Yüreklerden sürgün edilemeyen vatan: Kafkasya PDF Yazdır E-posta
Yazar Merve Kansu   
Sürgün ve soykırımın alınyazısı gibi algılandığı Kafkasya’da 21 mayıs 1864 tarihinde yaşananlar kara bir leke olarak tarihe kazındı.

Sürgün, tarihte yaşanmış ve bitmiş bir olgu değildir. Sürgün, etkileri bugün de devam eden, bir halkı geçmişinden koparıp belirsiz bir geleceğe sürükleyen büyük bir insanlık suçu ve bir halka tattırılabilecek en büyük azaptır. Ve tarihi toplu tehcirlerle dolu olan Rus devletinin en çok uyguladığı emperyalist politikanın adıdır sürgün. Kafkasya’nın bugünkü hali, Rusların bu konuda ne kadar uzmanlaştığının göstergesidir.

Özgürlüğün anlamını Kafkas dağlarından insanlığa öğreten Çerkezler, 142 yıl önce Ruslar tarafından anavatanlarından sökülüp atıldılar. Sürgün ve soykırımın alınyazısı gibi algılandığı Kafkasya’da 21 mayıs 1864 tarihinde yaşananlar kara bir leke olarak tarihe kazındı. 300 yıllık direnişin ardından gelen bu soykırımda 1,5 ila 2 milyon arası insan vatanından koparılarak dünyanın 40 farklı ülkesinde yaşamak zorunda bırakıldı. 1860 yılında dört milyon olan Kafkas nüfusu, 1897’de 1.660.000’e indi. Adıge-Abaza-Ubıh grubundan oluşan Kuzeybatı Kafkasyalıların %85’i; Oset, Çeçen ve Dağıstanlıların %10-15’i anavatanlarından sürüldüler.

Son derece ilkel ve sağlıksız koşullarda, çürük çarık gemilere bindirilen insanlar Karadeniz’in azgın dalgalarına bırakıldılar. Osmanlı topraklarına göç etmek üzere yola çıkanların yarısı buraya ulaşamadan yollarda açlık ve sefaletten öldü. Annesinin soğumuş cesedinde süt arayan yavrular, donup öldüğü halde çocuğunu kucağından bırakmayan analar ve sırf ısınmak için sıkışarak yattıkları yerde birlikte donarak ölen insanlar insanlık tarihinin bu en büyük dramının kahramanlarıydılar.

Sürgün edilen, kimliğine, geçmişine ve kültürüne dair çok az öğeyi yanında götürebilirdi giderken. Çerkezler ve diğer Kafkas halkları da götüremedi. Dünyanın birçok ülkesinde dağınık bir şekilde yaşayan Kafkas halklarının milli ve tarihi değerleri, dilleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Rusya bugün de geride kalan Kafkas halklarına her türlü eza ve cefayı reva görüyor. Ve Rusya, ne Çeçenistan’da yıllarca devam eden savaştan ne de 142 yıl önce sadece etnik ve dini mensubiyeti nedeniyle bir halkın tamamını sürgüne göndermekten dolayı kimseye hesap vermek zorunda hissetmiyor, hissettirilmiyor. Çerkez sürgününün 142. yılında da insanlık bu drama sessiz kalmaya devam ediyor!

 

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...