Sayılarının 100 bin ile 120 bin arasında olduğu tahmin edilen Kırgızlar bugünkü Kırgızistan’ın kuzeydoğusundan Çin’e kaçmaya çalışırken önlerine Tien Şan dağlarının çıkması sonucu Çar güçlerinin ateşinden kurtulamadılar.

1916’da Kırgızistan’da tarihe adı “Ürkün” olarak geçen bir katliam
yaşandı. Kırgız halkının isyanını bastırmaya çalışan Çarlık Rusyası,
Çin’e kaçmaya çalışan 100 binden fazla Kırgız’ı katletti. Geçtiğimiz
Ağustos ayında Ürkün kurbanları anısına Kırgısiztan’ın kuzeydoğusunda
yer alan Barskun Köyü’nde ve Başkent Bişkek’te törenler düzenlendi.
Ayrıca, Kırgızlar atalarına vefa borcu olarak “Ürkün 90” adı verilen
bir proje ile Kırgız halkının hakları için ölen bu insanların dağılmış
kemiklerini anıt mezar olacak bir alana gömdüler.
Kırgız halkının isyan etmesinin sebebi rejimin hak ve
hürriyetlerdeki kısıtlamalarının hat safhaya ulaşmasının yanı sıra,
Kırgız halkının I. Dünya Savaşı’na “Çar’ın askerleri” olarak
katılmasının istenmesiydi. Yıllardır varı yoğu sömürülen halkın bir de
canı sömürülmek isteniyordu. Savaşı Rusya kazansa bile sömürülen Orta
Asya ülkelerinin hiç bir kazancı olmayacak, ölen askerlerinin adı bile
anılmayacaktı. Sonuçta halk isyan etti ve bu isyan tarihte eşi benzeri
görülmemiş bir şekilde bastırıldı. Sayılarının 100 bin ile 120 bin
arasında olduğu tahmin edilen Kırgızlar bugünkü Kırgızistan’ın
kuzeydoğusundan Çin’e kaçmaya çalışırken önlerine Tien Şan dağlarının
çıkması sonucu Çar güçlerinin ateşinden kurtulamadılar. Kırgızların bir
kısmı Çar güçlerince öldürüldü, geri kalanı da bu dağlarda 3000 metre
yüksekliklere kadar çıkıp kaçmaya çalışırken can verdi. Şu an bu
dağların etekleri, hala kemikleri dağılmış vaziyette yatan Kırgızların
mezarlığı.
Hayret ve dehşet uyandıracak manzaralardan biri de 4000 metre
yükseklikte bulunan Bedel Geçidi ile Çin sınırı arasında akan bir
nehrin yatağının insan kemikleri ile dolu olması. Sovyetler dönemi
boyunca, yaşanan vahşete tanıklık etmelerini önlemek için bu bölgeye
Müslümanların girmesi engellenmiştir. Ürkün, Sovyetler dönemi
kitaplarında da kayıtlı değildir. Hatta Kırgız aydınlarının olayı
anlatmak için yazdığı kitapların basılması dahi Kırgızistan’ın
bağımsızlık tarihi olan 1991 yılına kadar engellenmiştir. Ürkün
Katliamı ancak 75. yıldönümü olan 1991’de, Ürkün ile birçok insanını
kaybeden Asilbaş Köyü’nde bir tören ile anılmıştır.
Ancak önemli bir gerçek şu ki bu tarihten sonra Rusya, halkların
bağımsızlık taleplerine çok fazla karşı koyamamıştır. Vahim olan bir
gerçek de Rusya’nın tıpkı Çeçenistan ve birçok Kafkas halkına karşı
takınmış olduğu tavrın benzerini göstererek hala öldürülen 100 bin
insan anısına, bu olaydan dolayı üzgün olduklarını ifade eden bir
‘özür’ dahi dilememiş olmasıdır.
|