Ortadoğu: Türkiye'ye biçilen yeni "Çaldıran" rolü mü? PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ - ahmedemin@yahoo.com   
Arap ülkeleri Türkiye’yi öne sürerek İran’la yaşadıkları gerilimde güçlü bir partneri yanlarına almanın hesabını yaparken, İran’ın ise Türkiye gibi bir gücü karşısına almak istemediği çok açık.

Irak’ta halen devam etmekte olan kaosa farklı kesimler, kendi bakış açılarına göre değişik isimlerirak.jpg vermekte: Yaşanan hadiseler kimileri için kutsal bir savaşın parçası, bazıları için terör eylemi, kimilerince iç savaş, kimilerince Şii-Sünni çatışması, bazılarına göre ise tamamen işgalin provokasyonu. Son aylarda yaşanan hadiselerin teyit ettiği başka bir görüşe göre ise yaşanan vahşet, çarşı patlamaları, ev baskınları, polis katliamları, camilere saldırı ve diğer kanlı eylemler, aslında Irak dışı bölgesel ve uluslararası güçlerin hesaplaşmasından başka bir şey değil.
Bölgede Şiiler ile Sünnilerin birbirlerini öldürdüğü gerçeğini teslim etmekle birlikte, Irak’taki çatışmanın tamamen bir mezhep savaşı olmadığı, ancak çatışmaya taraf olan bölgesel ve uluslararası güçlerin çatışmaya böyle bir görünüm vermek istediklerinde de kuşku yok.
Dolayısı ile işgalin üzerinden geçen süre içinde Irak’taki hadiselerin aldığı renk, Irak iç dinamiklerinin birbiriyle hesaplaşmasından ziyade, bölgesel hesaplarla çok daha yakından ilgili olduğu yönündeki görüşleri teyit ediyor.

Iraklı Sünni ve Şiilerin bulundukları bölgelerden tehdit edilerek göç ettirilmesi, saldırılara maruz kalmaları, sivil ölümleri ve kutsal mekanlara yönelik saldırıların neredeyse tamamı faili meçhul olarak kalmış ya da öyle bırakılmıştır. Bağdat’tan diğer bölgelere göç edenler, maktul yakınları ve Iraklı kanaat önderleri ile yapılan görüşmeler göstermektedir ki, kendilerini tehdit eden, yakınlarını öldüren ve varlıklarına el koyanların çoğu Iraklı değil. Irak’ta karakolların ve polis merkezlerinin günlük olarak gelen şikayetlere müdahale etmemesi de dikkat çekici. Şiilere yönelik el-Kaide kaynaklı olduğu söylenen saldırıların da, Sünnilere yönelik Bedir Tugayları ve Kudüs ordusu tarafından düzenlendiği söylenen saldırıların da ortak noktası; saldırgan tarafların Irak dışından gelmiş silahlı güçler olmaları.

Türkiye ile Suudi Arabistan’ın Irak politikalarında büyük bir özdeşlik oluşmaya başlaması, halkı Sünni olan Arap ülkelerindeki yayın organlarında "Türkiye’nin zamanı geldi" türünden başlıkların atılması, Türkiye’nin Sünni zirvelere ev sahipliği yapması aslında uzun vadede bölgesel hesaplaşmaya yönelik hazırlıklar olarak değerlendirilmeli.

Arap ülkeleri Türkiye’yi öne sürerek İran’la yaşadıkları gerilimde güçlü bir partneri yanlarına almanın hesabını yaparken, İran’ın ise Türkiye gibi bir gücü karşısına almak istemediği çok açık. Buna karşın Batılı ülkelerin İran nüfuzunu kırmak için Türkiye’nin "Sünnilik" kozunu oynamaya teşvik edecekleri de hesaba katılmalı. Geçmişte Türkiye ile İran arasında güvensizliği besleyerek sonuç çıkarmaya çalışan ama başaramayan uluslararası aktörlerin, bugün farklı bir taktikle bölgede kontrollü bir gerilim siyaseti hesapladıkları gözleniyor. 1514’teki Çaldıran Savaşı’nda Osmanlılar İran’ın Ortadoğu’daki bağlantı ve nüfuz yollarını koparmışlardı. Kim bilir belki Arap ülkelerinin şimdiki hayali Türkiye’nin benzer bir rolü oynaması ve kendilerini kurtarmasıdır. Ama Kuzey Irak’taki Kürt oluşumuyla daha fazla meşgul görünen Türkiye’nin Şiiliğin gücünü kırmak adına değil, Talabani oluşumunun önünü kesmek için Sünnilere yatırım ettiği çok açık.

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...


DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...