Afrika: Etiyopya'nın Somali'ye müdahalesi PDF Yazdır E-posta
Yazar Hasan Muallim Ömer (Tercüme, Sibel Cantemir)   
Güvenilir kaynaklara göre, şu an 8000 tam donanımlı Etiyopya askeri, zayıf ama uluslararası aktörler tarafından tanınmakta olan Badioa Hükümeti’nin haklarını savunma iddiasıyla Somali topraklarında bulunuyor. Bu ordu birliklerinin Somali topraklarında bulunması, Somali’nin merkezinde ve güney kısmında kontrolü büyük oranda elinde tutan İslam Mahkemeleri Konseyi (Council of Islamic Courts, CIC) ve Etiyopya ordusu arasında şiddetli bir savaşın çıkmasına sebebiyet verebilir.

somali_4_wince.jpg Ülkede şu an hüküm sürmekte olan geçici hükümet, bundan iki yıl önce kurulmuştu; ancak sadece kurulduğu topraklar olan Baidoa şehrini kontrol altında tutabiliyor. Geçici hükümet de, İslam Mahkemeleri Konseyi de gerekirse savaşa girmekten yana. Öyle ki, Etiyopya ordusu tarafından desteklenen hükümet güçlerinin, BM’nin kontrol altında tuttuğu tek şehir olan Baidoa yakınlarında siper kazdıkları gözleniyor.

İslam Mahkemeleri ise, Baidoa ile kendi merkezlerinin bulunduğu Mogadişu arasında, 150 mil güneydoğuda, stratejik bir kasabaya asker konuşlandırmaya başladı. Etiyopyalı yetkililer, ülke topraklarında hükümete yardımcı olmak amacıyla sadece birkaç yüz askeri danışmanın bulunduğu konusunda ısrar ediyor; ancak bu sayı, uluslararası ve yerel yetkililer tarafından binlerle ifade ediliyor.

İslam Mahkemeleri liderleri, Somalililere Etiyopya güçleri ülke topraklarından atılana kadar devam edecek bir cihat çağrısında bulunuyor. Somali Geçici Hükümeti ise şimdiye kadar defalarca Eritre’yi İslam Mahkemelerine silah desteği sağlamakla suçladı; ancak hem İslam Mahkemeleri hem de Eritre yetkilileri her defasında bu suçlamayı yalanladı.

Arap Birliği’nin girişimiyle Somali Hükümeti ve İslam Mahkemeleri arasında, Sudan’ın Hartum kentinde 30 Ekim 2006 tarihinde barış görüşmeleri başladı. Ancak üçüncü turdan sonra İslam Mahkemeleri’nin görüşmelere devam etmek için öncelikle Etiyopya ordusunun durdurulması önkoşulunu ileri sürmesinin ardından barış görüşmeleri kesintiye uğradı.

İslam Mahkemeleri, Devlet Başkanı Siad Barre’nin Somali’yi terk ettiği 1991 yılından beri ülkede merkezi hükümetin yerini alabilecek şekilde yapılanabilen tek oluşum. Devlet başkanının ülkeyi terk edişinin ardından, Somali parçalara ayrılmış ve savaş ağalarını (warlords) olarak anılan kabile liderleri ve gangsterler tarafından oluşturulan birimlerce yönetilmeye başlanmıştı.

Her ne kadar Somali’ye silahlanma konusunda ambargo uygulansa da, (1992 yılında Güvenlik Konseyi’nin aldığı 733 sayılı kararda öngörüldüğü üzere) ülkeye silah akışı hiçbir zaman durmadı. Etiyopya rejimi ve komşu ülkeler 16 yıl boyunca ülkedeki anarşiyi ve savaş ağalarını silahlarıyla desteklediler. Etiyopya, Somali’nin bir gün merkezi gücü tekrar eline geçirerek kaybettiği topraklarını geri isteyeceği korkusuyla bölgedeki iç şiddeti silahlarıyla destekleyen ülkelerin başında geliyor. BM Güvenlik Konseyi’nin ülkede şiddetin görüldüğü bölgelere ambargo uygulamasına rağmen, bu ambargo hiçbir zaman silahlanmaya sebep olan ülkelere yaptırım uygulanmasını kapsamadı.

BM ve Etiyopya rejimi ısrarlı bir şekilde, İslam Mahkemeleri liderlerinden bazılarını hala el-Kaide ile bağlantılı olmakla ve Somali’de el-Kaide’ye mensup kişileri saklamakla suçluyor; bunu engellemek amacıyla, Mogadişu’daki savaş ağalarını desteklediklerini de itiraf etmiş durumdalar.
İslam Mahkemeleri Konseyi’nin yönetim kurulu başkanı Şeyh Safir Şeyh Ahmed, şeriat hükümetleri ile olan bağlantılarının el-Kaide ile alakasının olmadığını ve ülkeyi Taliban rejimi benzeri bir İslam devletine dönüştürmeyeceklerini dünya kamuoyuna ısrarlı bir şekilde açıklıyor. İslam Mahkemeleri Konseyi, çok kısa bir zamanda, dünyanın en tehlikeli şehri haline gelen Mogadişu’da asayişi sağlamayı başarmıştır.

Geçici hükümet ise, silahlanma karşısında uygulanan ambargoyu kaldırma ve Etiyopya’nın da dahil olduğu Afrika ülkeleri askerlerinden oluşan barış gücünün ülkeye konuşlandırılması konusunda ısrarcı. Ancak, İslam Mahkemeleri Konseyi hükümetin bu teklifini reddederek “Başkentte barış ve istikrar sağlandıktan sonra, buraya herhangi bir yabancı aracının gelmesine ihtiyaç yoktur.” şeklinde beyanat veriyor. Gelinen nokta muhtemelen geçici hükümet ile İslam Mahkemeleri Konseyi arasında bölünmeye sebebiyet verecek ve iki taraf arasında barış görüşmelerinin gerçekleşmesini de imkansız kılacaktır.

Somali halkının çoğu, ülkedeki Etiyopya güçlerine karşı şiddetle tepki verecek ve İslam Mahkemeleri Konseyi’ne destek vermek amacıyla organize olacaktır. Şu ana kadar İslam Mahkemeleri Konseyi’ne dahil olmayan aşırı milliyetçi ve marjinal sesler de altı asırdır Somali ve Etiyopya arasında süregelen geleneksel düşmanlığı tekrar gün yüzüne çıkararak vatanseverler cephesine kendiliğinden dahil olacaktır.

Baioda’dan gelen raporlara göre, Somali’de güvenliği sağlamak amacıyla konuşlanan Etiyopya güçlerine karşı kayda geçen ilk saldırı, İslam Mahkemeleri Konseyi’ne mensup yerel savaşçıların 19 Kasım 2006 tarihinde Etiyopya askeri konvoyunu vurmaları sonucunda altı askerin ölmesi ve yirmisinin de yaralanması ile sonuçlandı. Artık Etiyopya’nın, kendini hiç kazanamayacağı bir savaşın batağına saplanmış bulması muhtemel. Etiyopya, kendi ekonomik varlığını, başka topraklara yönelik yürüteceği askeri yayılmacılık üzerine kurduğu için yaklaşık iki yüz yıldır sürekli Somali bölgesine taarruzda bulunuyor.

 
< Önceki   Sonraki >