BALKANLAR: Sancak parçalandı PDF Yazdır E-posta
Yazar Murat Yılmaz   

Bosna’nın bölünmesiyle başlayan kan kaybı, şimdi Karadağ’ın bağımsızlığı ardından Sancak’ın iki parçaya ayrılmasıyla devam ediyor. Karadağ’daki netice daha büyük kırılmaların da başlangıcı aslında. 

21 Mayıs Karadağ referandumu bölgedeki gelişmeleri takip edenlerce beklenmedik bir sonuç olarak değerlendirilmedi. 2000’li yıllardaki tüm Karadağ seçimleri, hatta Miloşeviç dönemin-dekiler bile, zaten hep bu hava içerisinde yapıldı. 680 bin nüfuslu Karadağ, Sırbistan’da yapılan tüm seçimleri boykot ederken Başbakan Milo Cukanoviç’in “Zafer Karadağ’ın Koalisyonu” uzunca bir dönemdir Karadağ’ı bağımsız yapmak için uğraşıyordu.

Bosna’nın bölünmesiyle başlayan kan kaybı, şimdi Karadağ’ın bağımsızlığı ardından Sancak’ın iki parçaya ayrılmasıyla devam ediyor. Karadağ’daki netice daha büyük kırılmaların da başlangıcıdır aslında. Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılması sonrası da haritalar masalara serilecek ve daha yüksek sesle savaş senaryoları yapılacak.

21 Mayıs’ı acıyla anacak Boşnaklar. 21 Mayıs2006, 7 Kasım 1913’ten daha kötü bir neticedir aslında. Sancak Balkan Savaşları’nın ardından menfur Belgrad Anlaşması’yla 7 Kasım 1913 tarihinden beri Sırbistan ve Karadağ’ın içinde yer alsa da arada bir sınır bulunmadığından (Sırp-Sloven-Hırvat Krallığı ve Yugoslavya dönemlerinde) birliğini muhafaza edebilmişti. Fakat, şimdi kesin bir bölünmeden bahsediyoruz. Aileler bölünecek, araya tel örgüler, dikenli teller, mayınlı alanlar girecek, pasaportlar kullanılmak zorunda kalacak. Ve hepsinden kötüsü de altı asrı aşkın bir süredir varlığını sürdüren Sancak, en dönülmez yollarından birine giriyor. Türkiye’de bir milyonun üstünde Sancaklı Boşnak var. Bunlar neler hissedecekler? Baba, dede topraklarının en son kaleleri de düşüp burçlara Sırp ve Karadağ bayrakları asıldığında…

Bugün Karadağ’ın bağımsızlığı kesinlikle bir çatışma nedeni olarak görülmektedir. Sancak’taki 400 bine yakın Müslüman Boşnak, yaşadıkları toprakların statüsünün tanınmasını ve bir bütün olarak Sırp ya da Karadağ tarafında kalmasını istiyor ve bunun için bir referandum talep ediyorlar. AB bu konuda duyarlı olmalı. Nasıl Karadağ’ın referandum isteğine “evet” dendiyse benzer bir talepte bulunan Sancak tarafının referandum isteği de dikkate alınmalı. Karadağ ile hemen hemen aynı yüzölçümününe ve nüfusa sahip olan Sancak, Karadağ ile birleştirilmeli ve bir federasyon oluşturulmalı. Avrupa bu konuda duyarlı olmazsa yeni bir savaşın çıkması an meselesi olabilir.

Bu noktada Sancaklı liderlere ve Türkiye’ye çok iş düşüyor. Sancaklı liderler geçmişin tartışmalarını bir kenara bırakıp bugünkü reel duruma bakarak kendilerine gelmelidir. Türkiye ise Berlin Anlaşması garantörlüğünü hatırlayarak yeni bir savaş ve bölünmeye engel olmalıdır. Bu çerçevede Türkiye Sancaklı liderleri ülkemize davet ederek işe başlayabilir. Türkiye’nin davetine icabet etmeyecek tek bir Sancaklı lider olacağını düşünmüyorum. Sırplar Rusya’dan, Yunanistan’dan güç ve destek alıyorlarsa, Türkiye de her zaman Sancak’ın destekçisi olmalıdır.

 

 
< Önceki   Sonraki >