İngiltere’nin son anda engellediğini iddia ettiği terörist saldırıların Ortadoğu’da işlenen savaş suçlarını haklı çıkarmak için kullanılması, aslında ABD ve İngiltere’nin “sivil halk”a karşı “terörist” tanımındaki büyük çelişkiye işaret ediyor.
Ortadoğu'da İsrail'in sivil Müslüman halkı hedef alan saldırıları
sürerken, İsrail’in iki büyük destekçisi ABD ve İngiltere de terör
alarmına geçti. İngiltere 10 Ağustos 2006 tarihinde, bütün dünyaya 11
Eylül saldırılarına benzer büyüklükte bir terör eylemini son anda
engellediğini açıkladı. İngiliz polisinin yaptığı açıklamaya göre
Londra'dan ABD’ye gidecek olan yolcu uçakları havada infilak
ettirilecekti. Olayla ilgili olarak gözaltına alınan 21 kişiden 11’i
hakkında dava açılacağı açıklandı.
Olayların tam da İsrail'in sivil halka yönelik saldırılarıyla ilgili
kanlı fotoğrafların dünya basınında yer aldığı dönemde ortaya çıkması,
dünya ve Türkiye basını tarafından bunun bir tesadüf olmadığı şeklinde
yorumlandı. Böyle bir planın gerçek olup olmadığının ötesinde, bu
planın İsrail’in işlediği savaş suçlarını gölgede bırakmak ve dünyadaki
savaş karşıtı hareketlere dolaylı bir mesaj vermek amacıyla ortaya
çıkarıldığı tartışılıyordu.
Hem terör eylemlerinden, hem ABD ve İsrail’in planlı bir şekilde
Ortadoğu’yu işgalinden en ağır zararı gören yine sivil halk. Oysa gerek
11 Eylül saldırılarının, gerekse İngiltere’nin son anda engellediğini
iddia ettiği terörist saldırıların Ortadoğu’da işlenen savaş suçlarını
haklı çıkarmak için kullanılması, aslında ABD ve İngiltere’nin “sivil
halk”a karşı “terörist” tanımındaki büyük çelişkiye işaret ediyor.
Bu çelişkiyi açıkça ortaya koyan, önlendiği iddia edilen saldırılara
ilişkin haberlerin ardından George W. Bush’un yaptığı yorum oldu. Bush,
bu olayın “ABD'nin İslamcı faşistlerle savaş halinde olduğunu
gösterdiğini” söyledi. “İslamcı faşist” terimi aslında teröristin
doğrudan Müslüman olarak tanımlandığının önemli bir delili oldu.
Böylece ABD Başkanı dünya kamuoyunun gözünde bütün Müslüman
toplulukları potansiyel terörist ilan ederek Ortadoğu'da misket
bombalarıyla ölen ve yaralanan halkın da en az İngiltere’den Amerika’ya
giden uçakların yolcuları kadar “sivil” olduğu gerçeğinin üstünü
örtmeye çalışıyor. Belki de İsrail’in Ortadoğu’da Müslüman halkın
yaşadığı topraklarda haksız ve kanlı bir işgal değil, teröre karşı
haklı bir mücadele sürdürdüğüne inanmamız bekleniyor.
|