Güvenilir kaynaklara göre, şu an 8000 tam donanımlı Etiyopya askeri, zayıf ama uluslararası aktörler tarafından tanınmakta olan Badioa Hükümeti’nin haklarını savunma iddiasıyla Somali topraklarında bulunuyor. Bu ordu birliklerinin Somali topraklarında bulunması, Somali’nin merkezinde ve güney kısmında kontrolü büyük oranda elinde tutan İslam Mahkemeleri Konseyi (Council of Islamic Courts, CIC) ve Etiyopya ordusu arasında şiddetli bir savaşın çıkmasına sebebiyet verebilir.
Ülkede şu an hüküm sürmekte olan geçici hükümet, bundan iki yıl önce
kurulmuştu; ancak sadece kurulduğu topraklar olan Baidoa şehrini
kontrol altında tutabiliyor. Geçici hükümet de, İslam Mahkemeleri
Konseyi de gerekirse savaşa girmekten yana. Öyle ki, Etiyopya ordusu
tarafından desteklenen hükümet güçlerinin, BM’nin kontrol altında
tuttuğu tek şehir olan Baidoa yakınlarında siper kazdıkları gözleniyor.
İslam Mahkemeleri ise, Baidoa ile kendi merkezlerinin bulunduğu
Mogadişu arasında, 150 mil güneydoğuda, stratejik bir kasabaya asker
konuşlandırmaya başladı. Etiyopyalı yetkililer, ülke topraklarında
hükümete yardımcı olmak amacıyla sadece birkaç yüz askeri danışmanın
bulunduğu konusunda ısrar ediyor; ancak bu sayı, uluslararası ve yerel
yetkililer tarafından binlerle ifade ediliyor.
İslam Mahkemeleri liderleri, Somalililere Etiyopya güçleri ülke
topraklarından atılana kadar devam edecek bir cihat çağrısında
bulunuyor. Somali Geçici Hükümeti ise şimdiye kadar defalarca Eritre’yi
İslam Mahkemelerine silah desteği sağlamakla suçladı; ancak hem İslam
Mahkemeleri hem de Eritre yetkilileri her defasında bu suçlamayı
yalanladı.
Arap Birliği’nin girişimiyle Somali Hükümeti ve İslam Mahkemeleri
arasında, Sudan’ın Hartum kentinde 30 Ekim 2006 tarihinde barış
görüşmeleri başladı. Ancak üçüncü turdan sonra İslam Mahkemeleri’nin
görüşmelere devam etmek için öncelikle Etiyopya ordusunun durdurulması
önkoşulunu ileri sürmesinin ardından barış görüşmeleri kesintiye uğradı.
İslam Mahkemeleri, Devlet Başkanı Siad Barre’nin Somali’yi terk ettiği
1991 yılından beri ülkede merkezi hükümetin yerini alabilecek şekilde
yapılanabilen tek oluşum. Devlet başkanının ülkeyi terk edişinin
ardından, Somali parçalara ayrılmış ve savaş ağalarını (warlords)
olarak anılan kabile liderleri ve gangsterler tarafından oluşturulan
birimlerce yönetilmeye başlanmıştı.
Her ne kadar Somali’ye silahlanma konusunda ambargo uygulansa da, (1992
yılında Güvenlik Konseyi’nin aldığı 733 sayılı kararda öngörüldüğü
üzere) ülkeye silah akışı hiçbir zaman durmadı. Etiyopya rejimi ve
komşu ülkeler 16 yıl boyunca ülkedeki anarşiyi ve savaş ağalarını
silahlarıyla desteklediler. Etiyopya, Somali’nin bir gün merkezi gücü
tekrar eline geçirerek kaybettiği topraklarını geri isteyeceği
korkusuyla bölgedeki iç şiddeti silahlarıyla destekleyen ülkelerin
başında geliyor. BM Güvenlik Konseyi’nin ülkede şiddetin görüldüğü
bölgelere ambargo uygulamasına rağmen, bu ambargo hiçbir zaman
silahlanmaya sebep olan ülkelere yaptırım uygulanmasını kapsamadı.
BM ve Etiyopya rejimi ısrarlı bir şekilde, İslam Mahkemeleri
liderlerinden bazılarını hala el-Kaide ile bağlantılı olmakla ve
Somali’de el-Kaide’ye mensup kişileri saklamakla suçluyor; bunu
engellemek amacıyla, Mogadişu’daki savaş ağalarını desteklediklerini de
itiraf etmiş durumdalar.
İslam Mahkemeleri Konseyi’nin yönetim kurulu başkanı Şeyh Safir Şeyh
Ahmed, şeriat hükümetleri ile olan bağlantılarının el-Kaide ile
alakasının olmadığını ve ülkeyi Taliban rejimi benzeri bir İslam
devletine dönüştürmeyeceklerini dünya kamuoyuna ısrarlı bir şekilde
açıklıyor. İslam Mahkemeleri Konseyi, çok kısa bir zamanda, dünyanın en
tehlikeli şehri haline gelen Mogadişu’da asayişi sağlamayı başarmıştır.
Geçici hükümet ise, silahlanma karşısında uygulanan ambargoyu kaldırma
ve Etiyopya’nın da dahil olduğu Afrika ülkeleri askerlerinden oluşan
barış gücünün ülkeye konuşlandırılması konusunda ısrarcı. Ancak, İslam
Mahkemeleri Konseyi hükümetin bu teklifini reddederek “Başkentte barış
ve istikrar sağlandıktan sonra, buraya herhangi bir yabancı aracının
gelmesine ihtiyaç yoktur.” şeklinde beyanat veriyor. Gelinen nokta
muhtemelen geçici hükümet ile İslam Mahkemeleri Konseyi arasında
bölünmeye sebebiyet verecek ve iki taraf arasında barış görüşmelerinin
gerçekleşmesini de imkansız kılacaktır.
Somali halkının çoğu, ülkedeki Etiyopya güçlerine karşı şiddetle tepki
verecek ve İslam Mahkemeleri Konseyi’ne destek vermek amacıyla organize
olacaktır. Şu ana kadar İslam Mahkemeleri Konseyi’ne dahil olmayan
aşırı milliyetçi ve marjinal sesler de altı asırdır Somali ve Etiyopya
arasında süregelen geleneksel düşmanlığı tekrar gün yüzüne çıkararak
vatanseverler cephesine kendiliğinden dahil olacaktır.
Baioda’dan gelen raporlara göre, Somali’de güvenliği sağlamak amacıyla
konuşlanan Etiyopya güçlerine karşı kayda geçen ilk saldırı, İslam
Mahkemeleri Konseyi’ne mensup yerel savaşçıların 19 Kasım 2006
tarihinde Etiyopya askeri konvoyunu vurmaları sonucunda altı askerin
ölmesi ve yirmisinin de yaralanması ile sonuçlandı. Artık Etiyopya’nın,
kendini hiç kazanamayacağı bir savaşın batağına saplanmış bulması
muhtemel. Etiyopya, kendi ekonomik varlığını, başka topraklara yönelik
yürüteceği askeri yayılmacılık üzerine kurduğu için yaklaşık iki yüz
yıldır sürekli Somali bölgesine taarruzda bulunuyor.
|