Dosya: Tarihi süreçte insani yardım kuruluşları PDF Yazdır E-posta
Yazar H. Zehra Öztürk - zehraozturk@ihh.org.tr   
Mevcut uluslararası sistemin ürettiği sorunlara adil bir çözüm getirilmesinde etken olabilecek insani yardım kuruluşları önemli bir gücü bünyesinde barındırmaktadır.

Gerek insan eliyle gerekse doğal afetler nedeniyle ortaya çıkan insanlık krizlerine müdahale edilmesi sürecinde, öncelikli olarak yaşam hakkını garanti altına alma, insanlık onurunu koruma, mağdurların can ve mal güvenliğini sağlama hususunda gerekli insani yardımın sunulması gibi çalışmaları içeren insani yardım, yerel ya da uluslararası arenada resmi ya da sivil kuruluşlar tarafından sürdürülür.

İnsani yardımın içeriği, insani yardım stratejileri, siyasi krizler ve bu krizlerin insani yardım süreçleri üzerindeki etkisi, "insani müdahale" kavramı, insani yardım fonlarının elverişli kullanımı, yardım alan kişilerin haklarının korunması gibi konular alanın tartışmalı meselelerini oluştururken, insani yardım kuruluşları faaliyet alanları, çalıştığı coğrafyalar ve kuruluş amaçları gibi etkenlere göre farklılaşmaktadır.

Alanda faaliyet gösteren sivil kuruluşların geçmişine bakıldığında, günümüzde faaliyet gösteren Batı menşeli insani yardım kuruluşlarının önemli bir kısmının köken olarak misyonerlik faaliyetlerine dayandığı görülür. Özellikle Afrika’da sömürgecilik sürecini takiben başlayan misyonerlikinsaniyardimtarihi.jpg faaliyetleri zaman içerisinde insani yardım teşkilatlarına dönüşmüştür. Çünkü insani yardım aracılığıyla kıta insanına hizmet etmenin Afrikalıların Hıristiyanlığa sempati duymasını sağlayacağı düşünülmüştür. Örneğin, 19. yüzyılın ikinci yarısında Cezayir’de kurulan ve daha sonra sahra altı Afrika ülkelerinde faaliyete geçen Society of African Missionaries, Hıristiyanlığı yaymak amacıyla kıtada çalışmalara başlamıştır. Beyaz Arap elbiseleri giydikleri için White Fathers diye de anılan bu grup, kıtanın kültür atmosferi ile çatışmamayı önemseyerek açıktan ihtida hareketlerinden kaçınmış, eğitim ve tıbbi yardımlar yolu ile Hıristiyanlığı yaymaya çalışmıştır. Kıtada doğal felaketlere müdahale etmiş, doğal felaketler sonucu yetim kalan çocuklar için kamplar kurmuş, hastaneler ve dispanserler açmıştır. Bu ve benzeri misyoner örgütler, kuruldukları günden bu yana, sundukları hizmetler ile insanların Hıristiyanlığa ihtida etmesini teşvik etmektedir. Yine 19. yüzyılın sonunda Almanya’da kurulan Caritas Internationalis de şu an 200 ülke ve bölgede faaliyette bulunan bir Katolik teşkilatıdır.

İnsani yardım kuruluşlarının kurulma sürecinde büyük çaplı siyasi krizlerin etken olduğunu söylemek mümkündür. II. Dünya Savaşı’nın günümüzde etkili olan birtakım Batı menşeli yardım kuruluşlarının teşkilatlanmasında tetikleyici olduğu söylenebilir. Avrupa’da geniş insan kitlelerinin mülteci konumuna düşmesi, acil gıda ve tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyulması nedeniyle organize edilen faaliyetler sonucu, kiliselerin girişimiyle kurulan Christian Aid, World Relief ve Oxfam gibi yardım kuruluşları bugün dünya çapında faaliyet göstermekte, "İsa’nın eli ile insanlığa hizmet" etme gayesinde olduklarını açıklamaktadırlar.

Batı’da 1940’lı yıllarda savaş mağdurlarının ihtiyacını giderme amacı ile kurulan çok sayıda kuruluş kısa zamanda gerek faaliyette bulunduğu coğrafyayı, gerekse faaliyet alanlarını genişletmiş; insan eli ile oluşan krizlerin yanı sıra, doğal afetler sonucu ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesinde de rol almaya başlamışlardır. "Savaş yardımları" ile yola çıkan kuruluşlar "dünya çapında yardım" amacıyla faaliyet bölgelerini genişletmişlerdir.

