UZAKDOĞU: Japonya Yeni Savunma Politikalarıyla ABDleşiyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahsen UTKU   
9 Aralık’ta, ABD yanlısı bir politika izleyen hükümetin başkanlığını yaptığı toplantıda kabul edilen karar, Bağdat’ın 250 km. güneyinde bulunan Şii kenti Samava’daki 600 kadar Japon askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılmasını içeriyor. Japonya’nın savunma alanında aldığı yeni kararlar, ülke içinde ve uluslararası platformda  hayret ve tereddütle karşılanıyor. İlk olarak Japonya’nın Irak’ta bulunan askerlerinin görev süresini bir yıl uzatması dikkatleri çekti. 9 Aralık’ta, ABD yanlısı bir politika izleyen hükümetin başkanlığını yaptığı toplantıda kabul edilen karar, Bağdat’ın 250 km. güneyinde bulunan Şii kenti Samava’daki 600 kadar Japon askerinin görev süresinin bir yıl daha uzatılmasını içeriyor. Hem daha önce Japon askerlerin saldırıya uğraması, hem de son zamanlarda, Irak’ta şiddetin gittikçe artması sebebiyle, Japon halkı da kararı tepkiyle karşıladı. Japon askerlerinin Irak’ta bulunma amacı, daha ziyade yeniden inşa faaliyetlerine katkıda bulunmak olduğu halde, bu kararın, Japonya’nın barışçıl imajını zedeleyeceği düşüncesiyle birçok kişi, askerlerin eve dönmesini istiyor.

Ancak, milli güvenliği artırmak amacıyla alındığı söylenen bu karar, Japonya’nın gerçekleştirdiği tek atılım değil. Bu kapsamda Japon Savunma Bakanlığı, Nisan 2005 ile Mart 2009 arasındaki zaman zarfını içeren ve savunma politikasına ilişkin yeni önerileri kapsayan belgeyi hükümete sundu ve belge kabul edildi. Kararda, 1967’den beri uygulanan silah ihracatı yasağının, Washington ile girişilecek bir füze sistemlerini geliştirme programına dahil olabilmek amacıyla yumuşatılması söz konusu. Japonya, halen ABD ile birlikte 1999’da başlatılan anti-füze savunma sistemi geliştirme araştırmaları programını yürütüyor. Öte yandan, kendi ülkelerinde nükleer silah bulunmadığını ve bulunmayacağını vurgulayan Japon hükümetinin, ilk defa olarak Kuzey Kore ile Çin’i askeri tehdit kabul etmesi de, Japonya’nın adımlarının ABD ile paralel olması bakımından, özellikle çevredeki Müslüman ülkeleri tedirgin edecek nitelikte.

Son olarak, hükümetin düzenlediği güvenlik ve uluslararası terörizm konulu bir panelde 11 Eylül sonrası görüntülerini aratmayan bir teklif öne sürüldü. Buna göre, sınırları güvenlik altında tutabilmek ve olası terör saldırılarını engelleyebilmek için ülkeye girip çıkan bütün yabancıların fotoğraflarının çekilmesi ve parmak izlerinin alınması gerektiği iddia edildi. Ayrıca, bütün havaalanlarındaki yolcu listelerinin de Japon yetkililerine sunulması tavsiye edildi. Söz konusu önerilerin Çin’i ve Uzakdoğu’daki diğer Müslüman devletleri hedef aldığı görülüyor. Ancak, 11 Eylül’den sonra da sürekli tartışıldığı gibi, güvenlik önlemi söylemi altında sıradan vatandaşların, özellikle de kendilerine karşı beslenilen önyargılarla karşı karşıya kalan Müslümanların fişlenmesi insan haklarına aykırı bir durum
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...


Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....