklere alışmaya başlamak, bizim için ileride en büyük kolaylık olacak.

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*
Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur...

Adanmış Hayatlar Mülteci bir çizer; Naci el-Ali
Filistin direnişinin 60 yıllık öyküsünü, işgaller ve sürgünlerin özgürlüklerine gölge düşürdüğü binlerce Filistinlinin yurtlarından edilerek ülkelerine hasret bir hayata mahkum edilişini, çizgileriyle...

Kısa - Kısa
150 kaçak mülteci taşıyan gemi Libya’da battı
Libya’dan İtalya’ya kaçak mülteci taşıyan bir gemi battı. Mısırlı bir diplomat tarafından yapılan açıklamada haz...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Fuat Özdoğru
Dünyada mülteci hareketleri, Türkiye'nin konumu ve mültecilerin karşılaştıkları sorunlar

Dünyadaki mülteci hareketleri, mültecilerin karşılaştıkları sorunlar ve Tür...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*
İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*
Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna...