|
Türkmenbaşının casus paranoyası |
|
|
|
|
Yazar Selda Şen
|
Türkmenistan’da devlet yetkilileri özellikle gazetecilere ve sivil toplum aktivistlerine göz açtırmıyor. Halkın telefon konuşmaları ve internet haberleşmeleri tüm ayrıntılarıyla gizli servis tarafından kaydediliyor.
Orta Asya cumhuriyetlerinde ‘güvenlik’ gerekçesiyle gerçekleştirilen
insan hakları ihlalleri sürüyor. İnsan hakları savunucuları gerçek
güvenliği sağlamanın tek yolunun insan haklarının korunması olduğunu
ifade etseler de, Sovyet halefi bu ülkeler, düzeni sağlamak adına
baskıcı devlet geleneklerini sürdürüyorlar. Bu çerçevede
Türkmenistan’ın totaliter Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov’un sıkı
gözetim maksadıyla oluşturduğu bir nevi jurnalci ağı, vatandaşlar
hakkındaki en detaylı bilgileri Türkmenbaşı’na taşıyarak olası (!)
muhalifleri tetkik ediyor ve bu bilgiler doğrultusunda gözaltı ve
tutuklamalar gerçekleştiriliyor.
Türkmenistan’da devlet yetkilileri özellikle gazetecilere ve sivil
toplum aktivistlerine göz açtırmıyor. Halkın telefon konuşmaları ve
internet haberleşmeleri tüm ayrıntılarıyla gizli servis tarafından
kaydediliyor. Ülkeye giriş yapan herhangi birine potansiyel casus
gözüyle bakılırken, yurt dışına çıkış yapmak muhalifler listesine
eklenmek için yeterli sebep olarak görülüyor.
Ülkede yaşanan bu casus paranoyasının uzantısı olarak 16-19 Haziran
tarihleri arasında Türkmenistan Helsinki Federasyonu’yla bağlantısı
olan insan hakları aktivistleri ve gazetecilerden oluşan yedi kişilik
bir grup gözaltına alınmıştı. Bu kişiler, Türkmenistan yönetimine karşı
ihtilal hazırlığında olmak ve dışarıya bilgi sızdırarak vatan hainliği
yapmakla suçlanmışlardı. Devlete en büyük destek ise yine kendi
güdümündeki basın yayın organlarından gelmişti. Uluslararası örgütlerle
yakın ilişkide bulunmayı suç sayan yetkililer bu kişileri gözaltına
almakla yetinmeyip bir Fransız diplomatı ile AGİT’in Aşkabat Ofisi
çalışanlarını onlara destek vermekle itham etmiş ve bu nedenle diğer
devletlere karşı da düşmanca bir tavır sergilemişti.
Neyse ki
talihsiz gözaltının kurbanlarından insan hakları aktivisti Elena
Ovezova ve gazeteci Ogulsapar Muradova’nın çocukları Sona, Maral ve
Berdy Temmuz ayı başında serbest bırakıldı. Ancak gazeteci Muradova’nın
kendisi ve Annakurban Amankliçev ile insan hakları aktivisti Sapardurdy
Haciyev hala gözaltında tutuluyor ve kötü muamele görmelerinden endişe
ediliyor.
|