Bir gece hangi maskeli kişilerin gelip kızını, oğlunu veya kendisini kaçıracağını bilmemek, Iraklılarda kontrolsüz bir silahlanma yarışı başlatmış durumda.
Üçüncü yılını geride bırakan Amerikan işgalindeki Irak’ta toplumsal
ve siyasal süreci yerinde görmek üzere bir yıl aradan sonra İHH İnsani
Yardım Vakfı adına yeniden Irak’tayız. Ziyaretin temel amacı, yeni
hükümetin kuruluşunun Irak toplumu üzerinde değişim beklentileri
oluşturup oluşturmadığını anlamak, mezhep çatışması ihtimalini yerinde
görmek ve sebeplerini ilk ağızlardan öğrenmeye çalışmak.
Geçen yıl ile karşılaştırıldığında ülke ne yazık ki çok daha kötü
durumda. Bağdat, yüzü gülmeyen insanların yaşadığı bir mezarlık
görünümünde. Hemen her ara caddenin girişi demir kapanlar, beton
bariyerler ve dikenli tellerle kapatılmış. İnfilak edeceği korkusuyla
birçok caddede araçların park etmesine izin dahi verilmiyor. İnsanların
birbirlerine bakışı çok farklı. Yaşanan kaos, çatışma, tedhiş ve korku
ortamı hiç kimsede güven bırakmamış. Dostluk, arkadaşlık, kardeşlik
gibi derin ilişkiler siyasal kamplaşmaya bağlı olarak bir anlam ifade
ediyor. Aynı siyasal gruptan değilsen, aynı etnik kökenden gelmen dahi
önemli değil. Bu sebeple Şii ve Sünni Türkmenler arasında derin bir
ayrışma yaşanmış durumda. Kuzey kentlerinden binlerce Şii Türkmen aile,
aldıkları tehditler sebebiyle daha güvenli gördükleri güney kentlerine,
Şii Arapların yanına sığınmış durumda. Kürtler için de aynı durum söz
konusu. İslamcı Kürtler ile biraz daha profan olanlar arasında derin
uçurumlar başlamış. Araplık zaten hiçbir anlam ifade etmiyor. Şii ya da
Sünni sıfatı daha fonksiyonel hale gelmiş.
Irak’ta her gün ortalama 50 faili meçhul cinayet işleniyor. Bunların
tamamı ya işkence edilmiş olarak öldürülenler ya yargısız infazla
kurşuna dizilmiş olanlar ya da gövdesi olmayan kesik başlar şeklinde.
Eylem adı altında yapılan şiddet gösterilerinde de yine 20 ila 50 insan
yaşamını yitiriyor. Bu yönüyle yeni hükümetin eski Caferi hükümetinden
hiçbir farkı bulunmuyor.
Bir gece hangi maskeli kişilerin gelip kızını, oğlunu veya
kendisini kaçıracağını bilmemek, Iraklılarda kontrolsüz bir silahlanma
yarışı başlatmış durumda. Devlet sisteminin olmadığı veya çok
sınırlı oranda hissedildiği ülkede, insanlar kendi güvenliklerini
kendileri sağlamaya çalışıyor. Kısacası, Irak’ta hükümetlerin
değişmesiyle değişmeyen tek şey, kan ve barut kokusu.
|