Kilise teşkilatlarının girişimiyle kurulan benzeri yardım teşkilatları, ırk, din ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin ihtiyaç sahibi herkese yardım edileceğini belirtmektedir. Ancak, Filipinler’de yaşanan siyasi çalkantılar üzerine 80’li yıllarda bölgeye giden World Relief’in 10 yılda 10 binden fazla kilise inşa etmesi, ya da Afrika’da faaliyet gösteren kimi organizasyonların yardımı dini öğretilerini yaymak için kullanmaları farklı bir gerçeklik sergilemektedir.

Batılı yardım kuruluşlarının oluşumu 19. yüzyıl misyonerlik hareketlerine ve 20. yüzyılda yaşanan siyasi krizlere dayanırken, insani yardımın İslam dünyasında günümüzde anlaşıldığı şekli ile bir sivil kuruluş bünyesinde yapılanması 20. yüzyıldaki gelişmeler sonucu oluşmuştur. İslam toplumlarında geçmişe dayanan bir toplumsal dayanışma kültürü var olagelmiş, vakıf hizmetleri bünyesinde yürütülen yardım faaliyetlerinin günümüzde kullanıldığı anlamıyla "insani yardım kuruluşu" olarak yapılanması ise 20. yüzyılda gerçekleşmiştir. İslam dünyasında geleneksel anlamda vakıf müessesesi halen görülebilirken günümüzde uluslararası alanda faaliyet gösteren önemli insani yardım kuruluşları vardır. 20. yüzyılın başından beri yaşana gelen Filistin sorunu, yine aynı yüzyılda yaşanan Afgan savaşları, Keşmir sorunu, yüzyılın ikinci yarısında yaşanan Bosna ve Çeçenistan savaşları, ve sonrasında Irak işgali gibi siyasi krizler büyük ölçekli insani yardım çalışmalarını gerekli kılmış, bu krizlerde doğan ihtiyaçlara cevap vermek adına İslam ülkelerinde pek çok yardım kuruluşu yapılanmıştır. Bu oluşumlar kısa zamanda geniş coğrafyalara ulaşabilmiş, Ortadoğu, Uzakdoğu, Asya ve Afrika gibi coğrafyalarda yardım projelerini hayata geçirmiştir.

İHH İnsani Yardım Vakfı, Islamic Society of Jabalia, Zamzam Foundation, Khubaib Foundation gibi İslam dünyasında teşekkül eden yardım kuruluşlarına ek olarak, Avrupa ve Amerika’da yaşayan Müslümanların İslam dünyasında yaşanan mağduriyetleri gidermek için oluşturduğu kurumlar da dünya çapında yardım faaliyetlerinde bulunmaktadır. Örneğin, 1985 yılında İngiltere’de önde gelen 23 Müslüman teşkilat tarafından kurulan Muslim Aid yoksulluk, savaş ve doğal felaketler nedeniyle mağdur olmuş insanlara yardım ulaştırmak için çalışmaktadır.

Bugün gelinen noktada, dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren yüzlerce insani yardım teşkilatı bulunmaktadır. Mevcut uluslararası sistemin ürettiği sorunlara adil bir çözüm getirilmesinde etken olabilecek insani yardım kuruluşları önemli bir gücü bünyesinde barındırmaktadır. Bu nedenle insani yardım kuruluşları faaliyette bulunduğu bölgeleri bir menfaat alanı olarak görmemelidirler. Yardıma ihtiyacı olan geniş insan kitleleri için gerekli çalışmaları yürütürken, mağduriyetlerin ve insan hakları ihlallerinin çözümü noktasında kanaat liderlerini harekete geçirmeli ve yaşanan ihlallerin sonlandırılmasında kalıcı çözümler üretilmesini sağlamalıdırlar.

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Dr. Lami Bertan Tokuzlu*
Türk sığınma mevzuatında devletin takdir yetkisi sorunu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “insan haklarına saygılı devlet” ilkesi gereği sığınma hakkını Anayasa...

İslam Coğrafyası; Bir Muhacir Ülkesi: ÜRDÜN
Altı milyonluk nüfusun yarısından fazlasını Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, bir muhacir ülkesi olarak anılır.

Coğrafya
Ürdün,  kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Ira...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*
Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur...