Ortadoğu: Irakta değişen bir şey yok PDF Yazdır E-posta
Yazar A. Emin Dağ   
Irak’taki çatışmanın yön değiştirip Şii-Sünni çekişmesine dönüşmesi, işgal güçlerinin işini kolaylaştırdığı kadar, bölgenin bölünmesini de hızlandırıyor.

Lübnan ve Filistin’deki kanunsuz saldırı ve işgal süreci, Irak’ta yaşanan başka bir kanunsuz işgali iki aydır gazete sayfalarından silmiş görünüyor. İsrail vahşeti medya gündemini doldurmadan önce Irak haberlerinin ağırlık noktasını mezhep çatışmaları, etnik gerilim, bölünme ve her gün sayısı ortalama 100’ü bulan sivil katliamlar oluşturuyordu. Aradan geçen süreye rağmen Irak’ta değişen pek bir şey yok.

Irak Hükümeti’nin işbaşına gelişinin üzerinden 10 ay geçmiş olmasına rağmen sözünün geçtiği tek yer Bağdat’ın yeşil hat içinde kalan küçük bir bölümü. Başkent dışındaki taşra vilayetlerinde kontrol, tamamen Bağdat’taki hükümete sadakati bulunmayan yerel otoriteler ve yöneticilerce sağlanıyor. Bağdat’ın birçok bölgesi, örneğin Sadr semti, yerel güçlerin kontrolünde bulunurken, güneyde yerel din adamlarının oluşturduğu yönetim, birçok konuda merkezi hükümeti umursamayacak ölçüde bağımsızlık kurmuş durumda. Sünni kentlerde kontrol tamamen silahlı grupların elinde bulunurken, kuzeydeki Kürt bölgeleri çoktandır bağımsız bir devlet gibi yönetiliyor ve merkezi hükümete hiçbir hesap verme zorunluluğu duymuyor.

Irak ordusu denilen yapılanma ise tamamen Amerikan birliklerine bağlı çalışan, savaş kabiliyeti olmayan bir kukla görünümünde. Özel infaz timleri dışında Irak ordusu ve polisinin hiçbir gücü bulunmuyor. Bu infaz timleri ise her gün onlarca cinayeti yasa dışı yollarla gerçekleştiriyor.

Siyasal iktidarsızlık bir yana, Irak gibi petrol zengini bir ülkede petrol sıkıntısının halen devam etmesi ekonomik alanda da işlerin istendiği gibi olmadığını gösteriyor. Ekonominin yeni yapılanması tamamen savaşın finansmanı, tazminatlar ve Amerikan işgal güçlerinin masraflarının karşılanması üzerine planlanıyor. Savaş öncesi günlük iki milyon varile yaklaşan petrol üretimi şimdilerde 500 bin varil düzeyinde. Bu gelir düşüşünün yol açtığı yokluk bir yana, Bağdat’taki yiyici takımının ülke servetini cebe indirmesi, halkın devletten beklentilerini tamamen sıfırlamış durumda.

Tüm bu olumsuzluklara ilave olarak Irak’taki çatışmanın yön değiştirip Şii-Sünni çekişmesine dönüşmesi, işgal güçlerinin işini kolaylaştırdığı kadar, bölgenin bölünmesini de hızlandırıyor. Bugün artık Irak’ta etnik ve mezhebi unsurları bir devletin çatısı altında tutmak için yeni bir Saddam gerekiyor.

 

 

 
< Önceki   Sonraki >