Ortadoğu: Filistin'de yeni dönem: Kadınlar intifadası PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Özcan   
İsrail’in saldırılarıyla gündeme gelen "Beyt Hanun" kelime olarak "şefkat evi" manasına geliyor. Şefkat de hilkaten kadını çağrıştırır. Ona mahsustur. Kaderin bir remzi olarak İsrail de Beyt Hanun’da yani şefkat evinde, şefkat timsali olan kadınlara yönelik bir katliam gerçekleştirdi. İsrail topçusu ve askerleri tarafından kıstırılan erkeklere müzaheret etmek ve onlara destek olmak için olayı haber alan bir grup Filistinli kadın olay mahalline geldi; fakat İsrail’in üzerlerine ateş açması sonucu bu kadınlardan ikisi hayatını kaybetti. İsrail Beyt Hanun’dan çekildiğini ilan ettikten sonra da açtığı topçu ateşiyle çoğunluğunu aynı aileye mensup kadın ve çocukların oluşturduğu 19 kişiyi öldürdü. Olmert’in bu katliam hakkında yaptığı açıklama ise teknik bir yanlışlık olduğu şeklindeydi.

Birkaç ay önce de Gazze plajında bir aileyi katleden İsrail, bu yanlışları sürekli tekrarlıyor. Zaten, İsrail’in mazereti hazır. Ya Beyt Hanun olayında olduğu gibi yanlış yaptığını ileri sürerek sorumluluğu üzerinden atmayı deniyor ya da Lübnan’da Almanya ve Fransa ile çatışmanın eşiğine geldikten sonra karşı tarafı tekzip etmesi gibi, herhangi bir kaza ve çatışma ihtimali yaşanmadığını ileri sürüyor. Diğer bir tutumu ise, Hamas veya Filistinli militanların canlı kalkanların, kadın veya çocukların arkasına sığındığını iddia etmek. Hamas taraftarlarının veya Filistinli direnişçilerinflistinde_kadnlar.jpg gerçekten de Lübnan’daki Hizbullahçılar gibi arkasına sığınacakları tankları, topları veya uçakları yok. Bundan dolayı, yüksek ateş gücü karşısında evlerini kendilerine siper ediyorlar. İsrail ise ayrım gözetmeden evleri Filistinlilerin başlarına yıkıyor ve ardından da Hamas gibi direnişçilerin kadınların arkasına gizlendiklerini ileri sürüyor. İsrail eğer gerçekten mertlik istiyorsa o zaman eşit şartlarda Filistinlilerle çarpışır ve bunun adı da katliam olmaktan çıkar, savaş olur. İsrail sakarlıklarının göze batmasından ve uluslararası tepkilerden sonra daha dikkatli olmaya başladı. Şimdi evlere saldırmadan önce evdeki sivillere haber veriyor.

İsrail-Filistin mücadelesinde ve intifada bağlamında yeni bir süreç başladı. O da kadınların intifadası. İlk defa Beyt Hanun’da görülen bu direniş gittikçe yayılıyor. Geçtiğimiz günlerde İsrail askerlerinin Filistinli erkekleri sıkıştırması üzerine, galeyana gelen Beyt Hanunlu şefkat abidesi kadınlar, eşlerine, çocuklarına ve daha ötesinde Filistinlilere destek olabilmek için toplu halde olay mahalline akın etmişti. Bunun üzerine İsrail askerleri erkekler yerine kadınları hedef alarak içlerinden ikisini öldürmüştü. Fakat ölüm korkusunu ve duvarını aşmış olan kadınlar gerilemiyorlar ve böylece Filistin’de kadınlar intifadası adı verilen yeni bir intifada çeşidi veya yeni bir dönem başlıyor. Artık Filistinliler kimin evi hedef alınırsa orasını canlı kalkanlarla korumaya alıyorlar. Bu uğurda fani varlıklarını çoktan gözden çıkarmışlar. Rachel gibi kendilerini İsrail buldozerlerine veya tanklarına siper ediyorlar. Beyt Hanunlu kadınlar aslında hem Amerikalı hem de Yahudi bir aileye mensup Rachel Corrie’nin geleneğini sürdürüyorlar.

Rachel hadisesi de apaçık bir şekilde ortaya koyuyor ki, Filistinli direnişçilerin kadınların arkasına sığınması mevzubahis değil, İsrail propagandasından ibaret. Asıl İsrail, zırhlar, buldozerler ve zırhlı birliklerin arkasına sığınıyor. Bu şekilde savunmasız insanları telef ediyor. Bilindiği gibi, 16 Mart 2003’te 23 yaşındaki Amerikalı insan hakları fedaisi Rachel Corrie, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde bir doktorun evini ve ailesini yok etmesini engellemeye çalışırken, bir askeri buldozer tarafından ezilerek katledilmişti. İntifada kadınlarının veya Beyt Hanunlu kadınların öncüsü ve sembolü Rachel’dir.

Beyt Hanunlu kadınlar bizlere tarihi bir gerçeği daha hatırlatmış oldular. O da özelde Müslüman kadının genelde ise bütün kadınların masumiyeti. Vatan, bayrak gibi kadın da Müslümanların namusudur. Abbasi Halifesi Mutasım Billah döneminde Bizanslılar bir Müslüman kadına sataşırlar. Onun çığlığı yankılanır ve Bağdat’a ulaşır. Halife kulağının üstüne yatmamakta ve buyruğunu geçirmektedir. Mutasım, mihne ile anılan halifelerden birisi olsa bile hamiyet ve şehamet timsalidir. Müslüman kadının namusuna dokundurtmaz. "Vamutasımah / Yetiş Mutasım" diyen kadının çığlığı üzerine bir ordu tertip eder, bu ordunun önü Bizans sınırında gerisi Bağdat kapılarındadır. Çığlığı sahipsiz bırakmaz. Bizans’ı titretir. Beyt Hanunlu kadınlar da Bizans’ın eline esir düşen kadın gibi Araplara ve Müslümanlara çığlıklarını duyurmaya çalışıyorlar. Bu çığlık günlerce mesafeden ve yoldan değil, ekranlardan canlı yayınlarla anında seyircilere yansıtılmaktadır. Mutasım’a haber yollayan ve "Vamutasımah / Yetiş Mutasım" diyen kadın örneğinde olduğu gibi, Beyt Hanunlu kadınlar da "Eyne entüm eyyühe’l Arab? / Araplar nerdesiniz, üzerinize ölü toprağı mı serpildi?" demektedirler. Çığlık yankılanır ama karşıdan ses gelmez. Halbuki, sadece ölüler ses vermez. Nizar Kabbani’nin dediği gibi demek ki bizim veya Arap liderlerinin mermerden şatoları veya kaşaneleri mezaristandan ibarettir. Beyt Hanun’daki toplu çığlıktan önce de bir Filistinli kızın yürek yakan ve halen kulaklarımızda yankılanan çığlığını duymuştuk: "Eyne ebi? Babam nerede? Babamı bulun!". Gırnata’nın düşmesinden sonra Endülüs’te de böyle feryatlar duyulmuştu. Elbette Filistin Endülüs olmayacaktır. O kayıp Firdevs değil, yaşayan Adn’dir. Arap Birliği, belki de bu çığlıklardan sonra Filistin’e yönelik ortak olduğu ambargoyu delmeye cesaret edebilmiştir. Bir başlangıç temennisiyle ama kat edilecek daha çok yol var

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...