İskeçe’nin seçilmiş müftüsü Mehmet Emin Aga, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Atina’ya karşı açtığı bir davayı daha kazandı. AİHM, Atina’nın düşünce, din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi.
İskeçe’nin seçilmiş müftüsü Mehmet Emin Aga, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’nde (AİHM) Atina’ya karşı açtığı bir davayı daha kazandı.
AİHM, Atina’nın düşünce, din ve vicdan özgürlüğünü ihlal ettiğine karar
verdi. Daha önce Atina’yı iki kez mahkum ettiren Aga, Batı Trakyalılar
tarafından 1990’da müftü seçilmiş, ancak Atina bu seçimi geçersiz
sayıp, bölgeye merkezden bir müftü atamıştı. Merkezin kararını
tanımayan Aga, istifa etmeyi reddedince, yasalara aykırı davrandığı
gerekçesiyle yargılanıp mahkum edilmişti.
Batı Trakya’da Yunan yönetimi ve Türk azınlık arasındaki en önemli
çatışma konularından birisi de dini işlerden sorumlu resmi görevlilerin
seçimi. Lozan Anlaşması, Türk azınlığa kendi din işlerini Yunan
yönetiminden bağımsız olarak organize etme ve yönetme hakkını açıkça
tanımasına rağmen 1985 yılından bu yana Yunan Hükümeti, Lozan’ın ilgili
maddelerini ihlal ederek ve Türk azınlığın sesini duymazdan gelerek
müftüleri doğrudan kendisi atıyor. Gerekçesi ise müftülerin sadece dini
değil toplumsal fonksiyonlarının da olduğu, bu yüzden müftülerin
atamasının da hükümet tarafından yapılması gerektiği şeklinde. Şu anda
Batı Trakya’da her cemaatin ikişer müftüsü bulunuyor. İlk ikisi Yunan
Hükümeti tarafından atanmış olan Gümülcine Müftüsü Cemali Meço ile
İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Sinikoğlu’dur. Diğer ikisi ise cemaat
tarafından seçilmiş olan Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ile İskeçe
Müftüsü Mehmet Emin Aga’dır.
‘Sahte müftülük’ yaptığı gerekçesiyle sekiz ay hapse mahkum edilen
Aga, AİHM’ye başvurarak Atina’yı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin
düşünce, din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesiyle ifade
özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesini ihlalden şikâyet etti. Atina
yönetimi, Aga’yı ‘müftü gibi davrandığı’ için cezalandırarak ‘yasal
müftü’nün hakkını koruduğunu, birçok ülkede müftüyü devletin atadığını
savundu. AİHM ise dini grupları uzlaştırmak için din özgürlüğü
konusunda kısıtlama olabileceğini ancak bunun için güçlü bir neden
bulunması gerektiğini belirtti. 10. maddeyle ilgili şikayeti dikkate
almayan AİHM, Atina’nın 3000 avroluk mahkeme masrafını ödemesine
hükmetti, ancak para cezasına gerek görmedi.
AİHM’nin bu kararı Batı
Trakya’daki müftü seçimlerine ilişkin ilk karar değil. Atina’nın
itirazına rağmen halk tarafından seçilen diğer müftü İbrahim Şerif de
Strasbourg’a taşıdığı davayı 1999 yılında kazanmış ve bu davada da
Atina, vatandaşlarının din özgürlüğünü ihlal etmekten mahkum olmuştu.
|